Kayıp Sezgiler

Elif

Elif, üniversitede okuyan bir kız, tıpkı diğer öğrenciler gibi gece vardiyalarında ek iş yapıyordu. Annesi ona maddi destek sağlayamıyordu, sadece bursla İstanbul gibi büyük bir şehirde ayakta kalmak ise imkânsızdı.

Yaz sınavlarından sonra izin alıp üç haftalığına annesinin yanına gitti. Dinlenmiş, uykusunu almış ve annesinin doldurduğu çantayla kavun, domates ve ev yapımı reçel kavanozlarıyla dolu bir şekilde döndü.

Otobüsten indiğinde valiz ağırlığıyla yürümek zor gelmişti. Durağa ulaşıp çantayı banka koyduğunda içi rahatladı. Şehre geri dönmek güzel hissettiriyordu. Annesinin yanında iyiydi ama iki yıldır yalnız yaşamaya alışmıştı. Gürültülü şehri, arkadaşlarını özlemişti. İşe başladığında ucuz bir daire kiralayıp yurttan çıkmayı başarmıştı.

Küçücük bir daireydi, kenar mahallede, ama en azından uygun fiyatlıydı. Penceresinin önünde yüksek otlarla kaplı bir boş arazi, ardında ise sık bir orman vardı. Geceleri etrafta tek bir ışık yanmazdı ama sabahları güneş bütün evi aydınlatırdı. Kışın ise boş arazinin üstünü kaplayan kar, geceleri bile içeriye ışık yansıtırdı.

Tam o sırada bir inilti duydu. Başını çevirip baktığında bankın altında sivri burunlu, kahverengi, iri gözlü bir köpek gördü. Gözlerinde korku ve terk edilmişlik okunuyordu. Köpeğin banka bağlı olduğunu fark etti. Çömelip yavaşça iple çekti.

“Korkma, çık.”

Köpek isteksizce bankın altından çıktı, en ufak bir harekette geri kaçmaya hazırdı. Ama Elif ipi sıkıca tuttu. Köpek hızlı hızlı nefes alıyor, dili dışarı sarkıyordu. Ağustos sıcağında gölgeye sığınmıştı belli ki. Elif susadığını anladı.

Yakındaki büfeden bir şişe su aldı.

“Bir de boş konserve kutusu var mı?” diye sordu.

“Tek kullanımlık bardak versem?” diye sırıttı tezgahtar.

“Hayır, köpek içemez ki. Şu bankta bağlı duran dachshund var. Ne zamandır orada acaba?”

Tezgahtar gözlerini kısıp baktı.

“İnsanlar çok acımasız. Sabah sekizde açarken gördüm. Lüks bir araba geldi, adam köpeği çıkardı, bağladı ve gitti. Hâlâ gelmedi. Terk etmiş herhalde. Al, yıkanmamış ama.”

Elif suyu köpeğin önüne koydu. Köpek korka korka yanaşıp içmeye başladı.

“Şimdi seninle ne yapacağım? Gece sokak köpekleri seni parçalar. Ya da seni serseriler yer? Iyy.”

Kendi ağzından çıkan sözlere ürperdi.

“Benimle gelmek ister misin? Başka seçeneğin yok.”

Büfeye bir telefon numarası bırakıp köpeği alarak dolmuşa bindi. Şoför ve diğer yolcular itiraz etmedi. Köpek kucağında uslu uslu durdu.

Eve varınca köşeye büzüşüp etrafı kokladı, yeni evine alışmaya çalıştı. Elif hemen battaniyeden bir yatak yaptı. Köpek oraya uzandı, büyük siyah gözlerle onu izledi.

“Peki adın ne? Belki… Felix?”

Köpek havlElif, Felix’in adını söylediğinde köpek bir kez daha havlarken, artık yalnız olmadığını hissetti ve hayatındaki bu küçük dostla yeni bir başlangıç yapmanın huzuru içinde gülümsedi.

Rate article
Lifequest
Kayıp Sezgiler