Bir Annenin Kayıp Umudu: Dönüşü Beklemek

“Bana kızını mı bıraktın?” diye düşündü Sevim, içini korku kapladı. “Hayır, bu olmaz. Mutlaka geri gelecek.”

Sevim işten döndüğünde masanın üzerinde kızından kısa bir not buldu. Leyla’yla ilişkileri inişli çıkışlıydı, ama bu şekilde evden kaçacağını hiç beklemiyordu. Notu tekrar tekrar okudu, ezberledi adeta, ama yine de bir şeyleri atlamış, yine de bir şeyleri yanlış anlamış gibi hissediyordu.

O gece Sevim bir türlü uyuyamadı. Bazen yastık çok sert geliyor, bazen yorgan ağır, bazen de sıcaktan nefesi kesiliyordu. Ağladı, saatlerce kızıyla hayali konuşmalar yaptı, tüm kavgalarını ve mutlu anlarını düşündü…

Sonunda yorgun düşüp, masaya oturdu ve abajuru yaktı. Not, çalışma kağıtlarının üzerinde duruyordu; defalarca okumaktan buruşmuştu.

Sevim yüzüncü kez notu dikkatle okudu. Hayır, yanlış anlamamıştı. Sanki Leyla’nın o sinirli, suçlayıcı sesini duyuyordu:

“Senin kontrolcülüğünden bıktım… Çok baskıcısın… Kendi hayatımı yaşamak istiyorum. Ben artık büyüdüm… Zaten bırakmazdın beni, bu yüzden sen yokken gidiyorum. Ben iyiyim. Yalnız değilim. Beni aramana gerek yok. Geri dönmeyeceğim…”

Ne bir giriş ne de imza. “Peki ya ben?” diye sordu Sevim, sanki kızı duyup cevap verecekmiş gibi. “Ya bana bir şey olursa? Haber verecek yerin bile yok. Benim ne hâle düşeceğim umrunda değil mi?”

Belki de Leyla haklıydı kendi açısından. Ama bir anne olarak Sevim, onun iyi bir eğitim almasını, sağlam bir iş bulmasını istiyordu. Ansızın gelen aşkların, plansız hamileliklerin onu bu hedeflerinden alıkoymasını istemiyordu. Hiçbir anne çocuğuna sınırsız özgürlük tanır mıydı?

Sevim de öğrenciyken evlenmişti ve aşkın, tutkunun nasıl çabucak sönüp gittiğini, parasızlıkla, yurt odasının darlığıyla, düzensiz hayatla nasıl tükendiğini hatırlıyordu.

Leyla doğduktan sonra işler iyice zorlaşmıştı. Kocası, o da genç bir öğrenciydi, artık birbirlerini anlamıyor, durmaksızın kavga ediyorlardı. Belki annesi haklıydı, o zaman kürtaj olmalıydı? Ama Sevim aşklarının tüm zorlukları yeneceğini sanmıştı. Ne kadar da safmış.

Üç ay sonra boşandılar. Sevim okula ara verip ailesinin yanına döndü. Şaşırtıcı bir şekilde annesi, kürtaj için ısrar etmesine rağmen, torununu hemen sevmişti. Sevim’i okula devam etmesi için serbest bırakmış, kendisi Leyla’yı büyütmüş ve şımartmıştı.

Ailesi hayattayken Sevim’in derdi yoktu. Annesi yanındaydı, çocuğu emin ellerdeydi. Üniversiteyi bitirdikten sonra iki yıl İngilizce öğretmenliği yapmış, ardından çevirmen olmuştu.

Ama aşk hayatına şans gülmemişti. Annesi, “Artık kendini bilen, olgun bir adam bulmalısın,” demişti. Ama Sevim’in karşısına ya evli olup sadece âşık olmayı teklif edenler çıkıyordu ya da her şeyini eski eşine bırakmış, çaresiz bekârlar… Bu tür erkeklerle ilişkiye girmekten hep korkmuşArtık eskisi gibi olmasa da, Sevim, Leyla ve İpek birlikte yeni bir hayat kurmayı başardılar, çünkü en sonunda anladılar ki aşk ve anlayış, her yarayı sarmaya yetecek kadar güçlüdür.

Rate article
Lifequest
Bir Annenin Kayıp Umudu: Dönüşü Beklemek