‘Hizmet listesini alabilir miyim?’ diye meydan okuyan bir tavırla sordu Valeria, ‘ailem için uygun fiyatlar’ın aslında kredilere ve entrikalara dönüştüğünü fark edince

**Günlük Girişi**
“Bir hizmet listesi alabilir miyim?” diye meydan okuyan bir sesle sordum. Çünkü anladım ki bu “aile içi ucuzluklar” bir anda kredilere ve entrikalara dönüşmüştü.
– Bir soru sorabilir miyim? diyerek kayınvalidemin önüne bir tabak mercimek çorbası koydum. Sert, hatta belki de fazla sert bir bakış attım. Neden her gün bize geliyorsunuz? Burası ücretsiz bir aşevi mi yoksa “Gelin Aşağılama Kulübü” mü?
Nevin Hanım, altmış dört yaşında, sürekli dünyayı hiç beğenmeyen bir ifadeye sahip, yüzündeki kırışıklıklarla bana baktı. Dudak kenarlarındaki çizgiler küçük, sinirli bir fiyonk gibi kıvrıldı.
– Öncelikle, dedi, çorbaya dokunmadan, ben anneyim. İkincisi, sen yemek yapmayı bilseydim, gelmem gerekmezdi. Üçüncüsü, biraz eğilerek, oğlumu zehirlemediğinden emin olmak istiyorum.
Kocam Emre, otuz sekiz yaşında, aramızda sandviçin içindeki eriyen peynir gibi duruyordu. Yavaşça ekmeğin üzerinden kaymaya çalışan bir peynir.
– Anne, yine ne yapıyorsun? diye mırıldandı, ekmeğiyle oynayarak. Çorba gayet güzel.
– “Gayet güzel”! diye onu taklit etti kayınvalidem. Sizin her şeyiniz “gayet” zaten! İşin de rezalet okulda kuruşlara çalışıyorsun, kıyafetlerin de, bu çorba da Kökünden mi yaptın bunu?
Derin bir nefes aldım. Fazla bir şey söylememek gerektiğinde hep böyle yapardım. Ama bu sefer işe yaramadı.
– O zaman yemeyin. Kimse zorlamıyor. Kapı orada, Nevin Hanım. Yoksa yine mi gelip bana “eski eşin çorbayı daha güzel yapardı, kocan daha mutluydu” diye anlatacaksınız?
Emre, sanki altına elektrikli ocak çekilmiş gibi irkildi.
– Aşkım, yine ne başlatıyorsun
– İşte başladı! diye atıldı kayınvalide. Koca karı kendini ocakların kraliçesi sanıyor! Oysa Gülşah hem çalışırdı, hem evi düzenli tutardı, hem de kocasını rezil etmezdi!
Gülşah. Meşhur Gülşah. Emrenin eski eşi. Efsanevi, her şeye gücü yeten. Kendisi gitmişti, bu arada. Gururla, anlayışla. Ama Nevin Hanım onu sürekli aziz mertebesine çıkarıyordu.
– Öyleyse neden ona gitmiyorsunuz çorba yemeye, bu kadar hayranıysanız? diye attım kendimi ve içimin kaynadığını hissettim. Tıpkı o çorba gibi.
Emre kızardı ama klasik sadece şunu söyledi:
– Tamam, yeter. Anne, Gülşahı karıştırma.
Kayınvalidem ayağa kalktı, dirsekleri çekilmiş hırkasını düzeltti ve bana bakarak zehir gibi konuştu:
– Paranız olsaydı, senin o öğretmenlik kuruşların değil, başka türlü konuşurdun. Ama siz burada ne para var, ne işe yarar bir şey. Ben, bu arada, sizin geleceğinizi düşünüyorum! Sonsuza kadar sizin hatalarınızı düzeltmek için koşturmam gerekmiyor!
– Bizi mi kurtarıyorsunuz? diye tekrarladım, masaya dayanarak. Bir hizmet listesi alabilir miyim? Yoksa ben mi gözden kaçırdım
– Annem haklı, diye beklenmedik bir şekilde araya girdi Emre. Aşkım, biliyorsun, şu an durum zor. Krediler, fiyatlar Annem iyi niyetle söylüyor.
Sessiz kaldım. Sadece ona baktım. Ve bir anda çok net anladım hiçbir şey değişmeyecek. Asla.
Akşam, Nevin Hanım nihayet gittiğinde, kapıyı öyle bir çarptı ki raftaki kuru fasulye kavanozu yere düştü. Mutfakta oturmuş, kafamda tek bir soruyu döndürüyordum: “Ben burada ne yapıyorum?”
Telefon titredi. SMS: “Leyla Hanım, acilen arayın. Noter. Hala

Rate article
Lifequest
‘Hizmet listesini alabilir miyim?’ diye meydan okuyan bir tavırla sordu Valeria, ‘ailem için uygun fiyatlar’ın aslında kredilere ve entrikalara dönüştüğünü fark edince