Ailem Namusumuz Zedelenmesin Diye Beni Zorla Kürtaja Götürdü; Umurlarında Olmadan Sonradan Kısırlık Teşhisi Aldım. Ama Kader, Babama Beklenmedik Bir Şekilde Hesabını Sordu

Gençtim, o zampara ile tanıştığımda. Başlarda bana adeta kraliçe gibi davranıyordu, iltifatlar yağdırıyor, tam anlamıyla hayalinizdeki erkek gibi rol kesiyordu. Tabii istediğini alınca duman olup uçması bir oldu, arkasında tek bir iz bırakmadan! Ayrılık beni fena dağıttı, o zamanlar başıma neler geleceğinden henüz bihaberdim. Bir gün öğrenince hamile olduğumu, resmen neye uğradığımı şaşırdım. Önce kimseye tek kelime etmedim, kendi içimde yaşadım. Ama hal böyleyken, dördüncü aya gelmişim, karnım da yavaş yavaş belli olmaya başlamıştı; artık saklayacak hâlim kalmadı, çaresiz anneme söyledim derdimi. Annem de jet hızıyla babama yetiştirdi tabii. Ondan aldığım destekten ziyade azar ve laf sokmalar oldu, onu da söylemeden geçemem.

Aman aile şerefimiz yere düşmesin diye, annemle babam Bu çocuk bu evde doğamaz! deyip durdular. Sağlığıma riski olsa da, sonunda kürtaja razı ettiler beni. İsteksizce de olsa kabul etmek zorunda kaldım; sonrasında ise günlerce ağladım, içimdeki evladıma ihanet etmişim gibi hissettim. Hâlâ Allaha af dileniyorum, o günahın yükü üstümde. Zaman adeta durdu benim için. Yaşamak istemedim. Annemle babamsa adeta sağır kesildiler, yalnızca mahallede laf gelmesin, dedikodudan uzak kalalım derdindeler.

İki yıl boyunca o evde boğuldum; sonunda bavulumu kaptığım gibi çıktım. Üniversiteyi bitirdim, kendi ayakları üzerinde duran, başarılı bir kadın oldum. Maddi manevi, eskiden imrenerek baktıklarımı yaşar hâle geldim.

Ama işte, her şeyim olmasına rağmen alamadığım tek bir şey kaldı: aile sıcaklığı. Onca uğraşa, onca lirayı kazanmış olmama rağmen, anne olma şansım çoktan elimden alınmıştı. Zaman zaman flört ettim, evlenme teklifleri dahi aldım. Ne zaman ki karşı taraf kısırlığımı öğrendi, tövbe arkasına bakmadan ortadan kayboldu. Tüm bunların tek sorumlusu da annemle babam bana kalırsa. Anne olmanın mutluluğunu yaşamama engel oldular. Onlarla görüşmek, yüzlerine bakmak bile istemiyorum. Babam kalp krizi geçirince annem beni aradı, yalvardı gelip ilgileneyim diye; cevabım net oldu: reddettim. Kırgınım, hem de derin derin… Vicdanımı bir nebze olsun rahatlatmak için her ay para gönderiyorum onlara. Hâlâ düşünüyorum; anne baba dediğin evladının arkasında durur, onu toplumdan daha çok düşünür. Annemle babam, yıkabileceklerinin ne büyük hasar verdiğinin farkında bile değildiler.

Rate article
Lifequest
Ailem Namusumuz Zedelenmesin Diye Beni Zorla Kürtaja Götürdü; Umurlarında Olmadan Sonradan Kısırlık Teşhisi Aldım. Ama Kader, Babama Beklenmedik Bir Şekilde Hesabını Sordu