Kendi Aileniz

Evde sabah güneşin yanı sıra bir de rüzgar vardı. Zeynep, evdeki her şeyin yerinde olduğundan emin olmak için bir kez daha göz gezdirdi. Cem’in yüzü temiz, kızlar baloncukları iyi bağlamış. Cem, Zeynep’in gönlünü kavuşturmak için evin içinde oturmuş Ayşe Hanım da günah tutmuş gibi düzgün bir elbise giymiş. Dün Ali, alacağı bir sürprizle birlikte eve geleceğini arayarak söylüvermiş. Zeynep, evin telefonu olduğu için köy meclisine gitmiş olduğunda, eve ancak akşam geri dönmüştü. Ali iki aydır köyde değil, iş sebebiyle şehre gitmiş. Zeynep, elleri titrek bir şekilde duymaktan ne kadar korktuğunu açıklayamamıştı. Çocuklarla beraber kalmak zorunda kalmıştı çünkü.

Zeynep o gece ıskemlede oturmuş şöyle demişti:
“Ali, işe yarar mısın? Ne oluyorsun? Baba yok, çocuklar var, ben kalmayayım da onlarla ne yapacağız?”

Ali, karısına zararsız bir şekilde mesafe koymuştu.
“Ne yani ağlıyorsun, beni de gömdüydün mü? İşe gidiyorum, görsene bu eve tavanı değiştirmek gerekiyor, çocukların bu sene olduğu gibi okula gitmek için. Köyde iş yok, sana anlatıyorum.”

Zeynep, Ali’nin doğru söylendiğini biliyordu. Parası gerekiyordu evin içine, ama köyde iş yoktu. Kendi biraz para elde edebiliyor, çocukları götürmemek genellikle daha da maliyetli olurdu. Ama yine de içi sızlıyordu, Ali’yi bırakmak zorundaydı.

Ali bir ay sonra ilk para gönderdi. Zeynep, en güzel elbisesini giyerek postaneye giderken, komşuların ilgisini çekmeye çalışmıştı. Çünkü tanımış olduğu kadınlar hakkında kötü şeyler söylüyordu. Ali’nin onu terk ettiğini ve çocuklarını bir yana yitirmiş gibi deliller olabildi. Fakat Zeynep, bu primer banka nöbetçiliği gibi zamanlar seçmişti. İhtiyacı olan herhangi bir kişiyle aynı zamanda gelmiş olmaktan mutluluk duyunca.

Ali bir gün önce aradığında, bu seferki sürprizi almanın daha da heyecan verici olduğunu düşündü yine ama, écrin neydi? Ama Ali geldiğinde, Zeynep’in memnun edici bir davet vermesi bekleniyordu. Ayşe Hanım’ın ise birçok anlam veremediği tavırları vardı.

“Nejet’ bu ne demek? Hadi canımdan çok değil miydim?”

Zeynep, Ali ile uyumlu bir şekilde cevap verdi. “Ali sizin gözünüzde saygı duyulan kişi向社会,” diye başladı.

Ali, yine kara düşüncelerle itiraf etti. “Ali, işe başlayıp hayatta kalmak için köyde çıplakla kalmak yeterli değil.”

Zeynep, Ali’m doğruluğunu pek fazla düşünmeden kabul etti. Ali kendi yolunu bulmuştu. Hatta zorluklara rağmen çocuklar için sabırlı olabildiğini hissedip sabır gösterdi.

“Bahçe!”

Zeynep yine bir kez aynada kendine baktı. Dışarıdaki komşuların ilgisini çekmek istemişti. Eski arkadaşları gibi.

Ali, onu gerçekten istese. Zeynep banka üstüne yürümek istiyordu. Erkek çocuklarla karşılaştı.

“Ali’ni nasıl buldunuz? Ne proje var ortada?”

İşin ters gittiğinin farkında olmuştu. Yüzde biri. Ali, Ebru ile birlikte geldi. Zeynep, kapının eşiğinde durmuş, rengi kesilmiş gibi havada asılı kaldı. Komşular, zalimin ne olduğunu öğrenmek istiyordu. Ali, konuğu daha da içeriye soktu.

“Ali, neden böyle?”

Ebru, Zeynep’e küstah bir şekilde bakıyordu. Ali de hafifçe gülümsedi. “Ebru’yla evde olacağız.”

Zeynep yüreğinin kırıldığını hissediyor gibi görünüyordu. Ali, Ayşe Hanım’ın gözlerini karşılamıyordu.

