Aşk Kapımı Çaldı…

Kapıma aşk çaldı…

Ebru köyden şehre taşınmış ve üniversiteye başlamıştı. Köy okulundan sonra dersler zor geliyordu, ama o bütün gün kitapların başında oturur, sınavları geçmek ve bursunu kaybetmemek için çabalardı. Annesi ona sadece yiyecek gönderebiliyordu.

İşe başlayınca, bu sefer o annesine para göndermeye başladı. Her iznini köyde geçirirdi. Denizi elbette hayal ediyordu ama herkese, köydeki havanın, ormanın ve derenin güzelliğini anlatıp, “Güney’e gerek yok” derdi.

“Ebrucum, ne zaman evleneceksin? Hiç mi beğendiğin yok? Torunlarımı görecek miyim?” diye iç çekerdi annesi.

“Merak etme anne, evlenirim,” diye savuştururdu Ebru, ama evlilik konusundaki bu konuşmalar artık onu bunaltmıştı. Köyde herkes ilk iş evliliğini sorardı.

Ebru’nun ilişkileri olmuştu, aşkını da yaşamıştı, ama evlenme teklifi eden çıkmamıştı.

Bir gazetede çalışıyordu. İş günü bitmişti, ama dışarıda şiddetli bir yağmur vardı. Sanki hafifliyordu. Ebru yağmurluğunu giyip şemsiyesini hazırladı ve dışarı çıktı. Ama tam dışarı adımını atınca, yağmur daha da şiddetlendi. Binanın girişindeki saçak altında durdu, arabaların geçişini izledi.

Islak asfalta düşen ağır damlalar, ayaklarına kadar sıçrıyordu. Üşümüş bir halde duvara yaslandı. Derken bir araba, önünde durdu.

“Hanımefendi, buyurun binebilirsiniz. Yağmur dursa bile yollar göl oldu,” dedi genç adam, camını açarak.

Ebru arabaya bindi. Altı ay sonra, onu kurtaran bu adam evlenme teklif etti. Aşkından deli divane olduğu için değil, evlenme vakti geldiği için ve Levent güvenilir biri olduğundan kabul etti. Onunla ve annesiyle birlikte şehir merkezindeki büyük bir dairede yaşamaya başladılar.

Annesi Ebru’yu hiç sevmedi.

“Bizim evi alacağını sanma. Bu numara işlemez,” diye baştan uyardı.

“Gündelik kıyafetlerle gezilmez. Üstünü hemen değiştir,” diye emrederdi.

Ebru değiştirirdi. Ama temizlik yapmak, yemek pişirmek için şık elbiseler giymek pratik değildi. Kendisi ise Nurten Hanım gibi resmi davetlerdeymiş gibi giyinirdi.

Kısacası, kaynanasıyla anlaşamadılar. Bir gün Levent’i, “Çocuk olmadan boşan” diye ikna etmeye çalıştığını duydu. Ağlayarak Levent’e, “Annen haklı, ayrılalım” dedi. Eşyalarını toplamaya başladı.

Ama Levent onu bırakmadı. Ertesi gün kiralık bir daire buldu ve annesinin yanından ayrıldılar. Hayatları düzene girdi. Belki annesi Levent’i telefonla rahatsız ediyordu, ama artık evlerine gelmiyordu. Levent de Ebru’ya hiçbir şey anlatmazdı. Biriktirdikleri parayla ileride kendi evlerini almayı planlıyorlardı.

Bir pazar günü arkadaşlarıyla göle gittiler. Balık, mangıSonunda, Ebru ve Roman’ın yolları birleşti ve birlikte kurdukları bu yeni hayat, geçmişin acılarını unutturup onlara gerçek mutluluğun kapısını araladı.

Rate article
Lifequest
Aşk Kapımı Çaldı…