Ağabeyimin eşi dedi ki: “Tatil için para biriktirmek amacıyla dairemizi kiralamaya karar verdik, bu yüzden artık burada yaşayacağız.”

Canım, sana anlatmam lazım başımıza gelenleri Annemin İstanbulun kenar semtlerinden birinde ufak bir evi var. Her yaz, annemin isteğiyle oraya gideriz, tadilat yaparız, bahçeyi ekeriz, temizleriz. Yakın zamanda, eşim küçük bir havuz getirdi, bahçeye kurduk. Bir de gölgelik var, çardak gibi. Ama biliyor musun, kardeşim evlendiğinden beri ayağını oraya basmadı. Çünkü gelini, Elif, hiç oralı olmadı. Yani Elif bir gün Artık bizim önceliğimiz evimiz, kendi ailemiz, başka şeyleri ikinci plana atalım. Annene lazımsa, bahçeye işçi tutsun! diyerek çizgiyi çekti.

Annemde kin yok, anlamaya çalışıyor kızcağızı. Ama bu yaz annem de çok yoruldu, gitmedi eve. Mecbur kalmadan gidemedi, ama bahçeyiyle ilgili içi rahat etmiyor, kimse ilgilenmiyor. Annem kardeşime Bir şeyler ekelim, bahçe boş kalmasın, dedi ama Elif hemen ikna etti oğlunu, o da yanaşmadı.

Ben ve eşim dedik ki, azıcık temiz hava alalım, sonuçta hafta sonu gidip gelinir köye. Annem de huzurlu olur, içi rahatlar. Fidanlar, sebze fideleri aldık, toprağı temizledik, çiçek tarhlarını yeniledik, seranın bakımını da yaptık. Pazarları dinleniyoruz şöyle. Her şeyi de annemin söylediği gibi yaptık.

Geçen hafta sonu, eşimle onun ailesine gittik, yani evde kimse yoktu. Fakat meğer kardeşimle Elif gitmişler bizim eve. Ertesi hafta geldik, şok oldum. Biri evde kalıyor resmen! Kapıyı çaldık, açan yok. Elif camdan baktı, Biz kendi evimizi kiraya verdik, tatil için para biriktiriyoruz, bu yaz burada kalacağız. Git, seni çağıran yok! dedi.

Dedim, Anneme haber verdiniz mi? Elbette, anahtarları ondan aldım! diye cevapladı Elif. Annemi aradım. Annem dedi ki, Evet, anahtarı kardeşine verdim, gelip size yardım edecek demişti. E dedim, Anne, onlar burada yaşıyor, yardım yok. Elif hiçbir şey yapmıyor, bizi içeri sokmuyor!

Annem Ne yani, burada yaşıyorlar mı? diye iyice şaşırdı. Evet anne, evlerini kiraya verip tatil için para biriktiriyorlar, buraya taşındılar. dedim. Annemin kararı şu oldu: Madem bahçe işlerini halledip sulayıp düzenliyorlarsa, kalsınlar. Ama yapmıyorlarsa, hemen kovun, oyun yapmasınlar. Her şeyin kolayına kaçıyorlar, biliyorlar nasıl işin içinden sıyrılırlar. Sonbaharda gelirler, bir tane elma, patates almadan durmazlar! Söyle, sıra onlarda, onlar ilgilensin.

Çektik kapıyı, tekrar çaldım. Ne var? diye Elif bağırdı. Annemin kararını söyledim. Elif Burada hiçbir şey yapacak değilim, tırnaklarım bozulacak! Ben senin hizmetçin miyim? Bir de bir şey ekersem, niye paylaşacağım? İstersen satın alırsın. Her şey bizim olacak! dedi. Tabii, sonunda annem konuşmak zorunda kaldı, Çıkın gidin! dedi.

Kardeşim isyan etti: Biz nereye gidelim, bizim evde başkası oturuyor! Ben de dedim, Kiracını çıkar, parayı onlardan iste. Olmaz, parayı Elif’e küpe aldım! Zaten bozdurup kaç para verirler ki? Bize ne olacak? diye isyan etti. Dedim ki, Bir şeyleri önceden anneme söylemeliydin. Habersiz davranmak hiç hoş değil. Neyse, Elif ve kardeşim, lafı uzatıp annesine gittiler, arkamızdan bir sürü laf, beddua ederek. Bir daha buraya uğramayız, herkes kendi derdine düşsün! dediler.

Ama içimden bir ses, sonbaharda gelirler, ellerinde çuvallarla elma, patates toplamaya, diyor Sen de bana hak vermez misin?

Rate article
Lifequest
Ağabeyimin eşi dedi ki: “Tatil için para biriktirmek amacıyla dairemizi kiralamaya karar verdik, bu yüzden artık burada yaşayacağız.”