Eski Eşin Baba Tarafı…

Meltem dalgın dalgın, yarım saat önce kuryenin getirdiği o güzel buketi inceliyordu. Yanılma payı yoktu—çiçekler ona aitti. Bunu, üzerinde “Güzel Meltem’e” yazan not açıkça gösteriyordu.

Boşandıktan sonra, kızın gizli bir hayranı türemişti. Meltem, Eren’den ayrılmayı çok zor atlatmıştı. Aslında mesele duygular değil, kaynanasının üzerine döktüğü kirli çamurlar ve kocasının—şimdi eski kocasının—annesinin tarafını tutmasıydı.

İşler ne garip şekilde ilerlemişti. Meltem, boşanma belgesiyle eve döndüğü akşam, kapı çalmıştı. Görkemli güllerle karşılaşınca, Eren’in onunla dalga geçtiğini dahi düşünmüştü. Oysa böyle bir buketin değeri vardı, hem de epey pahalıydı. Eski kocasıysa ona sadece bir kez cömert davranmıştı, hem de çok eskiden.

O günden sonra Meltem, haftada iki veya üç kez çiçek almaya başladı. Her seferinde buketin yanında kısa bir not bulunuyordu. Kız, bu güzel çiçekleri kimin gönderdiğini düşünmekten kafayı yiyordu.

Şimdi o muhteşem güllere bakarken, Eren’in ona çiçek aldığı o tek an aklına geldi. Kötü bir kavgadan sonra olmuştu. Eren’in annesi Gülsen Hanım, oğlunu geliniyle kavga ettirmek için elinden geleni yapmıştı.

“Paraları saçıyorsun!” diye bağırmıştı koca, karısının pahalı bir kuaförde tırnaklarını yaptırdığını öğrenince.

“O kadar büyük bir para değil,” diye karşı çıkmıştı Meltem. “Sonuçta ben de çalışıyorum, kendime harcama hakkım var.”

“Büyük harcamaları birlikte konuşacağımız konusunda anlaşmıştık,” diye öfkelendi Eren. “Senin tırnakların servete mal olmuş. Annem bana bu saçmalığın fiyatını söyledi!”

Meltem acı bir gülümsemeyle hatırladı. Tabii ki yine kaynanasının parmağı vardı. Gülsen Hanım, gelinini ilk gördüğü andan beri sevmemiş, sürekli ona çatmıştı.

Eren hiçbir zaman karısını savunmamıştı. Hep annesinin yanında durmuştu. Gülsen Hanım, oğlunun kulağına sürekli bir şeyler fısıldardı. Gencelerin evine geldiğinde, ellerini dramatik bir şekilde ovuşturup “pencereler ne kadar kirli” diye şikayet ederdi. Sonra Eren de karısına bağırır, onu tembel bir ev hanımı olmakla suçlardı.

Bir gün kaynana, Meltem’in işten dönüşünde kıyafetlerini görüp dehşete düşmüştü. Oğluna hemen koşup, “Gelinin giyimi kuşamına bak! Belli ki işyerinde uygunsuz işler çeviriyor,” demişti.

“Elbisesinin yırtmacını gördün mü?” diye öfkelendi Gülsen Hanım. “Hem üstelik patronu erkek. Önünde kıvrımlarını sallayıp terfi almak için her şeyi yapıyordur.”

Eren, annesini durdurmak yerine ona hak vermişti. Ve her seferinde karısına “tatlı” bir hayat yaşatmıştı.

Meltem’in kendi parasıyla tırnak yaptırmaya “cesaret ettiği” o kavga, büyük bir bozuşmayla sonuçlanmıştı. Eren ona savurgan ve arsız demişti.

“Böyle konuşmaktan kendin utanmıyor musun?” diye isyan etmişti Meltem. “Bu arada ben senden daha fazla kazanıyorum.”

Gerçekten de Meltem, kocasından fazla kazanıyordu. Eren’in işleri son zamanlarda hiç yolunda gitmemişti. Bir işten diğerine atlıyor, ya şartlar çok ağırdı ya da maaş azdı.

Eren’den Meltem hiç para görmemişti. Market bile almazdı. Üzerine kalan tek sorumluluk faturaları ödemekti, onu bile düzenli yapamıyordu. İşte o gün de faturalar yüzünden karısına yüklenmişti.

“Kira parasını zor ödüyoruz, sen bir de çılgın paralar verip tırnak yaptırıyorsun!” diye bağırmıştı.

“Kirayı ödeyecek para kazanmak sana düşüyor,” diye karşılık vermişti Meltem. “Ama sen bu yeteneğini kaybetmiş gibisin. Ben market alışverişini, ilaçları, benzin masraflarını ve arabanın tamirini üstleniyorum. Hatta kıyafetlerimi bile ben alıyorum.”

“Benim evimde yaşıyorsun, bir de bana parayla üstüme geliyorsun?” diye incinmiş bir sesle haykırmıştı Eren. “Annem haklıymış, kadını bir kez eve al, hemen kendini evin sahibi sanıyor.”

Böyle konuşunca Eren’in gururu incinmişti. Annesi ona hep ailenin direğinin kendisi olduğunu aşılamıştı. Ev ona aitti, yani karısı orada misafirdi. Bu yüzden ev işlerini yapacak, temizlik yapacak, alışverişe çıkacak ve kocasını dinleyecekti.

“Üç gündür et yemiyorum,” diye sızlanmıştı Eren, “sen parayı tırnaklara harcıyorsun.”

“Dün tavuk, önceki gün balık vardı,” diye cevap vermişti Meltem. “Başka bir şey istiyorsan, artık bir iş bul ve para kazanmaya başla.”

Eren, karısının bu cüretine daha fazla dayanamamıştı. KSonunda Meltem ve İbrahim, yargılayan bakışlara rağmen mutluluklarını bulmuş, geride bıraktıkları acıların yerini sevgi ve huzur almıştı.

Rate article
Lifequest
Eski Eşin Baba Tarafı…