Zeynepin doğumu oldukça zorlu geçti. Doktorlar, bu doğumdan sonra tekrar çocuk sahibi olamayacağını söyledi. Eşi bunu duyduğunda, Zeynepe karşı soğumaya başladı. Altı ay bu şekilde geçti. Oğuz sadece Zeynepten uzaklaşmakla kalmadı, aynı zamanda başka bir kadınla ilişki yaşamaya başlamıştı. Ve sevgilisi ikiz bebeklere hamileydi. Oğuz hiç tereddüt etmeden Zeynepi ve küçük kızları Elifi bırakıp gitti. Zeynep, Elifi tek başına büyütmek zorunda kaldı.
Elif henüz küçükken, Zeynep onu birçok kursa yazdırdı. Elif, dünyaya meraklı bir çocuk olarak büyüdü. Çok küçük yaşlardan itibaren bebekleriyle oynamayı çok severdi. Bebeklerini bir daire şeklinde dizer, onlara öğretmenlik yapardı. Zeynep, kızından aldığı mutluluğu kelimelerle anlatamazdı.
Elif okulda arkadaşlarıyla çok iyi anlaşıyor, zamanla sınıfın lideri oluyordu. Bir süre sonra bir erkek arkadaş edinmeye başladı. Fakat çocuk biraz farklı biriydi. Onunla yaptığı en büyük aktivite, festivallere ve gençlik etkinliklerine gitmekti. Elif davul çalıyor, erkek arkadaşı gitar çalıyordu. Kısa sürede kendi gruplarıyla konserler vermeye başladılar ve başarılı oldular. Çift, kaygısız bir hayat sürüyordu. Zaman ilerledikçe Zeynepin aklı büyük bir endişeyle doldu. Elif 29 yaşına gelmişti ve Zeynep artık torun özlemiyle yanıp tutuşuyordu.
Bir gün, Zeynep kızına döndü:
Kızım, bence artık çocuk sahibi olmayı düşünmelisin, dedi.
Anneciğim, yoksa sen de abla gibi mi olmamı istiyorsun? Dört çocuk doğurdu, dünyası yalnızca onlar oldu. Sence bu hayat mı? Evde oturup, yemek yapıp, temizlik yapıyor, çocuklarla oynuyor.
Kızım, illa ablan gibi olmak zorunda değilsin. Bir çocuğun olsun yeter.
Anne, bunu kabul etmen lazım; biz çocuk düşünmüyoruz. Eh, fikrimiz değişirse bir çocuk evlat ediniriz.
Ama kendi çocuğun olursa daha güzel olmaz mı? Bir daha düşün.
Anne, lütfen bu konuyu tekrar açmayalım.
En sonunda Elif, annesine gerçeği anlatmaya karar verdi. Belki zamanla düşünceleri değişirdi. Hayatta, herkesin mutlu olmasının yolu farklıydı. Tek bir doğru yoktu; önemli olan sevgiyle ve anlayışla birbirinin seçimine saygı göstermekti.



