Kaderin Karla Kaplı Yollarında: 35 Yaşındaki Avukat Maksim’in Sevmediği Yılbaşı, Kar Fırtınasında Elif’le Unutulmaz Bir Başlangıca Dönüşüyor

Kaderin Karları

Kırkına yaklaşan avukat Sarp, yılbaşını oldum olası sevmezdi. Ona göre bu, eğlenceden çok bir dayanıklılık testi gibiydi.

Koşturmacası, hoşlanmadığı meslektaşlara sözde mükemmel hediye bulma çilesi, bir de üzerine şu meşhur şirket partisi… Bu yıl patronlar iyice abartıp İstanbulun dışında, şehrin dışında bir kır kulübü tutmuşlar, sanki düğün yapacaklar!

Sarp, simsiyah, pırıl pırıl arabasında, vergi mevzuatına dair bir podcast dinleyerek yola koyulmuş, kafasında planı net: Bir saat gözükecek, bir kadeh şampanya içip, amirlerle asgari muhabbetten sonra sessizce tüyecek.

Vardığında mekân, arı kovanı gibi uğuldayan insanlarla doluydu. Herkes rengârenk kıyafetler, zorlama kahkahalar, yapay bir neşe iklimi…

Sarp içkisini aldı, kalenin burcundaki nöbetçi gibi bir köşeye geçti. Şöyle bir bakıyordu bu zorlama eğlenceye. Sanki, Bugün mutlu olmak zorundasın! yasasının hüküm sürdüğü garip bir gezegene düşmüş gibiydi.

***

Tam o sırada onu gördü. Genç kadın öyle partinin en havalısı da değildi, en coşkulusu da. Cam kenarında, kalabalıktan uzak, kar fırtınasını izliyordu.

Üzerinde lacivert, sade bir elbise, elinde sadece bir bardak meyve suyu. Yalnız ya da üzgün görünmüyordu. Tam aksine, kendi dünyasına dalmış gibiydi.

Sarp, Bu kız tam benim gibi hissediyor, diye düşündü istemsizce.

Bu havada eve dönmek zor iş, deyiverdi yanına sokulup.

(Aklına yalnızca bu gelmişti.)

Kız başını çevirdi, içten, samimi bir gülümseme… Diğerlerininki gibi sahte değil.

Ama çok güzel ya, diye pencereye işaret etti. İstanbul karla kaplanınca tüm dertler sanki yerdeki karın altında kalıyor gibi hissettiriyor.

Sarp afalladı. Böyle bir cevap hiç beklemiyordu.

Sarp ben, elini uzattı.

Elif, dedi gülerek. Muhasebeden. İki kere asansörde karşılaştık sanki.

Sustu ikisi de. Aradaki sessizlik, ikisini de rahatsız etmedi, hatta sanki sarıp sarmaladı.

Kar fırtınası iyice bastırdı. Şirketin WhatsApp grubundan yolların kapandığı, herkesin sabaha kadar burada kalması gerektiği duyuruldu.

Ortalıkta kollektif bir panik ve hafif bir hayal kırıklığı dalgası yükseldi.

Sarp içinden küfretti. Bütün plan çöktü.

Ee Sarp Bey, hazır mısınız katlanır yatakta uyumaya? diye takıldı Elif, hafif bir alayla.

Hukuk fakültesinde bunu öğretmemişlerdi, dedi gülerek. Ya siz?

Ben her türlü felakete karşı yedek şarj aleti ve kitap taşırım, dedi Elif yüzünde her zamanki ışıkla.

Ve işte o akşam iki yabancı, bütün plan ve maskelerini bir kenara bırakıp gerçekten sohbete başladı.

Meğer Elif, eski siyah-beyaz Türk filmlerine bayılırmış; Sarp ise onları hiç çekemiyormuş, ama Elif anlatırsa bir gün birlikte izlemeye razı oldu.

Sarp’ın gizli hayali ise hukuku bırakıp küçük, huzurlu bir kahve dükkânı açmakmış. Elif ise gizliden sulu boya resimler yapıyor, ama bugüne dek kimseden cesaret bulmamış birine göstermeye.

Bir köşeye çekilip çaylarını termosla içtiler, Elifin yanında taşıdığı kupalarda. Ne şampanya, ne ışıltılı kadehler

Elif, kartopu kovalayan kedisinden bahsetti; Sarp ise ballı kekin tarifini ona öğreten Trabzonlu babaannesinden.

Saatler gece yarısını vurduğunda, herkes coşkuyla bağırırken, bu ikisi sadece birbirine baktı.

Mutlu yıllar, Sarp, dedi Elif sessizce.

Mutlu yıllar, Elif, dedi Sarp aynı tonda.

O gece ne kral odalarında, ne jakuzili suitlerde kaldılar. Görevli yan yana açtığı iki katlanır yatakta, küçük bir toplantı salonunda sabahladılar. Fırtına hafifleyene kadar sessizce sohbet ederek, uykuları gelene kadar.

Sabah yollar açılınca dışarı çıktılar. Her taraf beyaz, pırıl pırıl, sessiz. Güneş, kar tanelerinde ışıldıyor.

Şimdi ne yapacaksınız? diye sordu Sarp.

Otobüse, eve.

İsterseniz bırakabilirim, dedi Sarp, hafif çekinerek.

Elifin gözlerinde o tanıdık parlak gülümseme.

Ya bu buz gibi ve sessiz İstanbulu sevdiğimi, biraz yürümek istediğimi söylersem?

Sarp gülümsedi. Bu gece tesadüf değildi.

Bu, yeni ve gerçek bir şeyin başlangıcıydı.

O zaman eşlik edeyim, dedi, bu sefer hiç tereddüt etmeden.

Kar üstünde, iki kişinin izleri kaldı. Sarp ve Elif, yeni yılın o ilk sabahında, bilinmez ama içi umut dolu bir geleceğe doğru birlikte yürüdüler.

İnsanın inanası geliyor…

Rate article
Lifequest
Kaderin Karla Kaplı Yollarında: 35 Yaşındaki Avukat Maksim’in Sevmediği Yılbaşı, Kar Fırtınasında Elif’le Unutulmaz Bir Başlangıca Dönüşüyor