YEREL AŞK: BİR AMUR HİKAYESİ

Nihan, sen onun ölümünden sorumlusun! Kimin suçundan? Tabii ki Tolganın! Evet, senin! Hımm! Şaşırtıcı mı? Dün akşam bahçedeki bankta oturan, çıplak dizleriyle ışıldayan güzel kadın kimdi? Böyle bir şey mümkün mü! Tolganın ruh yapısı narindir O, sadece okuldaki beden eğitimi dersinde çıplak kız dizlerini görmüş, ama o çok uzun zaman önceydi Ne kadar çok mini etekli kız var! Sen kıyasladın! Hımm! Onların dizleri ve seninkiler! Farkı yok! Tolga için bu özellikle büyük bir fark!

Telefonun diğer ucundaki ses sertleşir:
Hayır, bir şey uydurmuyorum; şimdi onu görüyorum, ölüm öncesi mektup yazıyor Hımm! Şöyle diyor, ah, ne yapayım, onsuz, derin bir nefes alıyor, anla beni, değil mi? diye yazıyor! Hayatta kalamıyorum, onsuz, diyor, bana bakmadan, belki bir bira içer öldürürüm! dediği kelime ölüm çok net bir şekilde çıkıyor! Görmüyor muyum? Dedemin kamp kamerası var! İçine ne koyarsam görebiliyorum!

Telefon kısa bir süre sessiz kalır, sadece karşı tarafın endişeli nefesi duyulur:
Aman Tanrım, benim çamurlu çiçeğim Nihan, geç kaldık, bıçak keskin, kendini delmeye başladı kanıyor Sence yetişir misin? der, Koş koş, prensini kurtar!

Büyük Anne Lale, kurnaz gözlerini kısarak, tolğusuz Tolganın dairesine Nihanın, harcanmamış aşkı, çorba doldurma isteği ve büyük bir çocuk hayaliyle girdiğini izlerken keyif alır.

Tolganın hiç şansı yoktur. Zayıf, hayalci genç adam tek başına yaşar: altı ay önce annesi evlenmiş ve kocasıyla taşınmış, üç odalı dairesini ona bırakmış. Üstelik ona çabuk evlenip torun getirmesini kesin olarak emretmiştir; en az bir tane. Çabuk demekten başka kelime söylemez! Tolga kabul eder: aile sıcaklığına bayılır. Ama bir kız bulamaz. Elektronik dehası, sosyalleşmede sessiz, eksik özgüvenli ve çekingen biridir. Kendini ısrarla açamaz. Agresif kızlardan kaçarken roket hızıyla uçar. Ancak Büyük Anne Lale ona katılır: Huysuz, çapkın komşuyla yaşamak istemiyorum.

İşte Nihan! Dolu dolu, ev işleriyle meşgul, saygılı. Güzelliği sıradan ama sevimli; çil lekeli yuvarlak yüzü hoş bir izlenim bırakır. Yeter ki ona bakıp konuşasın Gençler bunu yapamaz!

Tüm cihazlarısiktir, ne iğrenç bir kelime!sadece kısa bilgi verir. Fotoğraf ya da video Hatta Nina gibi TikTokta kaydolmazlar, Tolganın korktuğu yapışkan çapkınlarla kıyaslandığında. Dış görünüş! Makyaj! Cadı toplantısı gibi! Modern kızlar Nihandan bir sirkin palyaçosu gibi; biletçi bir kasiyerden farkı yok! Kendinizi hatırlarsınız; tatlı bir kasiyer olsa bile yüzünü palyaçonun çirkinliğine benzetiriz. Palyaçoyla kelime yarışması yapmazsınız, kasiyerle ise birkaç cümle değiştirirsiniz.

Tolga ara sıra yanındaki Nihana göz atar, mutluluğunu bulamaz. Öylece ölebilir, yalnız ve evsiz, komşuların dediği gibi. Neden ölecek? Açlıktan, soğuktan, kadın dokunuşunun eksikliğinden!

Evde Tolga, sis içinde kaybolmuş bir kirpi gibi. Rulon çorbası ve mantı yer, eğer tencereden zamanında çıkarmazsa. Ayrıca sandviç uzmanıdır! Kahve de güzel devirir.

Şu anda genç adam salataya salatalık doğramaya çalışıyor, elini kesiyor, pansuman ve yeşil çorba arıyor, ama o anda biri kapıyı çalıyor. Kan akıtayan parmağını görmezden gelerek kapıyı aceleyle açıyor.

Korkmuş gözleriyle Tolgaya Nihan fırlıyor. Ne dediği, neyle ikna ettiği, Büyük Anne Lale hiç öğrenemiyor. Dürbün sesi iletmiyor, ne yazık ki! Ama kurnaz Yerel Aşık, yani Büyük Anne Lale, Nihanın dairesinde Tolgaya çorba, patates köftesi, turşulu vinaigrette ve tatlı komposto verdiğini görüyor. Adamın yüzüne bakınca lezzetli olduğunu anlıyor.

Tolga gülümser, yalnızlığı gözlerinden kayar, hayatındaki yalnızlık ve eksiklikler eriyip gider.

Bir ay içinde gençler evlenir. Büyük Anne Lale davete katılır; ona lezzetli bir pasta ikram edilir, en büyük dilim kendisine verilir. Vedalaşırken, gelin Nihan gülerek yaşlı kadına sorar:
O, ölmek üzere miydi? Sen ne dedin, kendi kendini delmeye başladı mı? Hımm, parmağında! Ah, Büyük Anne Lale, ne utanmıştım, onu kurtaracağım dediğimde, elini uzattı! Ah, Büyük Anne Lale!

Rate article
Lifequest
YEREL AŞK: BİR AMUR HİKAYESİ