Mutlu Kadınlar Her Zaman Göz Kamaştırır: Lila’nın Aldatılmış Eşlikten Yepyeni Bir Hayata, Eski Arkadaşlarla İstanbul’daki Mezunlar Buluşmasında Aşkı ve Kendini Yeniden Keşfetme Hikayesi

Mutlu kadınlar her zaman harika görünür

Asuman, eşinin ihanetiyle sarsılmış durumda. Kırk yaşında, yalnız kalmış; kızı, başka bir şehirde üniversite okuyor. Ve iki ay önce, Ali işten eve gelip aniden şöyle demişti:

– Asuman, senden ayrılıyorum, âşık oldum.

– Ne? Kime âşık oldun? diyerek şaşkınlıkla sormuştu Asuman.

– İşte erkekler nasıl giderse öyle. Başkasına âşık oldum, onun yanında huzurluyum, seni tamamen unutuyorum. Artık kararımı verdim, beni tutmaya çalışma, demişti Ali öyle sıradan bir ifadeyle; sanki olağan bir şeymiş gibi.

Hızlıca eşyalarını topladı ve çıktı gitti. Sonradan düşününce, eşinin bir günde karar vermediğini, yavaş yavaş hazırlık yaptığını fark etti; ama o gün aceleyle bavula doldurmuş, ardında kapıyı kapatmıştı.

Asuman günlerce ağladı, üzüldü, kendi kendine iyi bir şeyin artık başına gelmeyeceğini düşündü. Sanki hayat durmuş ya da bitmiş gibiydi. Kimseyle görüşmek, konuşmak istemiyordu; telefon sürekli çalıyordu. Kızı arıyor, arkadaşı arıyordu, isteksizce cevap verip hemen kapanıyordu. İşte de kimseyle konuşmak istemiyordu. Çalışanların bakışları çeşit çeşit: bazısı acıyordu, bazısı ise sinsi bakıyordu.

Asuman bir ara umutlandı da:

Belki Ali’nin aklındaki o kadından sıkılır, bana geri döner. Ben de onu affederim ve kabul ederim. Ne de olsa seviyorum onu

Cumartesi sabahı, her zamanki gibi erken uyandı ama kalkmak istemedi, zaten acelesi yoktu. Sonunda kalktı. Saat on bir gibi telefon çaldı.

Kim bu sabah sabah arıyor, istemiyorum konuşmak dedi içinden ve açmadı. Yine de ekrana baktı, numara yabancıydı. Acaba bu Ali mi, telefonunu mu kaybetti, ya da çaldılar da hat değiştirdi, diye içinden geçirdi. Belki de geri dönmeye karar verdi, keşke açsaydım.

Bunları düşünürken telefon tekrar çaldı.

Alo, alo, dedi yüksek sesle.

Merhaba! neşeli bir kadın sesi duydu.

Alo, kim bu? dedi Asuman, sesi iyice düşmüştü.

Asuman, sesine ne oldu? Eski dostları tanımayacak hale mi geldin? Benim Kader.

Asuman bir anda hayal kırıklığına uğradı, nedense Ali’nin sesini beklemişti.

Eee, ne olmuş

Asuman, iyi misin? Ne oldu? Kendini toparla!

Hiç iyi değilim, dedi ve hemen kapladı telefonu. Gözyaşları akmaya başladı.

Kanepenin kenarına oturdu, biraz sakinleşmek için. Kısa bir süre sonra, kapı çaldı. Irkildi, kalktı; yine umutsuz bir umut içindeydi.

Belki Ali pişman olmuştur, diyerek kapıyı açtı.

Merhaba! dedi enerjik bir sesle güzel bir kadın; Asuman zar zor tanıdı, eski arkadaşından ve ilkokuldan Kader.

Kader ışıl ışıl, bakımlı, canlı renkli bir ruj sürmüş, şık giyinmiş, parfümüyle Asuman’ı kendine getirdi adeta. Liseyi bitirince Kader İstanbuldaki bir üniversiteyi kazanmıştı, o günden sonra sadece bir kez, yaklaşık on beş yıl önce görüşmüşlerdi. Okulda birlikte diskoya gider, erkeklerle buluşur sırlarını paylaşırdı.

