Başkasının evinde mi oturacaksın? O zaman kirasını öde!
Bilmiyorum, kızımın düğünü olacak mı olmayacak mı… Herkes birbirine girdi. Damadımız iyice çıldırmış durumda. Düğüne iki hafta kaldı ama o bambaşka biri oldu resmen. Sonunun nereye varacağını kestiremiyorum, kızım için çok üzülüyorum diye anlatıyor Güler Hanım.
Neden tartışıyorsunuz?
İnanmazsın, mevzu ev yüzünden. Biz gençleri mutlu edelim diye, elimizde ne varsa biriktirdik, bütün birikimimizi ortaya koyduk, onlara ev aldık düğün hediyesi olarak. Hatta Sapancadaki yazlığı ve garajı da sattık, bütçeyi tamamlamak için. Evi kızımın üstüne tapuladık. Sonuçta evleniyorlar, kimin üstüne olduğunun ne önemi var dedik.
Yani öyle…
Ben de, eşim de öyle düşündük. Ama tabii ev bomboş. Hiçbir eşyası yok, ciddi tadilat gerekiyor. Paramız da bitti. Eşim damada dedi ki, Gelin hep beraber elbirliğiyle bu evi adam edelim, bir an önce yerleşin. Ama damat yanaşmıyor. Hiçbir şekilde tadilat yapmak istemiyor burada!
Nedenmiş?
Çünkü Burası benim evim değil, başkasının diyor. Kendi olmayan bir eve yatırım yapmak istemiyormuş. Ufak tefek bir şey alabilirim, ama büyük paralar harcamam dedi. Buyur buradan yak!
E bu durumda olduğu gibi otursunlar, tadilatsız.
Mümkün değil, ev bomboş ve harabe gibi. Su tesisatı, elektrik tesisatı değişecek; duvarlar, zemin elden geçecek. Eski ahşap pencereleri bir bakışta anlıyorsun ki, sökmezsek her an yere düşecek. En azından yüzeysel tadilat şart diyor Güler Hanım.
Ben bile kolay beğenen biriyim ama bu halde yaşanmaz. Gençler hevesle hayata başlayacak, onları böyle döküntü bir eve koymak ayıp. Damadımız iyi bir şirkette çalışıyor, maaşı gayet iyi ama para harcamaya kıyamıyor. Çünkü kendine ayrı bir ev almak istiyor, bir gün başını sokacak yeri kalmazsa diye endişeleniyor.
Açıkçası, sırtını bize dayamış yaşamak istiyor gibi. Tüm masraf bize yüklenecek diye bekliyor. Ben de dedim ki, madem bu ev senin değil diyorsun, o zaman kirasını ver bari! Güldü, kabul etti derin bir nefes alıyor Güler Hanım.
Peki, kızın ne diyor?
Çok üzgün, sürekli ağlıyor. Ona çok aşık ama biz de evin tapusunu damada veremeyiz ki… Ne ev istiyorum, ne tadilat, demeye başladı şimdi. Ama bir erkek ailenin geleceğine bir şey yatırım yapmıyorsa, içime sinmiyor. Daha evlenmeden ayrılığı, mal paylaşımını düşünüyor sanki… diyor Güler Hanım.
Sence damat bu evi birlikte kullanacak, orada çocuklarını büyütecekse; oranın tapusu kimin üstüne olduğunun ne önemi var, evi birlikte elden geçirmeyi kabul etmesi gerekmez miydi? Yoksa damadın düşündüğü gibi, mantıklı olan kendi malına yatırım yapmak mı? Sen onun yerinde olsan ne yapardın?




