Yaklaşık sekiz yıl boyunca, bir çifte ev kiraladımikisi de taşradan İstanbul’a gelmişti. Delikanlı bir oto tamirhanesinde çalışıyordu, kız ise bir mağazada satış danışmanıydı. Kira geliri, hem kendi evimin hem de kiradaki dairenin faturalarını karşılıyor, üstüne benzin parası bile kalıyordu. Kiralıkçılarla aramızda sorunsuz, iş ilişkisi vardı; yıllar boyunca hiç şikayet etmemiştim. Geçen yıl, bir gün kız arayıp ağladı. Göğsünde tümör çıkmış, doktora görünmek için haftalarca beklemiş, testler sonucunda üçüncü evre kanser olduğunu öğrenmişti. Sevgilisi, haberi alır almaz onu terk etmiş. Yardım edecek kimsesi yoktu; arkadaşları vardı ama yakın değillerdi, bir de parasal durumları pek iyi sayılmazdı. Kirayı ödeyemezdi çünkü asıl para kazanan oğlandı, tek başına altından kalkamazdı. İki hafta süre istedi, taşraya, köyüne dönecekti. Oradaki hastanede ameliyat olacak, tedaviyi orada sürdürecekti. Ben ise biliyordum ki burada, İstanbul’da kalmalıydı; şehrin hastaneleri daha iyiydi, köyde hayatta kalamazdı. Tedavisi boyunca kirayı almadan evde kalmasına izin verdim. Faturaları ödeyebilirse ne âlâ, ödeyemezse de canı sağ olsun, idare ederdik. Çok minnettar kaldı, gözyaşlarına boğuldu. Ameliyat sonrası bakım için köyden annesi geldi. Her şey yolunda gitti, ameliyatı atlattı, kemoterapi gördü ve nihayet remisyona girdi.
O süreçte faturaları ödediler, bazen tam tutar değil belki, ama elinden geldiğince katkı sağladılar. “Hiç vermeden duramayız,” dediler. Asıl can sıkıcı olan, bu hikâyeyi bilenlerin bana “Aptalın tekiymişsin, parayı boşa harcadın, başkasına kiralayabilirdin,” demesiydi. İş arkadaşlarımdan bazıları, hatta annem bile böyle konuştu! İnsanlar bu kadar mı duyarsızlaşmıştı? Hayatın yumruğunu yemiş birine acıyamayacak kadar mı katılaşmışlardı? Oğlan bir daha dönmedi, üstüne “Tek göğsü kaldı, çirkinleşecek,” gibi acımasız laflar etmiş. Kız güzeldi ama böyle sözler duymak yürek paralayıcıydı. Şimdi iyi, sağlığı yerinde, kontrollerini aksatmıyor. Tedavi sonrası çalışmaya devam etti, kiramı ödemeye başladı, sonra yeni bir sevgili buldu ve bu yaz düğünü var! Onun adına çok sevindim, bu süreçte arkadaş olduk, düğününde başköşede olacağım. Sonbahara doğru kredi çekip kendi evlerine geçecekler. O dönem kirayı alamadım diye fakirleşmedim, tabii bütçe sıkıştı, ama bir insanın hayatını kurtarmak, parasal kayıptan çok daha değerliydi.




