Kendinden emin adımlarla uçağa binen çok çekici genç kadın, yüzünde büyük güneş gözlükleriyle ve omzunda pahalı markalı bir çanta taşıyordu.

Bak sana ilginç bir olay anlatacağım, baştan sona Türk işi Güzel ve dikkat çekici bir genç kadın, İstanbuldan Ankaraya uçmak için uçağa bindi. Üzerinde kocaman güneş gözlükleri vardı, omzunda ise o meşhur markalardan birinin pahalı çantası sallanıyordu. Koltuğuna geldiğinde fark etti ki yanındaki koltukta, gayet mütevazı bir yaşlı adam oturuyordu. Adamın üzerinde tertemiz ama eskimiş bir gömlek vardı, ayakkabıları ise herhalde yıllardır giyiliyordu, tabanları iyice aşınmıştı.

Kadın hemen hostesi çağırdı, sesi biraz kendini beğenmiş ve sertti:
Beni başka bir yere alabilir misiniz? dedi. Böyle bir adamın yanında oturamam. Kıyafetine bakın, ayakkabılar bile dökülüyor. Ben daha iyi bir ortamı hak ediyorum!

Hostes bir an duraksadı ama nezaketini bozmadan cevap verdi:
Kusura bakmayın hanımefendi, ekonomi sınıfındaki bütün koltuklar dolu.

Kadın gözlerini devirdi, iç çekip camdan dışarı bakmaya başladı, suratı asık ve üzgündü.
Yaşlı adam ise tek kelime etmedi, sadece başını öne eğdi. Durumdan belli ki çok rahatsız olmuştu ama hiç sesini çıkarmadı.

Hostes ise iyice huzursuz oldu, durumu anlatmak için hemen kaptanın yanına gitti. Kaptan olayı dinledikten sonra sakin bir şekilde gülümsedi:
Bu iş bende, şimdi halledelim, dedi.

Birkaç dakika sonra hostes tekrar geldi, yüzünde sıcak bir tebessüm vardı:
Hanımefendi, kaptan yer değiştirmenize izin verdi, sizi First Classa alıyoruz. Bu kadar rahatsız bir ortamda seyahat ettiğiniz için özür dileriz…

Kadın kendini önemli hissetti, çantasını kaptığı gibi ayağa kalktı, hayalinde geniş koltuk, rahat ayaklar ve elinde bir kahve canlanmıştı bile.
Ama tam bir sürpriz oldu: Hostes yaşlı adama dönüp, büyük saygı ile,
Efendim, sizinle First Classa geçmemizi ister misiniz? Kaptanımız sizi davet ediyor, dedi.

Uçakta bir anda sessizlik çöktü, herkes nefesini tutmuştu. Ardından, sanki tüm kabin aynı anda alkışlamaya başladı Ne dersin, hikaye tam Türk işi değil mi? Sana bir insanlık dersi veriyor, üstelik gönülleri de güzelce yumuşatıyorYaşlı adam önce şaşkınlıkla gözlerini kaldırdı, sonra sessizce gülümsedi. Yavaşça ayağa kalktı, omuzundan eski çantasını aldı ve hostesin eşliğinde ön tarafa ilerledi. Herkes ona yol verdi, bazıları başlarıyla selamladı, bazıları da tebessüm etti. Kadının yüzünde ise hüzün ve şaşkınlık karışımı bir ifade belirdi; biraz utanmış ve hayal kırıklığı yaşamıştı.

Uçuşun geri kalanı boyunca kadın camdan dışarıya bakıp düşüncelere daldı. Belki de en pahalı çantaların, en süslü gözlüklerin, gerçek değeri yansıtmadığını ilk defa fark ediyordu. Yaşlı adam ise First Classın rahat koltuğuna oturdu, pencereden huzurla bulutları izledi. Hostes yanına gelip ona bir kahve uzattı, nazikçe sordu:
Nasılsınız efendim, rahat mısınız?

Adam gülümsedi:
Şimdi çok daha iyi oldum, dedi.

O gün İstanbuldan Ankaraya giden uçaktaki herkes, bir insanın değerinin kıyafette, çantada ya da ayakkabıda değil; karakterinde ve kalbinde olduğunu bir kez daha hatırladı. Ve yıllar sonra bile, bu hikaye ağızdan ağıza Türk işi bir mizahla anlatılmaya devam etti.

Rate article
Lifequest
Kendinden emin adımlarla uçağa binen çok çekici genç kadın, yüzünde büyük güneş gözlükleriyle ve omzunda pahalı markalı bir çanta taşıyordu.