Beş yıl önce eşim Volkan, eski eşi Merve’den boşandı. Kısa bir süre evli kalmışlardı; Merve’nin aldattığını saklamadan hemen başka biriyle evlenmesiyle birlikte evlilikleri sona erdi. İki yıl sonra da ben Volkan’ın hayatına girdim. Tanıştık, birbirimize âşık olduk ve üç yıldır evliyiz.
İşin basit olduğunu düşünebilirsiniz: insanlar boşandı, herkesin yeni bir hayatı var. Ama öyle değilmiş. Öncelikle Volkan’ın ailesi, özellikle de kayınvalidem, geçmişte takılıp kalmış gibi. Hâlâ oğullarının Merve’yle kurduğu “mükemmel aile”yi savunuyorlar. Nezaketle, saygıyla yaklaşmaya çalışmama rağmen, karşıma duvar gibi bir reddiye çıktı: beni kabullenmek istemediler. Kayınvalidemin tek bir bahanesi var: Volkan ve Merve’nin ortak bir çocukları var, yani onun gözünde onlar gerçek bir aile, ben ise sadece “geçici bir yolcuyum.”
Volkan’la tanıştığımızda o bekar, Merve ise çoktan yeni bir hayat kurmuştu. Bana başından beri dürüst davrandı, kızını çok sevdiğini ve her fırsatta onunla vakit geçirdiğini anlattı. Merve o zamanlar Volkanı’ın çocukla görüşmesine engel olmuyor, hatta babasız büyümek zorunda kalmadığı için minnettar olduğunu bile söylüyordu. Aralarındaki iletişim sadece çocuk üzerinden, soğuk ve mesafeliydi.
Ama işte tam da bu durum kayınvalidemi çileden çıkarıyordu. “Kendi” ailesini her ne pahasına olursa olsun geri getirmek istiyordu. Bana gelince, ben sadece “genç ve güzel” bir kadındım, “kendime uygun” biriyle evlenebilirdim. Hatta düğünümüzde bile bana şunu söylemişti:
*“Neden bu evliliği yapıyorsun ki? Onun zaten bir ailesi var! Çocuk da var!”*
Ona eşimin kızına saygı duyduğumu, harika bir baba olduğunu, ama ailenin sadece evlilik cüzdanındaki bir kayıt ya da ortak geçmiş olmadığını anlatmaya çalıştım. Ama kayınvaldem beni duymadı bile. Onun kalbi yalnızca Merve’ye aitti.
Merve’nin ikinci eşinden boşanması, kayınvalidem için bulunmaz bir fırsat oldu. “Şimdi her şey düzelecek!” diye düşünüyordu. Hemen Merve’yi tüm aile toplantılarına davet etmeye başladı, sanki hâlâ “oğlunun karısı”ymış gibi. Her zaman aynı cümleleri duyuyordum:
*“Merve çok iyi bir eşti… Sen de tabii ki fena değilsin, ama…”*
Merve ise bu duruma pek aldırmıyor gibiydi. Davet edildiği zaman geliyor, kibarca gülümsüyor, başını sallıyordu. Sıcaklık yoktu, geri dönme isteği yoktu. Sadece buz gibi bir kayıtsızlık, ki bu tutumu kayınvalidemi hep etkilemişti. Ona “itaatkâr”, “tartışmayan”, “hanımefendi” diyordu. Ben ise görünüşe göre fazla “hareketliydim”.
Volkan her şeyi görüyor, annesini ikna etmeye çalışıyordu:
*“Anne, yeter. Merve’yle aramızda hiçbir şey yok. Çocuğumuzu birlikte büyütüyoruz, bu bir ebeveynlik ilişkisi, aşk değil. Niye eşimi kabullenmek istemiyorsun?”*
Kayınvaldem dinliyormuş gibi yapıyor, iki gün sonra yine arıyordu:
*“Eşinin yanında mısın? Merve’de misin?”*
*“Oğlum, Merve’ye uğra, şu kavanozları alıver. Bir de bak, tek başına çocukla nasıl idare ediyor…”*
Adeta kıskançlık tohumları ekmeye, beni bunlarla sınamaya çalışıyordu. Ama ben buna düşmedim. Volkan’ın bana sadık olduğunu biliyorum. Kızı için elinden geleni yapıyor: masraflarını karşılıyor, alışverişini yapıyor, aktivitelere götürüyor, hatta bazen bizimle haftalarca kalıyor. Merve’yle aramızda sorun yok. Her şey net ve mantıklı. Zaten boşanmış yetişkinler böyle davranmalı.
Ama kayınvaldem kendi hayal dünyasında yaşıyor, sanki sadece o “doğru” olanı biliyor. O “eski aile” gerçekti, ben ise yabancıydım ve geçiciydim. Bu durum beni kıskandırmıyor ya da aşağılamıyor, sadece öfkelendiriyor. Kabul görmek için ne kadar uğraşabilirim ki?
Geçenlerde Volkan, bir çocuğumuz olduğunda her şeyin değişeceğini söyledi. Annesinin vazgeçeceğini, artık yeni bir ailemiz olduğunu anlayacağını. Ama ben şüpheliyim. Ortak çocuğumuz bile onu durduramayacak. Sadece şunu söyleyecek:
*“Ne olmuş yani? Başka bir çocuğu daha oldu. Merve daha iyi bir anneydi…”*
Volkan kör değil. Her şeyi görüyor ve hissediyor. Beni korumaya çalışıyor, yanımda duruyor. Ama anne, anne. Onu hayatından çıkaramaz. Bunu anlıyorum. Ama artık bu çekişmenin ortasında yoruldum. Kayınvalidemin beni sevmesini beklemiyorum. Alkış istemiyorum. Sadece saygı ve sessizlik istiyorum.
Ne yapmalıyım? Bir çocuk durumu değiştirir mi? Yoksa onun kalbi hep o eski ailede mi kalacak? Ben orada hep fazlalık mı olacağım?




