30 Yıllık Arkadaşım Dün Okullu Bir Kızı Seçti, Hayat Ona Güzel Bir Ders Verdi

Şimdi hatırladıkça, gençliğimizin en güzel hatıralarından biri olarak anlatırım. O zamanlar, yanımızda hep aklı ve sağduyusu ile bilinen bir dostumuz vardı, adı Candı. Canın düşüncelerine ve tavsiyelerine hepimiz güvenir, en karmaşık konularda bile önce ona danışırdık. O da bizim için elinden geleni yapmaktan büyük bir memnuniyet duyardı. Can yirmi dokuz yaşındaydı ve o zamana kadar evlilik konusu aklından pek geçmezdi. Ta ki Zehra hayatına girene kadar…

Zehra henüz liseyi bitirmişti, on sekizinde genç bir kızdı. Aralarındaki yaş farkını konuşsak da, hiçbirimiz bu aşkın önünde duramadık. Can kararlılıkla Zehra ile evlenmek istediğini söyledi. O kadar büyük bir aşk yaşadılar ki, yaş farkı onlar için küçük bir ayrıntıydı sanki. Aslında mesele fark değil; insan yaş ilerledikçe öncelikleri değişiyor, hayata bakışı başka bir renk kazanıyor. Otuzlarında insan, yeni bir döneme giriyor. Oysa on sekizinde, kafa karışıklığı ve duyguların içinde kendine yer bulmaya çalışıyor. O yüzden aralarındaki nesil farkı bazen konuşulur ama onları asla engellemedi.

Kimse onları ayıramadı; dualarla, iyi dileklerle nikâhlarını kıydılar. Doğruyu söylemek gerekirse, düğün denilemezdi buna. Zehra ve Can, belediyede sade bir nikâh ile evlendiler. Ardından en yakın birkaç arkadaşlarıyla İstanbulda hoş bir restorana gittiler ve akşamında yeni aile olarak arabayla Avrupaya doğru yolculuğa çıktılar. Bence hayatlarındaki en doğru kararlardan biri buydu. Kim uğraşmak ister eğlenceden kopan gürültülerle, kırgınlıklarla, gereksiz masraflarla? Hem maddiyatı hem de zamanlarını, kendi huzurları için harcadılar.

Dönüşlerinde bambaşka iki insan olmuşlardı, dinlenmiş ve tazelenmiş şekilde geldiler. İlk zamanlar Can, Zehranın erkek arkadaşlarına karşı biraz kıskançtı. Fakat kısa sürede meseleyi kendi kendine çözdü. Can fark etti ki, onlar sadece çocuktu; onları iki dakikada idare edecek biriydi. Zehra ise sık sık arkadaşlarının doğum günü ve eğlencelerine giderdi, Can ise evde kalmayı tercih ederdi, çünkü ona sessiz ve huzurlu ortam daha cazip gelirdi. Kısacası, uyumları harikaydı.

Üç yıldır evliler. Can çalışıyor, iyi kazanç elde ediyor; Zehra ise hem okuyup hem çalışıyor. Tabii ki aralarında ufak tartışmalar, yanlış anlamalar oluyordu ama hiçbir zaman büyük bir kavga yaşamadılar. Henüz çocuk düşünmüyorlar; önce daha geniş bir ev almak istiyorlar. Can, bazı şeyleri Zehraya tek tek anlatmak zorunda kalıyor, ama bunun kendisine ağır gelmiyor. Zehra sabırla dinliyor, anlıyor ve kabul ediyor. Canın sözü Zehra için bir rehber; Zehra ise Canın hayatındaki en büyük anlam oldu. Şimdi dönüp bakınca, o günlerde kurdukları bu sakin ve samimi düzenin, arkadaşlığın ve sevginin değerini daha iyi anlıyor insan.

Rate article
Lifequest
30 Yıllık Arkadaşım Dün Okullu Bir Kızı Seçti, Hayat Ona Güzel Bir Ders Verdi