Altı yıl önce, eşimle birlikte küçük, sıcak bir yazlık satın alıyoruz. Tüm tadilat işlerini beraber yapıyor, arka bahçeyi kendi ellerimizle düzenliyor ve hemen her hafta sonu ya da en az iki haftada bir mutlaka gidiyoruz.
Büyük bir sebze bahçemiz yok; sadece bir sıra salatalık, domates, fesleğen, maydanoz, taze soğan, kabak ve biber ekiyoruz. Yani ihtiyaç duyduğumuz kadar, azar azar.
Evi aldığımızda zaten birkaç ahududu, siyah ve kırmızı frenk üzümü çalısı vardı. Ayrıca onlarca çilek fidesi bulunuyor. Topladığımız meyveleri sık sık işe götürüp iş arkadaşlarımla paylaşıyorum. Tabii herkes memnun kalıyor.
Bu yıl, başka bir birimden Asuman adında biri aramıza katıldı. İlk izlenimim gayet iyi; nazik ve güler yüzlü biri. Tam da o gün yanımda taze çilek vardı; Asumana da verdim. Bayıla bayıla yedi, tadını öve öve bitiremedi. Sonra nereden geldiğini, nasıl yetiştirdiğimi detaylarıyla sorup durdu. Ben de hepsini keyifle anlattım.
Birkaç gün sonra Asuman yanıma gelip yazlığımızın anahtarını istedi. Kızının çocuklarıyla birlikte, birkaç hafta doğayla iç içe zaman geçirmek istediğini, biz de zaten bir hafta oraya gitmeyecekmişiz diye belirtti. Kızı şu an doğum iznindeymiş, şehirden uzaklaşıp kafa dinlesinmiş
Tabii ki kabul etmedim. Asumanın morali bozuldu ama üstelemedi.
Aradan iki hafta geçti. Aynı departmandan Funda adlı bir çalışan birdenbire yanıma gelip yazlığımızın adresini sordu. Nedenini sorunca, Asumanın doğum günü partisini bizim yazlıkta düzenleyeceğini, kendilerinin de oraya kendi imkanlarıyla gideceklerini söyledi.
Şoke oldum.
Asumanın yanına gidip ne yapmaya çalıştığını sordum.
Ne var bunda? dedi masumane bir gülümsemeyle. Bir günlüğüne doğum günümü kutlayacağız. Kimse orada kalmayacak zaten. Yoksa kıyamıyor musun?
Evet, kıyıyorum. Bahçede, çiçeklerde, ağaçlarda, evde harcadığımız emeğe, dokunduğumuz her şeye kıyıyorum. İnsanlar güzelim çimeni, çiçekleri, çalıları, evimin düzenini ne hale getirecek düşünmeden edemiyorum.
Dahası, beni davet etmedi bile. İzin dahi istemedi.
Reddettim. Çok alındı ama açıkçası umurumda değil. Yıllardır iş arkadaşlarımla meyve ve sebze paylaştım, ama bu kadar yüzsüzlük eden başkası olmamıştı.




