Kardeşin İlk İhaneti

— Nasıl yapabildin bunu?! — diye bağırdı Ayşe, buruşmuş kağıdı sallayarak. — Nasıl imzalayabildin bu saçmalığı?!

Zeynep irkildi, çay bardağını kenara koydu ve yavaşça kız kardeşine döndü. Yüzünde hiç pişmanlık yoktu, sadece bir yorgunluk vardı.

— İmzaladım işte. Ne var bunda? — omuz silkti. — Zaten evi satmamız gerekiyordu, sen de söylemiştin…

— Ben mi?! — Ayşe’nin sesi öfkeden titriyordu. — Beraber karar vermemiz gerektiğini söylemiştim! Beraber, Zeynep! Ama sen arkamdan, gizli gizli emlakçılarla anlaşmışsın! Üstelik fiyatı da yarı yarıya düşürmüşsün!

— Yarı yarıya değil, biraz… — diyecekti Zeynep, ama Ayşe sözünü kesti.

— Biraz mı? Ne fark eder? Burası annemizin bize bıraktığı ev, anlıyor musun? İkimize! Ama sen kendini burada patron sanmışsın!

Mutfak sessizliğe gömüldü. Sadece duvardaki eski saat tıkırdıyordu, annelerinin Almanya’dan getirdiği o saat. Zeynep pencerenin yanında, bir zamanlar saklambaç oynadıkları avluya bakarak sessizce duruyordu.

— Ne yaptığının farkında mısın? — diye devam etti Ayşe, bu kez daha alçak bir sesle. — Oğlum üniversiteye hazırlanıyor, büyük masraflar var. Senin kızın da evlenecek, düğün masrafı çıkacak. Bu paraya ikimizin de ihtiyacı var!

— İşte bu yüzden, — diye döndü Zeynep. — İhtiyacımız var. Bu yüzden acele ettim. Alıcılar şimdi var, mahallemize ilgi var. Sonra satmaya kalkarsan kimse evimizi istemez.

— Ama anlaşmıştık! — Ayşe’nin sesi gözyaşlarıyla doluydu. — Beraber karar vereceğiz demiştin!

— Anlaşmıştık, anlaşmıştık… — Zeynep elini salladı. — Ama sen bir hafta ortadan kayboldun, telefonunu açmadın. Alıcılar bekleyecek değil, onların başka seçenekleri var.

Ayşe bir sandalyeye çöktü, başını ellerine bıraktı. Satış sözleşmesi masanın üzerinde, onunla dalga geçer gibi duruyordu.

— Halam köyde hastaydı, mecbur kaldım, — fısıldadı. — Tek başınaydı. Sana söylemiştim…

— Söylemişsin, söylememişsin… — Zeynep umursamaz bir tavırla elini salladı. — İş tamam. Paranın yarısını alacaksın, hepsi bu.

— Hepsi bu mu?! — Ayşe ayağa fırladı. — Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?

Zeynep kendine yeni bir çay doldurdu, kız kardeşinin karşısına oturdu. Yüzü sakin, hatta kayıtsızdı.

— Başka ne olacak? Ev satılıyor, parayı paylaşıyoruz. Adil değil mi?

— Adil… — Ayşe acı bir gülümsemeyle başını salladı. — Peki beni sormadan, beklemeden karar vermek adil miydi?

— Ayşe, abartma! — Zeynep burun kıvırdı. — Sonuçta bu evde yaşamayacaktık zaten.

— Yaşamayacaktık mı?! — Ayşe’nin gözleri parlıyordu. — Peki her hafta sonu buraya gelen kimdi? Bahçeyle uğraşan, çatıyı tamir eden, komşulara yardım eden kimdi?

— Ne olmuş yani? — Zeynep omuz silkti. — Senin hobSonra sessizlik içinde birbirlerine baktılar ve yıllar önce annelerinin onlara öğrettiği gibi, bu sefer gerçekten birlikte karar vermeye söz verdiler.

Rate article
Lifequest
Kardeşin İlk İhaneti