Çalışırken Mehmet, Elifi tanıyor. Orada evleniyorlar ve Elif hamile kalınca, Mehmet onu ailesinin evine getiriyor. Ancak ailesi bu habere pek sevinmiyor.
Genç kadın, evde pek çok sorumluluğun altına giriyor: herkes için yemek pişiriyor, çamaşırları yıkıyor, evi temizliyor, inekleri sağıyor, ahırı temizliyor ve bazen odun bile kesiyor. Çoğu zaman Elif, erkeklerin işlerini de üstleniyor ama en çok ailesinin eve misafir getirdiği zamanlar zorlanıyor. Genellikle en az yedi kişi geliyor ve Elifin hepsine servis yapıp onları doyurması gerekiyor.
Bu yüzden masaya çeşit çeşit yemek hazırlıyor ve bir saat geçmeden sofrada neredeyse hiçbir şey kalmıyor. Elif yorgun düşüp sofranın kenarına oturuyor, kendine bir köfte koyuyor. Kayınvalidesi ona bakıp şöyle diyor:
Elif, bugün bayağı yedin. Ne kadar küçük bir kızsın, ama maşallah, ne çok yiyebiliyorsun, deyip kahkahalara boğuluyor.
Ardından, diğer davetliler de Elifle dalga geçmeye başlıyor. Elif, masadan sessizce kalkıp mutfağa geçiyor. Gözyaşlarını tutamıyor, çünkü bütün gün ağzına bir lokma dahi koymamış. Eşi ise karısının alay edilmesini sessizce izliyor, hiçbir şey demiyor. Mutfaktan, kayınvalidesinin şu sözlerini duyuyor:
Dün, pazarda eski gelinimi gördüm. Allahım, hâlâ bana anne diyor! O ne tatlı, ne hanım bir kızdı. Bunun gibi değil!
Misafirler evlerine döndükten sonra Elif, tüm bulaşıkları topluyor ve mutfağa gidip yıkamaya başlıyor. Kayınpederi de arkasından geliyor.
Elif sessizce lavabonun önünde dururken, kayınpederi ona uzun uzun bakıyor. Birkaç dakika sonra, şöyle diyor:
Elif, biliyor musun, sana karşı hep bir nefretim oldu?
Bunu duyunca Elifin içi yanıyor, ama cevap vermemeyi tercih ediyor. O anda kayınpederi tekrar soruyor. Elif bu kez cevap veriyor:
Biliyorum.
Ama çok ilginç. Burada her işi sen yapıyorsun, herkese yardımcı oluyorsun, kimseye bir yanlışın olmadı ama yine de senden hoşlanamıyorum. Sence de tuhaf değil mi?
Bence de tuhaf…
Elif, bu konuşmadan sonra hiçbir şeyin değişmeyeceğini ve herkesin dalga geçmeye devam edeceğini biliyor. Niye dayanmaya devam ettiğini bir türlü anlayamıyor…
Sen, karısının aşağılanmasına göz yuman biriyle aynı evde yaşar mıydın?




