Sabah Murat Beyin durumu daha da kötüleşmişti. Nefes almakta zorlanıyordu.
Kerem, hiçbir şey istemiyorum. Sizin ilaçlarınız da gerekli değil, hiçbir şey Sadece rica ediyorum, bana Vedat ile vedalaşmak için izin ver. Lütfen Şu serumları falan çıkar benden
Başındaki serumlara bakarak işaret etti.
Böyle gidemem. Anlıyor musun, içim rahat gitmiyor
Gözünden bir damla yaş süzüldü. Kerem iyi biliyordu ki, eğer o cihazları kapatırsa, Murat Beyi çıkışa kadar götüremeyebilirdi.
Bu sırada, odadaki tüm erkekler yanlarına toplanmıştı.
Kerem, başka bir yol yok mu? Adam böyle gitmemeli
Anlıyorum Burası hastane, her şey steril.
Boş ver Adamın son isteği, bak gidemiyor.
Kerem her şeyi anlamıştı, ama ne yapabilirdi ki? Birden ayağa kalktı. Her şeyi yapabilirdi. O tartışmaya, babasının şirketine lanet olsun, isterse onu kovsunlar! Aniden arkasını döndü, göz göze geldiği Ayşegülün bakışında hayranlık vardı.
Kerem hızla dışarı fırladı.
Vedat, sana rica ediyorum, sessiz ol. Belki kimse fark etmez. Hadi, hadi sahibine gidelim.
Daha kapıyı açmıştı ki karşısına Emel Hanım dikildi.
Bu da ne şimdi?
Emel Hanım Ne olur, lütfen. Beş dakika Vedalaşsınlar, ne olur, sonra isterseniz kovun beni.
Kadın bir süre sustu. O an kafasından neler geçiyordu bilinmez, ama sonunda bir adım geri çekildi.
Peki O zaman beni de kovarlar.
Vedat, gel!
Kerem hastanenin koridorundan hızla koşmaya başladı, Vedat da yanında. Önde Ayşegül kapıyı açtı. Vedat sanki hisseder gibi, birkaç büyük adımda Murat Beyin odasının önündeydi Birkaç atlayışta yatağın yanında, ön ayaklarıyla yatağın kenarına uzandı. Odada derin bir sessizlik vardı. Murat Bey gözlerini araladı. Elini kaldırmaya çalıştı, başaramadı. Serumlar izin vermiyordu. O da diğer eliyle serumları çekip çıkardı.
Vedat! Geldin
Koca köpek başını Murat Beyin göğsüne koydu. Murat Bey Vedatı okşadı. Bir, iki Hafifçe gülümsedi O gülümseme yüzünde donup kaldı. Eli kaydı. Biri fısıldadı:
Köpek ağlıyor
Kerem yatağa yanaştı. Gerçekten Vedat ağlıyordu.
Tamam. Hadi gidelim Hadi
***
Kerem bahçedeki duvarın üstüne oturdu, Vedat ise çalılıkların arasında sessizce yattı. Odaya ilk gün yemeklerini paylaşan adam yaklaşarak sigara uzattı. Kerem ona bakıp, içmediğini söyleyecekti, ama sadece el sallayıp bir tane aldı. Sigaradan bir nefes çekti.
Yanına Ayşegül geldi. Gözleri kızarmıştı, burnu şişmişti.
Ayşegül Bugün son günüm.
Neden?
Burası önce ceza gibiydi bana, sonra kendimi babama ispatlamak için kaldım Firma bana kalacaktı sözde. Ama mesele orada değil. Yapamıyorum. Eve döneceğim. Ona açıkça söyleyeceğim, senin oğlun işe yaramaz biriymiş. Kusura bakma, Ayşegül
Kerem ayrıldı. İstifasını yazdı, eşyalarını topladı. Ayşegül onu pencereden izledi. Kerem arabasıyla girişe kadar geldi, indi. Yolcu kapısını açtı, çalılıklara doğru ilerleyip Vedata bir şeyler söyledi, sonra arabasına döndü, yaslandı ve beklemeye başladı. Vedat beş dakika sonra yanına geldi. Bir süre göz göze baktılar, Vedat ardından arabaya atladı.
Ayşegül bir kez daha ağladı.
Sen değersiz değilsin! Sen en iyisisin!
***
Birkaç gün sonra Ayşegül, başhekimle birlikte gelen Kereme çok benzeyen bir adam gördü. Merdivenleri bir çırpıda indi, dışarı fırladı.
Siz Keremin babası mısınız?
Başhekim şaşkınlıkla baktı.
Ayşegül, ne oluyor?
Bir dakika, Serkan Bey, sonra isterseniz kovun beni! Siz misiniz?
Veli Bey de şaşkın bakışlarla bu küçük kızcağıza bakıyordu.
Evet.
Sakın! Sakın Keremi değersiz görmeyin! O en iyisi! O korkmadan insana son arzusunu yaşattı, köpeğiyle vedalaşmasını sağladı! Keremin kalbi ve vicdanı var!
Ayşegül dönüp binaya girdi. Veli Bey gülümsedi.
Nasıl ama?
Serkan Bey cevapladı:
Ne yapacağız böyle? Kız iyi biri ama hep doğruları istiyor!
Fena mı?
Her zaman iyi olmayabilir
***
Üç yıl geçti.
Şehirde güzel bir evin önünden bir aile dışarı çıktı. Kerem bebek arabasını sürüyordu, Ayşegülün elinde ise büyük, gösterişli bir köpek vardı. Nehire kadar yürüdüler, Ayşegül tasmasını bıraktı.
Vedat, çok uzaklaşma!
Koca köpek nehre doğru koştu. Birkaç dakika sonra bebek arabasındaki çocuk hıçkırmaya başladı. Vedat hemen koşarak yanlarına geldi.
Ayşegül güldü:
Kerem, bize bakıcı gerekmeyecek galiba. Ne oldu Vedat, telaşlanma, Suna sadece emziğini düşürdü.
Bebek tekrar uyurken, Vedat da arabanın içine baktı, her şey yolunda olduğuna emin olunca kelebeklerin peşinden koşmaya gitti
Hayatta bazen kuralların dışına çıkmak, bir insanın kalbini anlamak ve gerçek bir iyilik yapmak her şeyden önemli olabilir. Çünkü vicdan ve sevgi, bir insana değer katan en büyük hazinedir.
Sabah Olunca Mehmet Bey’in Durumu Kötüleşti: “Nikita, Hiçbir Şey İstemiyorum, Yalnızca Dostumla Veda…




