Eski Kocamın İkinci Evliliğinden Olan Oğlunun Hastalanması ve Para Yardımı İçin Gelen Talebine Verdiğim Cevap: Hayır!

Başımda bir sis tabakası, içinde dönen eski bir çamaşır tamburu gibi düşüncelerle uyanan ben, 37 yaşındaki Leyla Demirim. On yıl önce, uzun bir boşanmanın ardından, Alparslan Yıldızdan ayrılmıştım; o da bana ihanet etmiş, beni bir daha affetmemişti. Şimdi yeni eşi Elifin kucağında, Mert adındaki çocuğu taşıyan bir hayat kurmuş, evlenip yemin etmişlerdi. Ben artık onunla konuşmazdım; ne olduğunu bile bilmezdim.

Maaşım ayda bin beş yüz lira, hatta daha fazlası kadar iyiydi; evimi, büyükannemden miras kalan eski bir konakta satmıştım, öyle ki çatı tavan bir bulut gibi havada süzülüyordu. Bir hafta önce, çöl gibi boş bir akşamüstünde, Alparslan beklenmedik bir şekilde benim yanımda belirdi; yılların yankısı gibi sesleniyordu: Oğlum Mertin kanseri var, tedavisi çok çaba ve para gerektiriyor. Elif, Bizde para yok, ne yapacağız? diye bağırıyordu. Ben, ellerimde hâlâ sıcak bir çay gibi tutulan para yığınına bakıyordum; ama bir anda o çayın içinde bir araba şekli belirdi, sürmeyi öğrenmek zorundaydım, zaman ise bir kum saati gibi tereddütle akıyordu.

Alparslan, Eğer hastalığım yüzünden aciz kalırsam, para ver! diye bağırdı sanki bir yılan gibi kıvrılıp benim göğsüme dolanıyormuş gibi. Nasıl bir çocuktan bahsediyorsun ki, o hâlâ rehabilitasyona muhtaç! diye haykırdı. Ben ise, Bankadan borç alırsın zaten! diye bir çan sesini andıran bir soruyla karşılık verdim. O, ellerini gökyüzüne uzatıp, diz çökme teklifinde bulundu; ama ben o çorak toprakta bir çiçek gibi kök salmamıştım. Sana bir daha gelirim, dedi, eğer düşünürsen ve sakinleşirsen. Düşünmek ise bir labirentte kaybolmuş bir fare gibi anlamsızdı.

Sonuçta, vicdanımın yokluğundan değil, paramı kendim yönetmek istediğimden bahsediyordum. Başkalarıyla bölüşmek yerine, onun bir çöl fırtınası gibi çırpınan hayallerini dindirecek bir ders vermek istiyordum. O konuşmadan sonra hafif bir melankoli, içimde bir yıldız gibi parladı ama yardıma uzanmam; bu, onların günahlarının bedeli olacak, diyordum.

Bu garip rüyanın sonunda, hâlâ bir araba sürmeyi öğrenmek zorunda kalan bir ben, sisin içinde yankılanan bir eski şarkıyı dinliyor, çamaşır tamburunun içinde dönen para çarkı ise sessizce dönüyordu.

Rate article
Lifequest
Eski Kocamın İkinci Evliliğinden Olan Oğlunun Hastalanması ve Para Yardımı İçin Gelen Talebine Verdiğim Cevap: Hayır!