Bugün, gönlüm ağır. Kızım Ayşe’nin düğün gününde yaşadıklarımı düşünüyorum. Her şey o kadar güzel başlamıştı ki…
Ayşe, 50 yaşında, hayatının aşkı Mehmet’le evleniyordu. Ben, 78 yaşındaki bir anne olarak, mutluluktan uçuyordum. Düğün öncesinde, rahmetli eşimin yıllarca sakladığı elmas kol düğmelerini damada vermek istedim. Ancak Mehmet hızlı adımlarla uzaklaştı. Dizlerim ağrısa da peşinden gittim.
O sırada, nedime Selma’yla fısıldaştığını gördSonra ikisi birlikte tuvaletin yolunu tutunca, içime bir korku düştü ve kapıyı aralayıp baktığımda Mehmet’in, “Biraz daha sabret, Ayşe’yle boşanınca mirası alacağız,” dediğini duydum, kalbim paramparça oldu ve hemen kızımı uyarmak için koştum.




