Büyükanne’nin Torunu

Babaannemin torunu

Bir anne var, bir de kız çocuğu. İşte o kız, arkadaşımın kızı Leyla.

Bodrumda bir tatil planı, bir gece birden hamile kalmakla sonuçlandı; sonra doğumla birlikte Merve dünyaya geldi. Karamelli tenli, gözleri zümrüt yeşili bir kız çocuğu.

Leyla çalışıyordu, Merve de annesiyle oturup bebekle oynuyordu ama akşamları biraz olsun sıkıntıdan kaçmak için dışarı çıkıyordu. Bazen yanında birini getiriyordu. Annem bu durumdan haberdardı ama kızının işine karışmazdı.

Merve beş yaşına bastığında Leyla, Artık bir erkeğin yanına gidiyorum dedi. Çocuğundan bahsetmedi; adam henüz Mervenin varlığından habersizdi. Anneme, Merve benimle kalabilir mi? diye rica etti.

Annem de işten ayrılıp kısıtlı bir emekli maaşı almaya başladı. Leyla ara sıra cebinden para atıyordu. Merve annesini çok özlüyordu; pencereden dışarı bakar, binadaki her sesle titriyor, gözleri doluyordu.

Leyla gittikçe nadir görünüyor, annesine para transferi yapıyordu. Bir gün, annesini ziyarete karar verdi. Hediyeler, tatlılar aldı ve akşamüstü geldi; Merve banyodan çıkıp pijamalarıyla oturmuş, İyi geceler, minikler adlı programını izliyordu.

Annesinin sesini duyunca kanepeden fırladı, Leylaya koştu, kollarını sıkıca boynuna doladı: Anneciğim, seni çok özledim! Seni seviyorum!

Merve, annene acı verme, ellerini çek. Ben de seni seviyorum, dedi Leyla. Merve o kadar sıkı tutuyordu ki Leyla zar zor ellerini açabildi. Sonra Merve annesini ayaklarından tutarak: Gitmeyecek misin? Beni bir daha bırakmayacak mısın? Artık birlikteyiz, hep?

Biraz daha sabret, Merve, yakında ben senin yanına döneceğim. Şimdi gitmem lazım, dedi Leyla.

Ben o anda mutfakta oturmuş, gözyaşlarım damla damla akıyordu. Leyla çantasından bir kutu valerian çıkardı.

Leyla kapıyı çarparken veda etti. Merve yere oturmuş, ellerini dizine koymuş, ağlamıyordu; sadece bir noktaya bakıyordu.

Anne beni sevmiyor, beni terk etti. Baban da yok. Herkesin bir babası var, benimki yok. dedi iç çekerek.

Canım kızım, ben buradayım, dedi büyükannem, Merveyi yerden kaldırarak. Merve büyükannesini kucakladı, başını omzuna yasladı.

Büyükannem, bana tavşan ile tilki masalını anlatır mısın? diye sordu.

Elbette anlatırım, önce seni yatırıp masalı söylerim, dedi büyükannem.

Elveda sözcüklerimizi gözlerimizle söyledik; Leylaya bir el salladım, o da bana bakışlarıyla cevap verdi.

Umarım büyükannem sağlıklı olur, çocuğu büyütür. Kim bilir, Leyla da bir gün aklına gelir, her şey hayatın bir oyunu gibi.

Sovyet zamanlarında da benzer bir durum yaşanmıştı; bir kadın bir erkeğe çocuğu olduğunu söylememiş, bir yıl sonra anne hastaneye gittiğinde ortaya çıkmıştı. Adam, çocuğundan habersiz olduğuna şaşırıp kadını terk etmiş, Böyle bir anne, gelecekteki çocuklarım için uygun değil, demişti.

İyi şeylere inanmak lazım, dostum. Selamlar.

Rate article
Lifequest
Büyükanne’nin Torunu