Eski Eşimle Sarsıcı Karşılaşma: On İki Yıl Sonra Başka Bir Şehirde Onu Gördüm, Ardından Gizemli Bir Bina ve Hayatımı Kurtaran Olay — Gerçekleri Öğrendiğimde Dünyam Başka Bir Yöne Evrildi

Eski Eşim…

Bundan yıllar önce, iki yıl kadar evveldi. Uzun bir süre şehir dışında çalıştıktan sonra, görevlendirmemin sonuna gelmiştim. Memleketim olan Eskişehire dönmenin vakti yaklaşmıştı. Otobüs biletimi alıp, şehirde üç saatlik boş vaktim olduğu için biraz dolaşmaya karar verdim. O esnada karşıma bir kadın çıktı; onu hemen tanıdım.

Karşımda duran, on iki yıl önce boşandığım ilk eşim Semaydı. Zaman onda neredeyse hiçbir iz bırakmamıştı, sadece yüzü biraz solgundu. Belli ki bu karşılaşma beni olduğu kadar onu da derinden etkilemişti.

Semayı delicesine, zorlayıcı bir tutkuyla severdim. Belki de bu yüzden yollarımız ayrıldı. Ona karşı öyle bir kıskançlık geliştirirdim ki, annesine bile kıyardım içten içe. Biraz gecikse, kalbim fena halde çarpar, ölecek gibi olurdum. En sonunda, benden ayrıldı Sema. Sürekli nerede olduğunu, kiminle görüştüğünü, neden geç kaldığını sorgulamamdan bunalmıştı. Bir gün işten dönerken, cebimde minik bir yavru köpek getirmiş, ona sürpriz yapmak istemiştim. Fakat eve vardığımda, odada kimse yoktu. Masada ise bir mektup duruyordu.

Mektupta Sema, beni hâlâ sevmesine rağmen, bitmek bilmeyen şüphelerimin onu tükettiğini, ayrılmaya karar verdiğini yazmıştı. Hakkını helal etmemi rica ediyor, onu aramamamı istiyordu

İşte on iki yıl sonra, bu uzak şehirde tesadüfen karşıma çıktı. Bir süre konuştuk, eski günleri yad ettik. Derken gözüm saate ilişince, otobüsüme geç kalacağımı fark ettim. Sonunda Semaya dönüp konuşmak zorunda kaldım:

Affedersin Sema, gitmem gerek, yoksa otobüsü kaçıracağım, dedim.

Sema ise, Sinan, senden bir ricam olacak. Biliyorum acelem var ama, aramızdaki güzel anılara binaen, beni kırma. Benimle bir yere uğrar mısın? Tek başıma gidemem, seninle olmam gerekiyor. dedi.

Elbette, Ama çabuk olalım, diye cevapladım. Büyükçe bir binaya girdik, dehliz gibi geçitlerden, katlardan geçtik. Merdivenleri çıkıyor, bazen iniyorduk. O an bana bu yürüyüş ancak on beş dakika sürmüş gibi geldi. Yanımızdan geçen insanlar vardı; çocuk, genç, yaşlı her yaştan insanlar. O an bunun tuhaflığını düşünmedim bile; aklım hep Semadaydı.

Bir ara Sema bir kapıdan girip arkasından kapattı. Kapatırken dönüp bana baktı, sanki vedalaşır gibiydi Ne tuhaf ne seninle ne de sensiz yaşayamıyorum, dedi.

Ben kapıda bekledim, geri dönmesini umut ettim. O son cümlesinin ne demek olduğunu sormak istiyordum. Fakat bir türlü çıkmadı. Birden kendime geldim; acelem olduğunu, otobüsü kaçırmak üzere olduğumu idrak ettim. Etrafıma bakınca ise ürperdim. Bina harabe halindeydi, pencereler kırık döküktü, merdivenler yok olmuş, yerine çürük tahtalar konmuştu. Binadan güç bela indim.

Otobüsüme tam bir saat gecikmiştim, mecburen tekrar bilet aldım. O zamanlar sanırım otobüs bileti otuz lira civarındaydı. Bileti alırken, kaçırdığım otobüsün kaza geçirdiğini, nehre yuvarlandığını, kimsenin kurtulamadığını öğrendim.

İki hafta sonra, Semanın annesinin adresini nüfus müdürlüğünden araştırıp buldum. Kapı çaldığımda, Hafize Hanım beni içeri aldı ve Semanın, boşanmamızdan bir yıl sonra, on bir yıl önce vefat ettiğini söyledi. Anlatılanlara inanmakta zorlandım, kim bilir, belki kızının peşimi bırakmamamdan korkuyor, yalan söylüyordur diye düşündüm.

Semanın mezarını göstermek isteyip istemediğini sordum. Hafize Hanım kabul etti, birlikte mezarlığa gittik. Mezar taşından bana hayatta en çok sevdalı olduğum, yıllar önce kaybettiğim ve mucizevi şekilde canımı kurtaran o kadının gülümseyen yüzü bakıyordu. Aradan bunca vakit geçti, hâlâ unutamadım.

Rate article
Lifequest
Eski Eşimle Sarsıcı Karşılaşma: On İki Yıl Sonra Başka Bir Şehirde Onu Gördüm, Ardından Gizemli Bir Bina ve Hayatımı Kurtaran Olay — Gerçekleri Öğrendiğimde Dünyam Başka Bir Yöne Evrildi