Komşum Artık Çizgiyi Aştı

Ayşegül kapının önünde donup kaldı, elinde anahtarı tutuyordu. Evin içinden hafif hışırtılar ve mırıldanmalar geliyordu. Emre işteydi, o ise yorucu bir haftanın ardından kendine yarım gün izin verip erken dönmüştü. Ama şimdi kalbi hızla çarpıyordu. Hırsızlar mı? Dikkatle kapıyı araladı ve tanıdık bir ses duydu:

“Ayşegül, Emre, ne kadar dağınıksınız! Pencere kenarında toz, perdeler buruşuk! Size bir temizlikçi lazım, yoksa burası ev mi?”

Koridorda süpürgeyle duran komşuları Teyze Fatma’ydı. Ayşegül şaşkınlık içinde kaldı.

“Teyze Fatma? Buraya nasıl girdiniz?” Ayşegül’ün sesi hem şaşkınlık hem de sinirle titriyordu.

“Komşuluk işte canım!” Teyze Fatma gülümsedi, sanki başkasının evine girmesi en doğal şeymiş gibi. “Kapı aralık gördüm, bir bakayım dedim, her şey yolunda mı diye. Ama ne dağınıklık! Ben de temizleyeyim dedim.”

“Kapı kilitliydi,” diye soğuk bir tonla kesip attı Ayşegül, çantasını sımsıkı tutarak. “Eminim.”

“Ay canım, kilitli mi değil mi, önemli değil,” Teyze Fatma elini salladı, sinek kovalar gibi. “Bu apartmanın hepsi bir aile, korkacak ne var? Önemli olan benim burada olmam, başka biri değil!”

Ayşegül ne diyeceğini bilemedi. Yeni evi, Emre’yle birlikte aldıkları ilk kendi evleri, birden yabancı gelmişti. Teşekkür eder gibi mırıldandı ve komşusunu uğurladı, ama içi öfkeyle kaynıyordu. Teyze Fatma’nın onların evine nasıl girişi vardı? Ve neden kendini bu kadar hak sahibi hissediyordu?

Bu hikâye altı ay önce, Ayşegül ve Emre’nin şehrin kenarındaki eski ama şirin bir apartman dairesine taşınmalarıyla başlamıştı. Bu daire onların gururuydu: Üç yıl boyunca birikim yapmışlar, ev kredisi çekmişler, kahveden tatillere kadar her şeyden kısıyorlardı. Anahtarı aldıklarında Ayşegül mutluluktan ağlamak üzereydi, genelde soğukkanlı olan Emre ise onu boş odada çevirip durmuştu, gülerek:

“Bu bizim evimiz, Ayşegül! Bizim!” demişti, gözleri parlıyordu.

Yavaş yavaş yerleşmişlerdi: Koltuk almışlar, açık renk perdeler asmışlar, pencere kenarına bir fidan koymuşlardı. Ama en çok küçük şeyler mutlu etmişti onları: Minik mutfakta sabah kahvesi, akşam filmleri battaniye altında, ileride yapacakları tadilat planları…

Taşındıktan iki gün sonra kapı çalmıştı. Kapıda altmışlı yaşlarında, düzgün saçlı, elinde bir sepetle küçük bir kadın duruyordu.

“Merhaba gençler! Ben Fatma Hanım, üçüncü kattan komşunuz. Teyze Fatma derler bana,” öyle geniş gülümsedi ki Ayşegül istemsizce gülümsedi. “Size lahmacun getirdim, komşuluk olsun diye!”

“Çok teşekkür ederiz!” Ayşegül sepet

Rate article
Lifequest
Komşum Artık Çizgiyi Aştı