Kaderini Bulacaksın, Acele Etmeye Gerek Yok: Her Şeyin Bir Vakti Var Polina’nın Yılbaşı Gecesi Falcı Ziyaretiyle Başlayan Eski ve Biraz Garip Geleneği Her Yıl Yeni Bir Umutla İstanbul’da Bir Falcının Kapısını Çalan, Sevgi Arayışındaki Polina’nın, Yılbaşı Öncesi Tren Yolculuğunda Gerçek Prensini Bulma Macerası ve Hayatını Değiştiren Sıcak Bir Türk Ailesinin Misafirperverliğiyle Gelen Mutluluk Peki siz yeni yılda mucizelere inanır mısınız?

Bak, sana anlatacak bir hikayem var, dinle. Şöyle, Nilayın eski ama biraz tuhaf bir geleneği vardı. Her sene, yılbaşı gelmeden bir gün önce mutlaka bir falcıya giderdi. İstanbulda yaşadığı için yeni bir falcı bulmak da hiç zor olmuyordu.

Nilay aslında yalnız biriydi. Ne kadar çabalasa da düzgün, efendi bir gençle tanışamıyordu. Meğer bütün düzgün erkekleri çoktan kapmışlar

Bu sene bahtını bulacaksın! dedi kara gözlü falcı kadın, parlak bir kristale bakarken gayet ciddi bir şekilde.

Peki nerede? Nerede karşılaşacağım onunla? diye sabırsızca sordu Nilay. Her sene aynı şeyi söylüyorsunuz. Yıllar geçiyor, hala karşıma çıkmadı o kişi.

Beni Türkiyenin en iyi falcısı diye tavsiye ettiler. Lütfen bana tam yerini söyleyin! Yoksa öyle bir reklamınızı yaparım ki diye tehdit etti biraz sinirle.

Falcı kadın içini çekip kaşlarını kaldırdı. Nilayın peşini öyle kolay bırakmayacağını anlamıştı. Eğer azıcık yalan söylemese, bu kız akşama kadar buradan ayrılmaz, diğer müşteriler de fal bakamaz.

Trende karşılaşacaksın! dedi birden gözlerini kapatıp. Çok net görüyorum uzun boylu, sarışın ve acayip yakışıklı biri, adeta bir masal prensi

Vay canına! dedi Nilay sevinçle. Hangi trendeymiş ve ne zamanmış?

Yılbaşından önce! Gidiyorsun gara, kalbin sana sesiyle hangi yöne bilet alman gerektiğini söyleyecek diyerek işi iyice eğlenceli hale getirdi falcı.

Sağ olun! diye mutlu bir şekilde gülümsedi Nilay.

Falcıdan çıkar çıkmaz hemen bir taksiye atladı ve Haydarpaşa Garına gitti. Bilet gişesinin önünde heyecanı azalmaya başladı. Karşısındaki devasa sefer listesinden hiç anlamıyor, hangi bileti alsa karar veremiyordu

Buyurun! dedi gişe memuru biraz sinirli bir sesle, Nilayı dalgınlığından çıkardı.

Eskişehir Otuz Aralık için Kuşetli vagon, diye zorla söyledi.

Kendini sıcak bir kompartımanda çay içerken ve aniden kapıdan o hayalindeki damadın girdiğini hayal etmeye başlamıştı bile

Evine döndüğünde hızla bir iki parça eşya topladı, çünkü gece geç saatte treni kalkacaktı.

O an yolculuğun sonucunu hiç düşünmedi. Yılbaşını başka bir şehirde nasıl geçireceğini de kafaya takmıyordu. Tek istediği, falcının dediklerinin çabucak gerçek olmasıydı.

Kendini işe yaramaz gibi hissediyordu, bilirsin işte, hele ki özel günlerde. Herkes ailesiyle alışverişte, birbirine hediyeler alıyor. Bir tek o yalnız

Birkaç saat sonra Nilay, kompartımanda çayını yudumlayarak oturuyordu. Dualar tutulmuş, tek eksik o masal prensinin içeri girmesiydi.

Selam evladım! dedi yaşlı bir kadın, devasa valizini kompartımana zorlarken. İkinci yer nerede?

Burada dedi Nilay şaşkınca, karşıdaki yatağı göstererek. Yanlış vagon olmadınız mı?

Hayır, yavrum, tam burası, dedi kadın gülerek, boş yatağa oturdu.

Affedersiniz, geçebilir miyim? diye mırıldandı Nilay. O an yaptığı büyük saçmalığın farkına vardı. Bırakın çıkayım! Vazgeçtim yolculuktan!

Bir dur, valizi yerleştireyim, dedi kadın, ne olup bittiğini anlamadan.

Tüh Tren hareket etti bile Nilay derin bir iç geçirdi. Şimdi ne olacak?

