Otobüste Yaşlı Bir Kadın, Genç Adamın Dövmelerine Kızıp Sürekli Söyleniyordu, Adam da Onu Umursamıyordu Ta ki Bu Olay Patlak Verene Kadar…

Otobüste yaşlı bir kadın, beyaz tişörtlü gencin kollarındaki dövmeleri görüp suratını ekşiterek pencereye dönmüş, homurdanıyordu. Kulaklıkları takılı genç, etrafındaki sesleri duymuyor gibiydi. Kadın birden patladı:
“Bu gençlik de ne böyle! Vücudunuza şeytan işaretleri yaptırmaktan utanmıyor musunuz?”
Genç, kulaklığını çıkarıp sakince sordu:
“Teyzeciğim, bir sıkıntı mı var?”
“‘Sıkıntı mı var?’ diyor bir de!” diye taklit etti kadın. “Böyle vücutla cennete giremezsin, günahtır bu! Yazıklar olsun! Senin gibileri nasıl yere batırmıyorlar?”
“Size zarar vermedim,” dedi genç sakin bir sesle. “Bu benim bedenim, istediğimi yaparım.”
Ama bu sözler işi iyice alevlendirdi.
“Tüh! Bizim zamanımızda gençler büyüklerine böyle konuşmazdı! Sana bu cesareti kim veriyor? Senin gibiler yüzünden ülke elden gidiyor! Şeytan gibi dövme yaptırıp geziyorsunuz! Annen baban görse utanırdı! Böyle resimlerle kimse kızını vermez sana. Allah cezanı verecek, göreceksin! Günahların ağırlaştıkça sokaklarda sürüneceksin!”
Ellerini kaldırıp dualar mırıldandı, sonra ekledi:
“Bir daha iğneyle vücudunu bozarsan ellerin kurusun! Her dövme ile ruhun biraz daha kararsın!”
Genç cevap vermedi. Sadece derin bir nefes alıp pencereye döndü. Otobüs yol alırken kadın hâlâ söyleniyordu:
“Off, tansiyonum çıktı senin yüzünden, terbiyesiz! Şükür ki senin gibi evladım yok. Gençlik değil, yüz karası!”
Aniden kadının rengi attı, elini kalbine götürdü.
“Ah… kötüyüm… nefes alamıyorum…” diye inledi.
Otobüstekiler umursamazca başka yöne baktı. Kimse kıpırdamadı.
Dövmeli genç, kulaklıklarını çıkarıp kadına baktı. Sonra yumuşak ama kararlı bir sesle konuştu:
“Teyzeciğim… ben sağlık memuruyum.”
Otobüs sessizliğe gömüldü, zaman durmuş gibiydi.
Genç hemen kadının yanına koştu. Telaş etmeden şalını gevşetti, gömleğinin düğmelerini açıp rahat nefes almasını sağladı.
“Sakin olun, derin nefes alın,” dedi, az önce “kaba” dediği sesinden çok farklı bir tonla. Nabzını kontrol etti, kadını doğrulttu.
“Şiddetli spazm geçiriyor, tansiyonu fırlamış. Hemen ambulans lazım,” diyerek telefonunu çıkardı. Profesyonel bir tavırla adresi ve kadının durumunu bildirdi.
“Dayanın teyze, doktorlar geliyor,” diyerek gözlerine baktı. “Yanınızdayım, iyi olacaksınız.”
Kadın, hâlâ solgun, gözlerini araladı. Bakışlarında bir anlık şaşkınlık, belki de mahcubiyet vardı. Konuşmaya çalıştı ama gücü yetmedi, sadece hafifçe başını salladı.

Rate article
Lifequest
Otobüste Yaşlı Bir Kadın, Genç Adamın Dövmelerine Kızıp Sürekli Söyleniyordu, Adam da Onu Umursamıyordu Ta ki Bu Olay Patlak Verene Kadar…