Ormanın kenarındaki otoyolda, hava nemli, yollar ıslak ve etraf suskunken, sanki böylesine bir akşamın huzurunda hiçbir tehlike yokmuş gibiydi. Eşim Kemalle sessizce sohbet edip eve varacağımız anı düşünüyorduk. İçimde tarifsiz bir huzur vardı.
Birden, önümüzdeki çamların arasından, devasa bir boz ayı fırladı ve ağır ağır arabamıza doğru yürümeye başladı. Kemal, refleksle frene asıldı, araba bir anda sarsıldı, kalbim yerinden çıkacak gibi oldu. Ayı, sadece bir metre kadar önümüzde durdu, heybetli vücudu ile arabanın önünü kapladı. Dikildi ve irkiltici bir şekilde dimdik karşımızda durdu. Gözlerini üzerimize dikmiş, kıpırdamadan bizi süzüyordu. Gözlerini bile kırpmıyordu. Bir adım daha attı, bu sefer hepten arabaya yaklaştı. İçimde, ayının kesinlikle saldıracağına dair sarsıcı bir korku vardı. Camlar ya da kapılar, o an bana en ufak bir koruma gibi gelmiyordu.
Nefesimiz kesilmişti, Kemal dikkatlice arabayı geri manevra yaparak uzaklaştırmaya başladı. Ama ikimiz de zihnimizin bir köşesinde, o devasa canavar isterse hiçbirimizin bir şansı olmadığını biliyorduk. Korkudan dona kalmıştım, gözlerimi ayıdan ayıramıyordum.
Tam o anda, hiç beklemediğimiz bir şey oldu. Yolun kenarındaki yaşlı bir kavak, birdenbire çatırdayıp devrildi! Öyle bir gürültüyle yere serildi ki, sanki gökler yıkılıyordu. Ağaç tam yanımıza düştü; birkaç santim daha yakın olsa, arabamızı ezip geçecekti. O an adeta yeniden doğduk; büyük bir felaketten kıl payı kurtulmuştuk.
Ayı göz açıp kapayıncaya kadar irkildi, ardından korkuyla ormana koşarak kayboldu. Birkaç saniye içinde çevremiz yine sessizliğe gömüldü, sanki hiçbir şey olmamış gibi. Arkamdaki nefesimi duyuyor, içimde derin bir şükran ve şaşkınlık hissediyordum.
O geceyi düşünmeden edemiyorum. Ayı gerçekten bize saldırmak mı istiyordu? Yoksa bizi yaklaşan tehlikeye karşı mı uyarıyordu? Belki de sadece düşen ağacın sesiyle korkup kaçtı. Ama o an, ayının bakışlarında hissettiğim o tuhaf duyguyu asla unutmayacağım. Göz göze geldiğimizde zaman durmuş gibiydi… Ve hayatın ne kadar kırılgan, ne kadar mucizevi olduğunu bir kez daha derinden hissettim.



