Acı Tatlı Bir Mutluluk: Evlilik Kısmetini Bir Türlü Bulamayan Oğluna Dert Yanan Anne, Umulmadık Bir Yolculukta Gerçek Aşkı ve Kaderindeki Zorlu Mutluluğu Keşfeden Adamın Hikâyesi

ACI MUTLULUK

O kıza neyin var oğlum? İyi bir kız. Namuslu, titiz, okuyor. Seni de seviyor, Ayşe Hanım oğluna sitemle bakıyor.
Anne, karışma, ben hallederim… Murat konuşmayı noktalamış gibi sessizce cevap veriyor.
Ayşe Hanım odadan çıkıyor.
“Kendisi halledermiş… Kaç kadın geldi geçti hayatından… Kırka merdiven dayadı. Yakında hiçbirini istemeyecek. Hep ona bir şeyler olmuyor da, eksik oluyor sanki” diye kendi kendine düşünerek derin bir nefes çekiyor.
Oğlum, gel yemeğe, Ayşe Hanım mutfaktan sesleniyor.
Murat hemen kalkıp annesinin nefis tarhanasını iştahla kaşıklamaya başlıyor.
Elinize sağlık anneciğim. Yine harika olmuş.
Keşke bunları karına söyleseydin de bana değil, Ayşe Hanım bir türlü içini susturamıyor.
Anne Murat kompostosunu içip mutfaktan çıkmaya hazırlanıyor.
Dur oğlum. Bak aklıma ne geldi. Bir keresinde bir falcıya gitmiştim. Kadın daha kapıdan girer girmez dedi ki:
Oğlunun acı bir mutluluğu olacak.
Of anne, inanma böyle şeylere, Murat gülerek cevaplıyor.

Murat’ın hayatında zaman zaman aşkları ve belki de menor aşkları olmuştur.
Handan akıllı, kitap kurdu ve yaşından olgun biriydi. Murata dokuz yaş büyük olmasına rağmen hep mantıklı öğütler verirdi.
Başta Murat bundan hoşlanırdı, ama sonra Handan ona sanki bir abla olmuştu, fazlası yoktu.
Her şey soluktu, ayrıldılar.

Ayça’nın sekiz yaşında bir oğlu vardı. Murat onunla bir türlü diyalog kuramadı. Halbuki Ayçayı seviyordu da. Güzel kadındı. Ama çok dik başlıydı, kolay kolay anlaşamazdınız. Her küçük tartışmada suçu kendi üstüne alsa da, Ayçaya sürekli hediyeler alıp gönlünü alıyordu. Kafası karışıktı, bir şeyler eksikti bu ilişkide. Belki de huzur, belki de güven.

Meltem ise adeta kusursuz bir insandı. Öyle kadın zor bulunur
Murat tam ona evlenme teklif edecekti ki, Meltem ona doğru, temiz ve akıllı gelirken yanında beyaz eldivenle konuşulması gereken biriydi. Hatta Murat onun evinde yaşamaya başlamış, birlikte çocuk sahibi olmayı düşünür olmuştu. En az iki çocuk istiyordu.
Ama bir gün iş seyahatinden döndü ve Meltemi eski bir okul arkadaşıyla yatakta yakaladı. Klasik hikaye
Murat annesine geri dönmeye karar verdi. Artık romantizmin yeter dedirttiği noktadaydı.
Yalnız kalmak daha iyi. En sağlam aile tek kişilik olanmış zaten, diye ironik bir şekilde annesine içini döküyordu.
Ayşe Hanım omuz silkip ah diyordu:
Oğlum, senin kaderin hiç mi gelmeyecek…

Ama kader birden çıkıverdi karşısına.
Murat yine bir iş seyahatindeydi. Yataklı vagonda aşağı ranzada yerini aldı. Kompartımana bir kadın girdi.
Genç adam, yerimizi değişsek olur mu? Alt ranza sizin ya, bana verir misiniz?
Tabii ki, dedi Murat.
Kadını baştan aşağı süzdü. Pek sıradan görünüyordu. Ama bir şeyler kalbini kıpırdattı. “Yoksa kaderim bu mu?”
Üst ranzaya çıktı. Uyuklamaya başladı
Ne güzel, uyandınız! Buyurun, soframıza. dedi kadın güleryüzle.
Murat indi. Sohbet etmeye başladılar.
Benim adım Nalan, dedi kadın.
Murat. Memnun oldum, Nalan.
Bütün akşam sohbet ilerledi. Murat kendini Nalanla çok iyi ve huzurlu hissetti. Ona karizmasını kanıtlama ihtiyacı da duymadı. Sanki bu kadını yıllardır tanıyor gibiydi.
Telefonlarını paylaştılar, ne olur ne olmaz diye…

Birkaç hafta sonra Murat, Nalanın sesini duymak istedi ve olanlar oldu…
Buluşmalar, öpücükler, sözler
Murat o yaşına kadar bu kadın olmadan nasıl yaşadığını anlamaz olmuştu. Kırk yaşındaydı!
Daha önceki kadınlardan kolayca kopabiliyordu. Ama şimdi… Ne sınır vardı, ne mesafe…
Murat kendini Nalanın hayatına tamamen bırakmak istiyordu.

Bu kadın Muratı tertemiz sevgisiyle, ilgisiyle, anlayışıyla sarıp sarmaladı.
Murat tanışmalarının üçüncü ayında Nalana elini uzatıp evlenme teklif etti.
Murat, ben senden yedi yaş büyüğüm. Üç çocuğum var. Yurtta yaşıyoruz, Nalan dürüsttü, açıkça anlattı.
Ve dulum. Nalan, ben hepsini biliyorum. Çocuklarını da gördüm. Hepiniz benimle yaşayacaksınız, karar verdim.
Ben vücudundaki her hücreyi seviyorum. Sen benim tesadüfüm ve son kadınımsın, diyerek Nalanı dudaklarından öptü Murat.
Peki Murat, deneyelim, Nalan utangaçça başını eğdi.
Denemek yok Nalan, dedi Murat elini tutarak, Sonsuza kadar beraberiz, duydun mu? Sonsuza kadar…

Ayşe Hanım oğlunun evlilik planlarını duyunca sadece şöyle diyebildi:
Seç beğen, sonunda en sıradan olanı buldun…

Dokuz ay sonra çiftin güneş gibi bir çocuğu oldu. Bir kız…
Murat hem mutluluk hem endişe içindeydi. Nalanın yükü büyük mü olurdu?
“Güneş çocuk” olmak kolay değil.

Şimdi Murat ve Nalanın kızları sekiz yaşında. Bütün aile, onu çok seviyor.
Murat, Nalana tapıyor.
Acı ama, mutluluk…

Rate article
Lifequest
Acı Tatlı Bir Mutluluk: Evlilik Kısmetini Bir Türlü Bulamayan Oğluna Dert Yanan Anne, Umulmadık Bir Yolculukta Gerçek Aşkı ve Kaderindeki Zorlu Mutluluğu Keşfeden Adamın Hikâyesi