Bu aşkın yüzünden okuldan atıldın! Seni evlenmek için değil, okumak için gönderdik! Köylü bir kızı ailemize almamız mı eksikti? diye öfkeyle bağırdı babası. Oğlunun sıcak aşkını ayırarak durdurmaya karar verdiler. Babasının isteğiyle, Emre askere gitti.
Leyla evde düzen sağlıyordu. Duvarlardaki kâğıtları yeniledi, pencerelerin perdelerini değiştirdi, şimdi de dolabın üstündeki eşyaları düzene sokmaya çalışıyordu. Leyla düzeni severdi, böylece içi de rahat ederdi.
En uzak köşede, Emrenin mektuplarını sakladığı bir kutu buldu. Ne kadar zamandır açmamıştı onu! Temizliği unuttu gitti. Leyla bir mektup okudu, sonra bir diğerini, bir başkasını
Leyla ile Emre, İstanbul Teknik Üniversitesinde tanışmışlardı. Emre şehirliydi, Leyla ise köyden gelmişti.
Genç kız, uzun siyah saçları, büyüleyici gözleri ve ince yapısıyla Emreyi kendine çekmişti.
Emre ve Leyla görüşmeye başladılar. Sessiz ve utangaç Leyla için, coşkulu Emre bir kasırga gibiydi. Her gün yeni bir sürpriz yaparak güzelin kalbini kazanmaya çalışıyordu. Yurt odasının kapısının önüne çiçekler bırakıyor, gece yarısı ansızın penceresinde belirip ona iyi geceler diliyordu. Oda, zemin kattaydı.
Gürültülü öğrenci partileri, gezintiler, öpücükler İlk yıl bir anda geçip gitti. Âşıklar her daim beraberdi.
Ancak Emre derslerini ihmal etmişti. Zaten başından beri akademik hayata pek hevesli değildi, bir de böyle bir aşk çıkınca! Okuldan atıldı. Bu Emreyi üzmemişti.
Bir iş bulurum, sonra açıktan okula devam ederim. Ama seninle evlenebilirim artık, sevdiğim, diye açıkladı Leylaya.
Bir fabrikada işe girdi ve ailesine evlenmek istediğini söyledi. Leylayı biraz tanıyorlardı. Birkaç kez evlerine gelmişti.
Ailesinin bu haberi pek sevinçle karşılamayacağını biliyordu. Sorun şuydu ki, anne babası, oğullarını aile dostlarının kızı Zeyneple evlendirmeyi hayal ediyordu. Ama ne Emre ne de Zeynep bu beklentiyi karşılamak istemişti.
Emre, ailesini ikna edebileceğini düşündü. Onlara Leylaya olan aşkını anlatacak, anlayacaklardı! Onsuz yaşayamayacağını göreceklerdi!
Ama beklentisi boşa çıktı. Anlamadılar. Ailesinin tepkisi sert oldu.
Bu aşkın yüzünden okuldan atıldın! Seni evlenmek için değil, okumak için gönderdik! Köylü bir kızı ailemize almamız mı eksikti? diye öfkelendi babası.
Oğlunun tutkulu aşkını ayırarak durdurmaya karar verdiler. Babasının isteğiyle Emre askere gitti.
Leyla, sevdiğinden ayrı kalmıştı. Ona güç veren tek şey, Emrenin yazdığı mektuplardı. Ne kadar tatlı, ne kadar tutkulu mektuplar yazıyordu ona!
Ama bir gün mektuplaşmaları aniden kesildi. Bir ay, iki ay, altı ay Tek bir satır bile gelmedi. Leyla kendini yerden yere atıyordu.
Böyle olur bazen, ayrılıkta duygular soğur. Demek ki aşk değilmiş, sadece bir hevesmiş, diye teselli etti onu sınıf arkadaşı Murat.
Murat, Emreyle ortak arkadaşlarıydı. Leyla o zaman bilmiyordu ki Murat, Emreye Leylayı sevdiğini ve artık onunla birlikte ol




