Kocam sadece kendini düşünüyor. Her şeyi yer, geriye çocuğa bile bir şey bırakmaz.
Burak, muzlar nerede? diye sordum kocama, kucağımda oğlumla.
Yedim hepsini, canım çekti, dedi omuz silkip.
Bari bir tane bıraksaydın da, oğlumuz ikindi vakti yeseydi ya?
Dert ettiğin şeye bak! Sanki marketlerde muz bitmiş gibi konuşuyorsun.
O zaman git ve yenilerini al.
Şimdi olmaz, çünkü arkadaşlarla maçımız var. Çıkamam, dedi, sanki çok önemli bir şey söylüyormuşçasına.
Bizim evde bu hep böyle sürer: Peynir, bisküvi, elma Hatta bazen yiyecekleri saklamak zorunda kalıyorum, yoksa bu babayla çocuk aç kalacak diye korkuyorum.
Beş yıldır evliyiz. Oğlumuz yakında iki yaşını dolduracak. Ev kredisiyle yaşıyoruz, yani para zaten kısıtlı. Kocam, bize bu evi kazandırdığı için, kendini ailenin tek geçindireni sanıyor. Ama aslında bir odalı eski dairesini satarak kapora verdi, ama benim ailem de bayağı destek olmuştu. Annem yıllardır Burakın bencil biri olduğunu söylüyor, bazen ona hak veriyorum.
Bir gün oğlumuzun doğum günü için hazırlık yapıyordum. Misafirler için yemek pişiriyorum, o ise mutfakta dört dönüyor ve tepsileri birbiri ardına götürüyor. En kötüsü pasta olayında oldu Pastayı balkona koymuştum, buzdolabında yer yoktu. Kesmek için içeri aldım, baktım ki çikolatayla süslediğim pastadan ufacık bir parça kalmış. Ne kadar utandığımı hayal edin.
Sürekli aynı! Evet, para kazanıyor ama, insan biraz başkalarını da düşünür, bir düzen kurmaya çalışır. Hep aynı bahanesi: Alırız yenisini, dert etme! Tamam, beni boşver ama nasıl çocuğunu düşünmezsin? Zaten imkânımız kısıtlı; bir haftada aylık erzağı yiyip bitiriyoruz.
Ne kızıyorsun kıza? Adam, yesin tabii, sonuçta para kazanıyor, diyor kayınvalidem. Sen de dırdır etme, daha çok yemek pişir.
Ama ne kadar pişirirsen pişir, ona yetmez ki; yine bitiriyor. Daha fazlasını almak imkânsız, çünkü ev kredisi var, çocuk büyüyor, kıyafet, ev eşyası derken paran kalmıyor.
Sonunda kocama dedim ki, bir daha aynı şeyi yaparsan, boşanırız, evi de paylaşırız, herkes kendi yoluna gider. Bana bozuldu, annesine şikayet etti. Kayınvalidem şimdi yüzüme bakmıyor. Ama biliyorum ki haklıyım.
Sence de öyle değil mi?