Neden birden çıkmak istedin? Bir şey mi unuttun? diye sordu kadın.

Nilay kadının sorusunu duymazdan geldi, pencereye döndü. Kadının hiçbir suçu yoktu, olanları kendi başına sarmıştı.

Bu arada Kadriye Teyze, çantasından daha sıcacık ev poğaçaları çıkarıp Nilayı ikram etti.

Kızımda kaldım birkaç gün, diye anlattı Nilaya. Şimdi aceleyle eve dönüyorum. Oğlum geliniyle gelecek, hep beraber yeni yıla gireceğiz.

Ne güzel Ben de herhalde yeni yılı tren garında karşılayacağım, diye üzüntülü bir sesle Nilay cevap verdi.

İki lafın arasında, Nilay içten içe tüm hikayesini yaşlı kadına döktü.

Ah canım! Bu falcıların peşinde niye koşturuyorsun? diye azarladı Kadriye Teyze. Sen bahtını bulursun güzelim. Her şey vaktinde olur, acele etme

Ertesi sabah Nilay ilk kez gördüğü bir şehirde, peronda duruyordu. Yol arkadaşı kadına yardımcı oldu, sonra kararsız bir şekilde bekledi.

Teşekkür ederim Nilay! Yeni yılın kutlu olsun! dedi Kadriye Teyze.

Sizlerin de! diye hafif bir gülüşle cevapladı Nilay.

Kadın, Nilaya ne dese moralini düzeltemeyeceğini fark etti. Sonuçta, yeni yılı tren garında geçirmek hiç hoş bir başlangıç değil.

Off, birden Kadriye Teyze Nilay, hadi bana gel! dedi. Ağacı süsleriz, kutlama masası kurarız

Gerçekten mi? Ay çok mahcup olurum diyecekti Nilay şaşkınca.

Garda oturmak daha mı iyi? Hadi, geliyosun. Karar verildi! dedi kadın gülerek.

Nilay sonunda kadının davetini kabul etti. Gerçekten de dışarıda kar fırtınası başlamıştı, garı beklemenin hiç anlamı yoktu.

Burak ve Nil hanım çoktan eve geldiler, dedi Kadriye Teyze gülerek.

Burak, annesinin geldiğini camdan görmüştü. Daha taksi yanaşmadan apartman girişinde bekleyip, annenin ağır valizini hemen aldı.

Hoşgeldin Burak! Yanımda bir misafir de getirdim. Bu da eski arkadaşımın kızı Nilaycığım, dedi Kadriye Teyze, Nilaya göz kırparak.

Harika! dedi Burak. Buyurun Nilay Hanım, geçin.

Nilay karşısında uzun boylu, sarışın ve çok yakışıklı bir genç görünce kıpkırmızı kesildi. Aynı falda hayal ettiği gibi Kısmet, yine de oyununu oynadı galiba.

Nil Hanım nerede? diye sordu annesi.

Anne, Nil yok artık, bir daha da olmayacak. Lütfen bu konuyu açmayalım olur mu? dedi Burak biraz asık suratla.

Tamam dedi annesi şaşkınlıkla.

Akşam hep beraber masada, eski yılın bitişini kutlamaya başladılar.

Nilay, ne kadar kalacaksınız? dedi Burak, salata uzatırken gülümseyerek.

Yarın sabah dönerim dedi Nilay, nedense üzülerek.

Evde kalmak ona acayip huzur vermişti. Sanki Kadriye Teyze ve Burakı yıllardır tanıyor gibiydi.

Neden bu kadar acele ediyorsun? diye çıkıştı Kadriye Teyze. Biraz daha kal güzelim.

Gerçekten, Nilay hiç gitme. Bizim burada çok güzel bir buz pisti var, seninle yarın akşam kaymaya gidelim. Kal biraz daha, lütfen, diye ekledi Burak.

Tamam, ikna oldum, diye gülümsedi Nilay. Çok mutlu olurum biraz daha kalabilirim.

Ertesi yılbaşı artık dört kişiydiler: Kadriye Teyze, Burak, Nilay ve minik Arda

Sen yeni yıl mucizelerine inanır mısın? Ne dersin?

Rate article
Lifequest
Kaderini Bulacaksın, Acele Etmeye Gerek Yok: Her Şeyin Bir Vakti Var Polina’nın Yılbaşı Gecesi Falcı Ziyaretiyle Başlayan Eski ve Biraz Garip Geleneği Her Yıl Yeni Bir Umutla İstanbul’da Bir Falcının Kapısını Çalan, Sevgi Arayışındaki Polina’nın, Yılbaşı Öncesi Tren Yolculuğunda Gerçek Prensini Bulma Macerası ve Hayatını Değiştiren Sıcak Bir Türk Ailesinin Misafirperverliğiyle Gelen Mutluluk Peki siz yeni yılda mucizelere inanır mısınız?