Karanlıkta Işık
Bölüm 1: Kopuş
Defol git burdan, nankör! diye bağırdı annesi Meleke, onu kapıya doğru iterek.
Melek dengesini kaybetmek üzereydi. Annesinin bakışlarındaki nefret, sözlerinden daha çok acıtıyordu.
Bir daha geri dönme! Seni bir daha görmek istemiyorum! Kahpe! diyerek kapıyı çarptı.
Melek eşikte donup kaldı, kalbinin paramparça olduğunu hissetti.
Anne, lütfen, yemin ederim ki ben o diye açıklamaya çalıştı, ama dinleyen kimse kalmamıştı.
Üvey babası, sarhoş ve iğrenç bir adam, ona sarkıntılık etmeye çalışmıştı. Melek bunu annesine anlattığında, kadın ona inanmak istememişti. Annesine göre Melek, onun yeni ilişkisini bozmak istiyordu. Bu yüzden, hiç düşünmeden onu evden kovmuştu.
Bölüm 2: Sokaklarda
Yalnız, küçük bir maden kasabasının taş sokaklarında dolanıyor, dileniyordu. Soğuk hava tenini kesiyor, açlık onu güçsüz düşürüyordu. Yalnız dolaşan erkeklerin ya da sarhoş grupların bakışları onu kirli hissettiriyordu. En kötülerinin bunlar olduğunu biliyordu.
Saatler yavaş geçiyor, açlık dayanılmaz hale geliyordu. Melek kendini görünmez, unutulmuş gibi hissediyordu. Kurban Bayramı yaklaşırken, babasını düşünmeden edemiyordu. Babası hayattayken evin cıvıl cıvıl olduğunu, güller ve mumlarla süslendiğini hatırlıyordu. Bu sene annesinin hiçbir şey yapmayacağını biliyordu.
Bölüm 3: Mezar Başı
Kovulduğunda yanına aldığı birkaç eşyadan biri olan babasının fotoğrafıyla, ona bir mezar yapmaya karar verdi. Yollardan topladığı çiçekler ve dilendiği birkaç kuru ekmekle, eski bir ağacın altında küçük bir köşe hazırladı. Babasının fotoğrafının önüne diz çöktü ve hıçkırarak ağlamaya başladı.
Baba, eğer beni seviyorsan, gel beni al Yanına götür, diye fısıldadı titrek bir sesle. Artık burada olmak istemiyorum.
Rüzgâr saçlarını hafifçe okşuyordu, sanki görünmez biri ona dokunuyordu. Bitkin düşmüş, mezarın başında uyuyakaldı.
Bölüm 4: Gerçek
Sabah uyandığında açlık geçmemişti. Bayat ekmek bile olsa, yiyeceğini çöpe atamazdı. Artakalanları yedikten sonra sokaklarda tekrar yiyecek bir şeyler aramaya başladı.
Tam o sırada annesini gördü. Ağlayarak ona doğru koşuyordu. Melek tepki veremeden, annesi onu sıkıca sarıldı.
Affet beni kızım, lütfen affet, diye ağlıyordu annesi. Sana inanmadım ama dün gece onu gördüm.
Melek hareketsiz kaldı, hâlâ güvenmiyordu. Annesi, sesi kırık bir şekilde devam etti:
Her zamanki gibi içip içip sızdı Ben de yattım. Sonra çığlıklar duydum Aşağı koştum ve onu gördüm Havada süzülüyor, duvarlara çarpıyordu! Bir kukla gibiydi! Öldürme beni, itiraf ediyorum, Meleke sarkıntılık etmek istedim! diye bağırıyordu. Sonra yere düştü. Ölmüştü kızım! Ölmüştü! Hıçkırarak devam etti. Sonra bir ses duydum bu dünyadan değildi. Bana dedi ki: Evden çık ve kızını bul, yoksa gelecek sene seni cehenneme sürüklerim.
Melekin tüyleri ürperdi, ama annesinin bu kadar çaresiz halini görünce öfkesi dağıldı. Sarıldılar. O an, affedeceğine ve yeniden başlayacaklarına karar verdi.
Bölüm 5: Eve Dönüş
Eve dönmeden önce Melek, bulutlu gökyüzüne baktı ve yanağından bir damla yaş süzüldü.
Teşekkür ederim baba, diye fısıldadı. Beni koruyacağını biliyordum.
Eve girdiklerinde hava gergindi. Üvey babalarının gölgesi hâlâ her köşede geziniyor gibiydi. Melek ürperdi ama görmezden gelmeye çalıştı. Annesi bir daha onu eve almayacağına söz vermişti.
Onunla konuşacağım, dedi annesi kararlı bir şekilde. Sana bir daha zarar vermesine izin veremem.
Melek başını salladı, ama korku içindeydi. Annesinin daha önce zayıf olduğunu biliyordu, ama bu sefer farklı görünüyordu.
Bölüm 6: Yüzleşme
O gece, annesi üvey babasıyla yüzleşmeye hazırlandı. Melek uzaktan onu izliyor, kalbinin hızla attığını hissediyordu. Konuşmalar gergindi, her şeyi duyamasa da, annesinin öfkesini anlamak için yeterliydi.
Bir daha asla kızıma dokunmayacaksın, diye bağırdı annesi. Eğer uzak durmazsan, polisi ararım.
Melek bunu duyunca hem rahatladı hem de endişelendi. Yeterli olur muydu? Annesi bu sözü tutabilecek miydi?
Bir süre sonra annesi geri döndü, etkilenmiş ama kararlıydı.
O artık hayatımızda değil Melek. Bir daha gelmeyecek, dedi ve kızını sıkıca sarıldı.
Bölüm 7: Birlikte İyileşmek
Günler geçti, yaralar henüz tam kapanmamış olsa da, Melek ve annesi ilişkilerini onarmaya başladılar. Birlikte Kurban Bayramı için bir mezar hazırladılar, çiçekler ve hatıralarla doldurdular.
Melek, her şeye rağmen aralarında hâlâ sevgi olduğunu fark etti. Annesi hatalar yapmıştı, ama onun için savaşmıştı da.
Bunu birlikte yapacağız, dedi annesi çiçekleri yerleştirirken. Böylece baban hep yanımızda olacak.
Melek gülümsedi, uzun zamandır ilk kez umut hissetti.
Press «Like» and get the best posts on Facebook ↓