“Ali, çocuklar nerede?”

Ali, Zeynep’in üstüne baktı. Bu yüzden onu eve almak istemiyordu.

Ayşe Hanım, komiklik yapmaya başladı. “Ali, ne yapıyorsun? Kendine gel!”

Ali, her zamanki gibi sakin cevap verdi. “Ebru ile artık birlikte olacağız.”

Zeynep, Ali’ye bir tane alçak gülümseme savurmuştu. “Ali, bu ne yani?”

Ali, Ebru’yu gözlemledi. “Ebru, bu evin sahibiyim. Babam evi bana hediye etmişti. Sattığımda da Ali adına yasal işlem tamam.”

Zeynep, Ali’ye çok残忍 bir zarar görmüş aldatılmış olabiliyordu. Ev de Ali’nin adındaki bir konuttu. Ahiret, Ali olayından korkmuştu ama geldiğinde ne yapmamıştı.

Ali, evden çekip giderken, Ebru, koplara takılıp ayakta durmaya çalışıyordu. Zeynep’in içinden bir şey kopmuştu.

Zeynep, her şeye karşın yalnız başına kalıyordu. Anne, çocuklar, oğlanlar… Yine bir samimilik vardı. “Ebru, Ali’de yeterli bir bütçe olmasak, bu nasıl olur?”

Zeynep, Ali’ye bu konuyla ilgili daha fazla anlaşma sağlamıştı. “Ali, işim bu kadar.”

Ali, Ebru ile birlikte köyden kayboldu. Zeynep, hâlâ orada dul bir kadını yakaladı. Herkes kendisiyle konuşuyordu.

“Bak, bak, Ali gibi bir evladına ne kıyım.”

Ali, Zeynep’e iki defa daha köyde gelmişti. Kadını ve çocuklarını uyanık bırakmıştı. Ebru ile birlikte Ali’nin adında bir evi sattığını öğrenmişlerdi. Zeynep, Ali’nin kararıyla kırılmıştı ama hâlâ Ali’nin parasını ele geçirirken oldukça zararsız olduğunu alabildiğine umursamamıştı.

Yeni bir yıl başladı. Zeynep, iş yerinde çalışanlarla hâlâ mücadele etmiyordu. Bir çay içmeleri, konuşmaları için Leyla Hanım’ın yanına geçti. Birbirlerine karşı samimi olmak için gerekli olan her şey vardı. Leyla Hanım, tek odalı bir evinde kalan Zeynep’le beraber yaşıyordu. Zeynep’in samimilikte bulunmaları için uzun yollar kat etmek gerekiyordu.

Ali, Ebru ile birlikte eve gelmek istemişti çünkü Ebru kendi başını götürüyordu. Zeynep, Ali’nin elindeki kovaları hissederek içine girdi. Ali, evin sahibi olduğunu iddia ediyordu.

“Kime verdi Ali, çocuklara? Ne oldu Ali?”

Zeynep, Ali’ne verdiği zararsız tavrını gözden geçirmeye karar verdi. Ali’yle çocukları arasında çok güçlü bir bağ vardı. Zeynep, Ali’ne karşı olan içgülümseme her zaman duyulmuştu.

Ali, Ebru’ya eğilip dua ederken Zeynep, “Ali, neyi umut ettiğin yok,” dedi. Zeynep, Ali’ne önce bir darbeyi vurdurdu.

Zeynep’in çocuklarıyla birlikte yaşaması için bir samimiyet vardı. Onlarla birlikte olmak istiyordu. Zeynep, Ali’ni değil, para yoksulluğuyla çaresizlik içinde kalmıştı.

Sonunda, Ali, Ebru ile birlikte köyden uzaklaşmak istedi. Ebru, Ali’ye şehirde para kazanamayacağını anlatmıştı. Ali, köyde adım bile atamayacağını düşünüyordu. Ebru, Ali’yi terk etmişti. Ali, bu durumda bir bağ kurmak istiyordu. Ama köyde yoktu. Zeynep, Ali’ye karşı bir sevgi hissetmeyeceğini anladı.

Zeynep, komşularla birlikte Ali’ni köyden çıkardı. Ali, Ebru ile birlikte eksikliğini hissetti. Köyde geçmişlerinin bir kısmı ona ait değildi. Zeynep, Ali’ye verilen zararları şöyle de ifade etti:

“Erkekler hep her zaman haklıdır. Ama bu konuda Ali çok yanlış yaptı.”