Vay be Kader, ne kadar güzelleşmişsin, dedi istemsizce Asuman.

Her zaman böyleydim, canım. Sen ise dedi, tepeden tırnağa süzerek, hâlâ kapıda bekletiyor musun, içeri almayacak mısın?

Gel içeri, dedi, aslında pek gönülsüzdü ama izin verdi.

Kader elinde dolu poşetlerle içeri girdi. Hemen mutfağa geçip çantadan bir şişe İspanyol şarabı çıkardı, pasta ve mandalina da.

Hadi bakalım bardakları çıkar, buluşmamızı kutlayalım. En son ne zaman konuştuk hatırlamıyorum bile diye aralıksız konuştu Kader. Asuman sesi çıkmadan iki kadeh çıkardı, pastayı kesti.

Kader artık soru sormadan şarabı açtı, bardaklara doldurdu, önerdi:

Hadi buluşmamıza içelim, dedi, kendi bardağını yudumladı. Asuman da ona bakıp kadehi bitirdi.

İkinci kadehi de ikimize diye içtiler. Sonra Asuman birden içini dökmek istedi; ne varsa anlattı. Kader hiç bölmeden dinledi, sonunda omuz silkti.

Aman Allah’ım Asuman, gerçekten büyük bir trajedi yaşıyorsun sandım.

Değil mi? Sen anlamazsın, seni kocan hiç bırakmadı, dedi Asuman üzgünce.

Yoo, öyle değil! Kocam beni bırakmadı, ben onu terk ettim. Hatta önce ben hamle yaptım; taraflı işler çevirdiğini öğrenince hemen boşanma davası açtım. O ise donakaldı, herhalde hep böyle aldatabileceğini düşündü

Sen onu sevmiyor muydun?

Tam aksine çok seviyordum, dedi Kader, ama kimseye kendimi ezdirtmem. Aldatılıyorsan o aşk çıkarılır, aşk değil o.

Vay be Kader, işleri ne kadar kolaylaştırıyorsun.

Evet. Sen ise her şeyi çok büyütüyorsun. Hep böyleydin. Kızın nerede?

Üniversiteye gidiyor, başka şehirde, halasının yanında kalıyor.

Anladım. O Ali seni de, kızını da bırakmış, hâlâ üzülüyorsun.

Ama onu seviyorum

Yetti artık Asuman, seni tedavi edeceğim. Depresyona girmişsin.

Nasıl tedavi edeceksin? İlaçla mı?

Ne ilacı canım! Böyle şeylerde eski ve güvenilir yollar var: tarz değiştiriyorsun, alışveriş, yeni bir aşk.

Off ya Kader

Hadi, toparlan, alışveriş merkezine gidiyoruz; orada bir kuaföre de uğrarız, dedi Kader kararlıca, hiçbir bahaneyi duymak istemiyorum. Bu arada cebinde kenarda para var mı?

Biraz var, Aliye araba almak için biriktirmiştik.

Ali otursun o kadarına, eski arabayı da aldı gitti zaten. Sen hemen boşanma davası açıp onu beklemeyi bırakacaksın. Affetmeyi de düşünme! Eski arabadan pay da alırız ister misin?

Yok, bırak alsın, dedi Asuman, eliyle geç olsun işareti yaptı. Kader, sen İstanbuldan iyi döndün mü? Hiç anlatmıyorsun.

Dönmek var dönmek var; kesin döndüm. Orada yaşamak istemiyorum Hadi sen de çıkar ev kıyafetlerini, alışverişe gideceğiz. Ha bu arada, Ritka Arslan beni aradı, haftaya mezunlar buluşması varmış, ikimiz de gidiyoruz. Birçok kişi geliyor, bu arada bazı erkekler de boşanmış. Kendine bir bak, yedinci sınıftan beri peşinden koşan Veyseli hatırlıyor musun?

