Küçüklüğümden beri tanıdığım bir arkadaşım, 42 yaşında bir eş buldu kendine. Anlattığına göre, hanımı evi pırıl pırıl tutuyormuş ve çok güzel yemekler yapıyormuş. Diğer şeyler pek umurunda değilmiş.
Mehmeti çocukluğumdan beri tanırım. Aynı mahallede otururduk, haliyle çok samimiydik. Gençliğimizde de bir araya gelir, grup halinde merkeze, Kızılaya doğru giderdik. Orada saatlerce dolaşır ya da bir bankta otururduk. O yaşlarda kızlarla ilişkileri ciddiye almazdık fazla. Daha çok arkadaşlarımızın ne diyeceği, bizi ayıplamaması ilgilendirirdi; aramızda itibar kaybetmek istemezdik.
Sonra ben askere gittim, Mehmet ise bir şekilde askerden yırtmayı başardı. Askerden dönünce bir işe girdim, ardından evlendim. Eşimle yaklaşık on yıl yaşadık birlikte, iki de çocuğumuz oldu. Sonra anladık ki, birbirimize tamamen yabancı olmuşuz. Sürekli tartışmaya başladık ve sonunda beraber yaşamamamız gerektiğini fark ettik. Çok geçmeden boşandık zaten.
İki yıl sonra, şehirde bir çay ocağında karşılaştım tekrar Mehmetle. On iki yılda epey değişmişti; göbek yapmış, kilo almış.
Beraber bir kafeye oturup sohbet ettik. Meğerse o da boşanmış ve hayatına yeni birini almak istiyormuş. Aradan bir yıl geçti. O süre zarfında ben de bir kadınla tanışıp evlendim.
Bir süre sonra yine tesadüfen Mehmeti gördüm ve öğrendim ki, o da hayat arkadaşı bulmuş. Fakat karısı bana pek sıcak gelmedi. Oldukça kilolu bir kadındı doğrusu.
Ne hoşuna gitti bu kadında? diye sordum.
Mehmet de bana, hanımının gerçekten çok iyi temizlik yaptığını ve harika yemekler pişirdiğini söyledi.
Bir de bana huzur veriyor! İstediğim zaman rakımı içip maçımı seyredebiliyorum, arkadaşlarla dışarı çıkabiliyorum. Tam aradığım gibi bir kadın. Hiçbir konuda bana karışmaz, yasak koymaz, dedi.
Açıkçası, bunu duyunca şaşırdım. Benim için bir kadının hayatımdaki yeri bambaşka. Tabii kadın güzel yemek yapsın, evi toplasın önemli ama en önemlisi birbirimizi sevmemiz.
Bazıları için evin temiz olması, güzel yemeklerin pişmesi her şeyden önemli olabilir. Ama ben eşimle benzer hayallere sahip olup, birlikte aynı yolda yürümek istiyorum. Birbirimize saygı duymak ve anlamak her şeyden önce gelir. Ortak zevklerimizin olması çok güzel; bazen birlikte mutfağa giriyoruz, beraber temizlik de yapıyoruz. Sık sık bunu eşimle paylaşıyorum zaten.
İki kişi, tıpkı aynı bisikleti aynı yönde sürenler gibi birlikte hareket ettiklerinde, yolun sonuna kadar uyum içinde gidiyorlar.
Sence de öyle değil mi?




