Valizlerle Geldik

Kapılardan valizlerle çıkageldiler.

“Delirdin mi sen? Bu valizleri nereye koyayım ben?” diye bağırıyordu Ayşe Hanım telefonun diğer ucuna, boşta kalan elini havada sallayarak. “Tek odalı bir dairede yaşıyorum, duyuyor musun? Tek oda! Siz kaç kişisiniz, dört mü?”

“Anne, lütfen bağırma!” diye karşılık verdi kızının sesi. “Sadece üç kişiyiz, Kerem Rostov’da kaldı, sınavları var. Biz Mehmet’le ve Mine’yle sadece bir haftalığına geleceğiz, kiralık ev bulana kadar.”

“Bir hafta mı?” Ayşe Hanım neredeyse telefonu elinden düşürüyordu. “Hayatım, kızım, bu evin ne kadar küçük olduğunu biliyor musun? Kedim Tekir bile zor sığar buraya! Senin çocuğun nerede uyuyacak? Benim divanımda mı?”

“Anne, yere bir şeyler sereriz, merak etme. Önemli olan başımızın üstünde bir çatı olması. Mine de küçük, ona çok yer gerekmez.”

Ayşe Hanım küçücük dairesine şöyle bir baktı. Üzerinde uyuduğu eski kanepe, kayınvalidesinden kalan sandalye, arada çalışan buzdolabıyla minicik mutfak. Pencere kenarındaki sardunyalar, bu daracık alandaki tek neşesiydi.

“Canım kızım, belki bir otele gidersiniz? Ben emekliyim, kuruşturum bile zor…”

“Anne, ne oteli? Biletlere zor yetirdik! Dinle, biz zaten trendeyiz, yarın sabah varırız. Sadece birkaç yer aç, olur mu?”

“Bip” sesi. Kızı telefonu kapattı.

Ayşe Hanım sandalyesine çöktü, telefona bakakaldı. Kızı, ailesiyle birlikte Rostov’dan İstanbul’a, hayatlarını değiştirmek için geliyordu. Damadı Mehmet, şehirde iyi bir iş bulacağına dair söz vermişti. Bu arada da onun tek odalı, şehrin kenar mahallesindeki küçücük dairesinde kalacaklardı.

Beyaz göğüslü, sarı tüylü Tekir, mırıldanarak bacaklarına sürtündü.

“Ey, Tekir,” diye okşadı onu Ayşe Hanım, “hazırlan bakalım, misafirlerimiz geliyor. Artık bu ev bir ring balığı gibi dolacak.”

Ayağa kalktı, dairesini eleştirel bir gözle süzdü. Dolap odanın yarısını kaplıyordu, raflar uzun yılların birikimiyle doluydu. Çerçeveli fotoğraflar, defalarca okuduğu kitaplar, kızından hediye vazolar ve biblolar…

“Temizlik vakti,” diye iç çekti.

Komşusu Fatma Hanım tam da o sırada çöp tenekesiyle merdivene çıkıyordu.

“Ayşe Hanım, bu erken saatte temizlik de neyin nesi?” diye sordu, onun eşyaları taşıdığını görünce.

“Kızım aAyşe Hanım, sonunda kendi evinde huzurla çayını yudumlarken, artık kimsenin onun sessiz dünyasını bozmayacağını bilmenin rahatlığıyla gülümsedi.

Rate article
Lifequest
Valizlerle Geldik