Off Kader ya, kim ne yapsın beni, yaşlandım artık.

O nasıl laf! Asuman, insan kendini sevmeli, değer vermeli. Seni öyle havalı bir hale getireceğiz ki! dedi gülerek, kapıdan çıkarken. Bu arada, annene yakın oturan halam Kadriyeyi biliyorsun, değil mi? O da beşinci kez evlenmeye hazırlanıyor. Bir türlü iki talip arasında karar veremiyor.

Bir süre sonra Asuman aynada kendini tanıyamadı.

Bu ne biçim değişim, dedi şaşkınlıkla, saçlarım bambaşka olmuş, kısacık kesilmiş, hiç böyle olacağımı düşünmemiştim. Genç ve güzel olmuşum. Kadere helal olsun, beni yeniden hayata döndürdü. Yoksa iyice bir köşeye çekilip kalacaktım.

Mezunlar buluşması bir kafede oldu, neredeyse herkes gelmişti, birkaç kişi uzaktan gelemedi. Pek çok eski arkadaş Asumanı tanıyamadı; Veysel ise, kendinden emin, düzgün bir adam olarak gözünü alamadı.

Asuman, seni önce tanıyamadım; ne kadar güzelleşmişsin, okulda olduğundan bile daha güzelsin. Hep hoşuma gitmiştin ama sen beni değil, Aliyi seçtin. O nerede şimdi?

Yok artık, beni bıraktı işte, dedi Asuman hafifçe gülümseyerek.

Bıraktı mı? Şaka yapma, kim güzel kadınları bırakır ki, dedi Veysel içtenlikle.

Demek ki bırakılıyormuş, ama her şey daha iyiye gidiyor.

Hiç şüphem yok, Asuman. Ben de boşandım, iki yıl oldu. Aslında evliliğimiz güzeldi, işim var, yetişkin bir oğlumuz var. Ama iki yıl önce işlerim bozuldu, eşim beni başarısız diye bırakıp genç birine gitti. Ama ben bir yılda işlerini düzelttim, şimdi her şey daha da iyi.

Asuman ve Veysel kol kola sahilde yürüyor
İki ay geçti. Asuman, Veyselle kol kola yürüyerek akşam tiyatrodan çıkıp sahilde dolaşmaya karar veriyorlar. Birden… Asuman karşıdan gelen Aliyi görüyor; oldukça zayıflamış, yalnız yürüyor. Ali, görünüşe göre hemen tanımıyor.

Onu iyi beslemiyorlar galiba, diye aklından geçirdi.

Ali yanlarından geçerken göz göze geldiler; Acaba o mu değil mi? diye bir bakış attı. Geçtiler ama bir anda arkasından duydu:

Asuman?

Yavaşça dönüp gülümsedi, ve dedi ki:

Aa merhaba, senmişsin Tanıştırayım: Veysel, benim eski eşim Ali, tanıyamadın mı? diye Veysele döndü.

Merhaba, hiç tanıyamadım, dedi Veysel, ben de Asumanın yeni adayıyım!

Alinin yüzü düştü, Asuman da şaşırdı, çünkü Veysel henüz öyle bir teklif yapmamıştı.

Nasılsın? dedi neşeyle Asuman.

Eh işte fena değilim Sen çok değişmişsin! Harika görünüyorsun.

Asuman yine gülümsedi, Veyselin elini tutarak şöyle dedi:

Mutlu kadınlar her zaman harika görünür.

Demek her şey yolunda, diye mırıldandı Ali.

Elbette. Daha da iyi olacak, dedi, ve Veyselle birlikte yürüyerek, Alinin arkalarında yanan bakışını hissederek ilerlemeye başladı.

Rate article
Lifequest
Mutlu Kadınlar Her Zaman Göz Kamaştırır: Lila’nın Aldatılmış Eşlikten Yepyeni Bir Hayata, Eski Arkadaşlarla İstanbul’daki Mezunlar Buluşmasında Aşkı ve Kendini Yeniden Keşfetme Hikayesi