Büyükanne’nin Torunu

Sevgili Günlüğüm,

Bugün yine bir dönüm noktasını hatırladım. Annemin kızı, dostum Ayşenin kızı olan İnci Onu uzun zaman önce Bodrumda bir tatil sırasında hamile kaldı ve doğum yaptı. Karanlık saçlı, ela gözlü bir kız çocuğu dünyaya geldi: Elif.

Ayşe işine devam ederken, İnci bebeğiyle evde kalıyordu; akşamları ise günlük hayatın sıkıntılarından kaçmak için dışarı çıkıyordu. Bazen bir arkadaşını evine getirirdi. Annem bunu biliyordu ama kızının işine karışmazdı.

Elif beş yaşına bastığında Ayşe bir erkeğe taşınacağını söyledi. Çocuk hâlâ babasına haber vermemişti. Annemden Elifi onunla birlikte tutmasını istedi. Ben de işten ayrılıp kısıtlı bir emeklilik maaşına geçmek zorunda kaldım, Ayşe ara sıra bana para gönderiyordu, birkaç yüz lira kartıma aktararak.

Elif annesini çok özlüyor, pencereden dışarı bakıyor ve apartmandaki her sesle irkiliyordu. Ayşe nadiren görünüp bana para gönderiyor, ardından da bir gün Elifi ziyarete gelmeye karar verdi. Hediyeler, şekerlemeler aldı ve akşamüstü geldi; Elif banyodan çıkıp pijamalarıyla oturmuş, Sihirli Çocuklar adlı programı izliyordu.

Annemin sesini duyunca Elif koltuğundan fırladı, bana sarıldı ve Anneciğim, canım! Seni çok özledim, seni seviyorum! diye bağırdı. Ben de Elif, anneye zarar verme, ben de seni seviyorum dedim. Küçük elleri o kadar sıkıydı ki, annemi zorla serbest bırakabildim. Sonra Elif bacaklarından tutup Gitmeyecek misin? Beni bir daha bırakmayacak mısın? Artık sonsuza kadar bizim miyiz? diye sordu.

Biraz daha sabır, Elif. Yakında annene döneceksin. Şimdi gitmem gerekiyor, diye cevap verdim. O anda mutfakta oturmuş gözyaşlarım dökülüyordu; Ayşe ilaç dolabından bir kutu valiyol arıyordu.

Ayşe kapıyı çarparak kapattı, Elif ise yerde dizlerinin üstüne oturmuş, gözleri bir noktaya takılmıştı. Anne beni sevmez, beni terk etti. Babam da yok. Herkesin babası var, benim yok, dedi. Kızım, ben buradayım, diyerek büyükannemi, Zeynepi yanına çağırdım ve Elifi yerden kaldırdım.

Elif büyükannesine sarıldı, başını omzuna yasladı ve Büyükannem, bana tavşan ve tilki masalı anlatır mısın? dedi. Tabii ki, önce seni yatırıp anlatırım, diyerek Zeynep gülümsedi. Elif göz göze baktı, beni de selamlayarak kalktım, Ayşeye bir el salladım; o da bana gözleriyle karşılık verdi.

Allah büyükanneme uzun ömür versin, çocuk yetiştirmesini güçlendirsin. Belki annem de bir gün aklına gelir; hayatta her şey mümkündür. Benim gençliğimde, Sovyet zamanında, bir kadın bir erkeği çocuğu hakkında bilgilendirmeden terk etmişti. Bir yıl sonra annenin hastaneye gitmesiyle şeyler ortaya çıktı; adam çocuğu tanıdığında ona boş verdi, Böyle bir anne, benim çocuklarımın annesi olamaz, diyerek kaçtı.

Yine de güzel bir gelecek için umut ediyorum.

Sevgilerle,
Ben.

Rate article
Lifequest
Büyükanne’nin Torunu