Bugünkü günlük sayfamda, deniz kenarındaki o unutulmaz anı kaydetmek istiyorum. Havuz başında geçen o sıcak yaz günü, her şeyin bir anda nasıl değiştiğini asla unutmayacağım.
Sıradan bir Antalya öğleden sonrasıydı. Güneş denizin üzerinde parlıyor, insanlar şezlonglara uzanmış dinleniyor, çocuklar kumda oynuyor, denizin serin sularında eğleniyordu. Kadınlar şemsiyelerin altında soğuk içeceklerini yudumlarken, erkekler telefonlarıyla ilgileniyordu. Her şey huzurlu ve durgundu, ta ki o an gelene kadar…
Birdenbire herkesin dikkati havuza doğru koşan bir köpeğe çevrildi. Beyaz tüyleri ıslak, nefes nefese kalmış büyük bir köpekti. Suyun kenarında durdu, havaya bakıp hızlı hızlı havlamaya başladı. Sanki yardım istiyor gibiydi.
“Bu ne şimdi?” diye bağırdı bir kadın, şezlongundan fırlayarak. “Kim bu köpeği buraya getirdi? Artık havuza giremem, çok iğrenç!”
Yanındaki adam ise sakin bir şekilde, “Bırakın hayvanı, belki de bir şeylerin ters gittiğini fark etti,” diye mırıldandı.
Konuşmaları bitmeden köpek aniden havuza atladı. Suyun içinde çırpınırken bazıları güldü, bazıları bağırdı. Ama işin aslı çok daha ciddiydi. Köpek, birkaç saniye sonra suyun yüzeyine çıktı ve dişlerinde beklenmedik bir şey taşıyordu.
O an herkes donup kaldı. Köpeğin ağzında bir oyuncak ya da havlu değil, minik bir kız çocuğunun elbisesi vardı. Bebek ıslak, nefes alamıyor, çığlık atıyordu.
Panik anında her yer karıştı. Anne ve baba çığlıklar atarak koşuştururken, bir kadın köpeğin yanına çöktü ve kızını kucağına aldı. Adam telefona sarılıp ambulans çağırdı. Bebek öksürüyordu ama neyse ki nefes alabiliyordu.
Sonradan anlaşıldı ki, aile bir anlık dalgınlıkla kızlarını gözden kaçırmış. Bebek emekleyerek havuza yaklaşmış ve kimse fark etmeden suya düşmüştü. Herkes güneşin tadını çıkarırken, sadece o köpek durumu fark etmiş ve hemen harekete geçmişti.
Ambulans geldiğinde küçük kız kuru kıyafetlerle annesinin kucağında uyuyordu. Doktorlar endişelenecek bir şey olmadığını, biraz su yuttuğunu ama zamanında kurtarıldığını söyledi.
Ve köpek… Köpek sadece bir köşede, ıslak tüyleriyle soluk soluğa yatıyordu. Gözlerinde yorgun ama bilge bir ifade vardı.
O gün, deniz kenarındaki o sıradan tatil anı, herkesin hafızasına kazındı. Ve artık kimse köpeklerin su kenarında ne işi var demiyor…
Press «Like» and get the best posts on Facebook ↓



