Bir Kız Çocuğu Doğurduğum İçin Eşim Beni Terk Edecek Diye Korktum

Ailemde erkek çocuklarına büyük bir önem verilirdi. Türkiye’de yaşıyoruz ve nedense kız çocukları daha az değer görürdü. Ben de bu şekilde yetiştirildim. Küçük bir erkek kardeşim ve bir kız kardeşim var ve ikimize nasıl farklı davranıldığını hep fark ettim.

Kız kardeşim doğduğunda, babam çok mutsuz olmuştu. Ultrason sonuçları kız olduğunu gösteriyordu, ama babam son ana kadar doktorların yanıldığını umdu. Doğumhanede gerçeği anladığında yüzündeki hayal kırıklığı belliydi. Ama annem erkek kardeşime hamile kalınca, babamın tavrı birden değişti. Akrabalar sanki daha samimi bir sevinçle kutladılar.

“Kız evlat başka, evlenir gider. Ama oğul, soyun devamıdır!” derdi babam.

Yetiştirilmemiz de çok farklıydı. Erkek kardeşime hiç ev işi yaptırılmazdı, notları kötü olsa bile azarlanmazdı. Kız kardeşimle bana kötü davranıldığını söyleyemem, ama aradaki fark çok belliydi. Erkek kardeşim adeta altın tepside taşınırdı.

Ben de tüm ailelerin erkek çocuk istediğine inanarak evlendim. Eşimle çok iyi anlaşıyorduk, birbirimize güvenir sayardık. Oğul istediğini söylediğinde şaşırmadım—bana göre bu normaldi. Hamile olduğumu öğrendiğimde, hep bir erkek çocuk hayali kurdum. Ama doktor ultrason sırasında sevinçle kız bebek beklediğimizi söyledi. İçimden öyle bir hüzün geçti ki… Eşime nasıl söyleyecektim? Büyük bir kavga çıkarıp beni terk edeceğini düşündüm.

Neden böyle senaryolar kurduğumu anlamıyorum, çünkü anne-babam kız çocukları doğduğunda ayrılmamıştı. Yine de çok üzüldüm. Stres altında bebeğimi kaybetme riskiyle hastaneye yattım. Eşim şehir dışındaydı, ama hemen yanıma geldi.

Daha ultrason sonucunu bilmiyordu, ben de nasıl söyleyeceğimi bilemiyordum—sonuçta o bir oğul istiyordu. Ama o bebeğin cinsiyetini sormadı bile. Benim sağlığımı sordu, endişelenmememi söyledi, hatta bana sevdiğim yemeklerden getireceğine söz verdi.

O gittikten sonra uzun süre ağladım. Bir hemşire içeri girip beni sakinleştirmeye çalıştı. Ona içimi döktüm. Ağlamaktan ne dediğimi anlamış mıydı bilmiyorum, ama bana şöyle dedi:

“Sen önce çocuğunu düşün, kocanı değil! Bu dünyada kaç erkek var ki? Başkasını bulursun! Önemli olan kızını sağlıklı doğurman. Sinirli olman ona zarar verir; özellikle hamilelikte stres çocuğa yansır.”

Sabah olunca, hemşire eşimi görüp ona çıkışmaya başladı. Ultrason sonucunu bilmediğinden haberi yoktu tabii. Eşim şaşkın gözlerle odama girdi ve “Bu saçmalıkları nereden uydurdun?” diye sordu. Sonunda her şeyi anlattım. Bana deliymişim gibi baktı. “Erkek de olsa kız da, fark etmez!” dedi. “Böyle saçma şeyler düşünme artık.”

Kendimi toparlamaya çalıştım, ama aklıma takılıyordu: Acaba beni sakinleştirmek için mi böyle diyordu? Yoksa kız çocuğuna gerçekten üzülmüş müydü? Ama bebeğimi doğurduğumda onun yüzündeki sevinci, gözlerindeki yaşları görünce anladım ki gerçekten mutluydu. Şimdi o günkü endişelerime gülüyorum. İyi ki o hemşire araya girdi de doğumdan önce kendimi yer bitirmedim.

Bazen toplumun bize dayattığı düşünceler, gerçek hislerimizin önüne geçebiliyor. Sevginin cinsiyeti olmaz; önemli olan sağlık ve mutluluktur.

Rate article
Lifequest
Bir Kız Çocuğu Doğurduğum İçin Eşim Beni Terk Edecek Diye Korktum