15 Ekim 2025
Bugün günlüğümde, içimde birikmiş olan sıkıntıyı ve hayal kırıklığını dökmeye karar verdim. Kayınvalidesi olduğum Yeliz hanım, oğlu Mehmet’in eşi ve hamile olan Elif’le aramızda her zaman sıcak bir bağ ve karşılıklı saygı vardı. Küçük tartışmalarımızı bir çay sohbetiyle çözer, kin tutmazdık. Ancak bir gün Elif, hamile olduğunu söylediğinde içim bir sevinçle doldu; evimize bir torun gelmek üzereydi.
Çocuğun erkek olması, Mehmeti çocukluğundan beri hayalini kurduğu bir şeydi. Oğlumuzun babasına benzer bir isim taşımak, ailemizde nesilden nesile süregelen bir gelenekti. Elif bu haberi duyunca, adın zaten belli olduğunu ileri sürerek, Bebeğim benim isteğimle adlandırılmalı, bizim kararımıza karışmayın! diyerek bir tartışma başlattı. Durumu sakin bir şekilde konuşmak istedim, fakat Elif kararının kesin olduğunu, babasının da aynı fikirde olduğunu, hatta annelerinin doğum odasından bebeği alıp onlarla birlikte yaşamayı planladıklarını iddia etti.
Mehmet, eşine karşı her zaman nazik ve şefkatli davranıyor, ona sevgi ve destek sunuyor. Fakat Elif, bu çabayı görmezden geliyor, neredeyse bencil bir tutum sergiliyor; kendi isteği dışında hiçbir şeyi kabul etmiyor. Ben, ailemizden gelen bu isim geleneğini anlatmaya çalıştığımda, Elif beni hemen kesti.
Şaşkınlıkla öğrendim ki, Elif ve Mehmet zaten bebek için bir isim belirlemiş; aileleriyle ilgili kararları kendi başlarına alacaklarını, benim görüşümün hiç bir önemi olmadığını söylüyorlardı. Ben de bu çocuğun benim torunum olacağını, ailemizin devamını temsil edeceğini düşündüğüm için bu durumu farklı bir bakış açısıyla değerlendiriyorum.
İsim konusunun tekrar gündeme gelmesiyle, Elif bana kırıcı bir şekilde Bu iş bana ait, siz neylesiniz? dedi. Yüreğim parçalandı; bütün sevgimi ve enerjimi oğlum Mehmete harcamıştım, bir anda hayatımdan silinmiş gibi hissettim. Nasıl devam edeceğimi, kayınvalidesi olarak nasıl bir yol çizeceğimi, Elif ve kendi evlatlarımle nasıl iletişim kuracağımı bir türlü bilemiyorum. İçimde bir boşluk, bir hüzün ve bir umut karışımı Belki zaman, bu kırgınlığı dindirecek ve aile bağımızı yeniden kuracaktır.