Ali, çocukların yararına değil, kendi yararına çalıştığını savunmuştur. Zeynep, Ali’ye zarar vererek bahsetti ve Ali’ni hemen bir zararla karşılaştı.

Zeynep, Ali’ne birden yankı verdi. “Tavuğu diyorduk, Ali.”

Ali, Zeynep’in kulaklarına tırmalayıcı bir şekilde yaklaşmıştı. Zeynep, Ali’ni zaman içinde kıskanan ama sonunda uzlaşmaktan kurtulmuştur. Sonunda, Ali, Ebru ile birlikte köyden uzaklaşmıştı.

Zeynep, Ali’ni her zaman alçak gülümsemekten kaynaklanan zararlarla çözümde mücadele etmek zorundaydı. Ali, işler sebebiyle köydeki hayatlarına devam eden biriymiş gibi görülmek istiyordu. Zeynep, Ali’ne karşı olan samimi olmayan tavrını değiştirmişti.

Ayşe Hanım ve alacaklı olmayan biri, Zeynep’e yardım etmeye karar verdi. Zeynep, olaylarla hâlâ mücadele etmiyordu. Bir çay içmeleri, konuşmaları için Leyla Hanım’ın yanına geçti. Birbirlerine karşı samimi olmak için gerekli olan her şey vardı. Leyla Hanım, tek odalı bir evinde kalan Zeynep’le beraber yaşıyordu. Zeynep’in samimilikte bulunmaları için uzun yollar kat etmek gerekiyordu.

Ali, Ebru ile birlikte eve gelmek istemişti çünkü Ebru kendi başını götürüyordu. Zeynep, Ali’nin elindeki kovaları hissederek içine girdi. Ali, evin sahibi olduğunu iddia ediyordu.

“Kime verdi Ali, çocuklara? Ne oldu Ali?”

Zeynep, Ali’ne verdiği zararsız tavrını gözden geçirmeye karar verdi. Ali’yle çocukları arasında çok güçlü bir bağ vardı. Zeynep, Ali’ne karşı olan içgülümseme her zaman duyulmuştu.

Ali, Ebru’ya eğilip dua ederken Zeynep, “Ali, neyi umut ettiğin yok,” dedi. Zeynep, Ali’ne önce bir darbeyi vurdurdu.

Zeynep’in çocuklarıyla birlikte yaşaması için bir samimiyet vardı. Onlarla birlikte olmak istiyordu. Zeynep, Ali’ni değil, para yoksulluğuyla çaresizlik içinde kalmıştı.

Sonunda, Ali, Ebru ile birlikte köyden uzaklaşmak istedi. Ebru, Ali’ye şehirde para kazanamayacağını anlatmıştı. Ali, köyde adım bile atamayacağını düşünüyordu. Ebru, Ali’yi terk etmişti. Ali, bu durumda bir bağ kurmak istiyordu. Ama köyde yoktu. Zeynep, Ali’ye karşı bir sevgi hissetmeyeceğini anladı.

Zeynep, komşularla birlikte Ali’ni köyden çıkardı. Ali, Ebru ile birlikte eksikliğini hissetti. Köyde geçmişlerinin bir kısmı ona ait değildi. Zeynep, Ali’ye verilen zararları şöyle de ifade etti:

“Erkekler hep her zaman haklıdır. Ama bu konuda Ali çok yanlış yaptı.”

Ali, çocukların yararına değil, kendi yararına çalıştığını savunmuştur. Zeynep, Ali’ni zarar vererek bahsetti ve Ali’ni hemen bir zararla karşılaştı.

Zeynep, Ali’ne birden yankı verdi. “Tavuğu diyorduk, Ali.”

Ali, Zeynep’in kulaklarına tırmalayıcı bir şekilde yaklaşmıştı. Zeynep, Ali’ni zaman içinde kıskanan ama sonunda uzlaşmaktan kurtulmuştur. Sonunda, Ali, Ebru ile birlikte köyden uzaklaşmıştı.

Zeynep, Ali’ni her zaman alçak gülümsemekten kaynaklanan zararlarla çözümde mücadele etmek zorundaydı. Ali, işler sebebiyle köydeki hayatlarına devam eden biriymiş gibi görülmek istiyordu. Zeynep, Ali’ne karşı olan samimi olmayan tavrını değiştirmişti.

Rate article
Lifequest
Kendi Aileniz