Günlük Kendi Kendime Notlarım
Birkaç yıl önce kayınvalidemi kaybettik. Onu toprağa verdikten sonra kendime bir söz vermiştim; Ya güzel anıl, ya da hiç anılma ölülerin ardından demiştim.
Bir de şuna ant içmiştim; hangi gelin olursa olsun, onun karşısında kayınvalidem gibi olmayacaktım.
Ama insanın niyetiyle hayatın gerçekleri çoğu zaman farklı oluyor.
Tek oğlum Kerem, bu yaz 25 yaşına bastı. Yaz başında da eve bir kız arkadaşıyla geldi.
Kararıma sadık kalarak, oğlumun ilişkisinde asla araya girmemeye çalıştım. Kızımıza da açık gönüllülükle ve tarafsız bir gözle yaklaştım. Niyetim; onun hata ve eksiklerine takılıp, eleştirmemek, ukalalık yapıp ders vermemekti. Bunları merhum kayınvalidem bana yapardı ve aramızda sevgi yerine bir öfke duvarı oluşmuştu.
Aynı hataları yapmayacağım dedim. Ne oğlumu, ne de kız arkadaşını eve küstürmek istemiyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, onlara kahve yaparken mutlu oluyorum, kimin nasıl bir kahvaltı sevdiğini iyi bilirim, hafta sonları onları şımartmak bana keyif veriyor. Hafta içi ise fırsatım olmuyor böyle küçük sürprizlere.
Çoğunlukla onları yalnız bırakmaya çalışırım; eşimle göle gideriz, bir arkadaşıma uğrarım veya annemin yanına turşu kurmaya ya da reçel yapmaya giderim. Böylece ev onlara kalır.
Geçen akşam beni şaşırtan ve aklımı kurcalayan bir şey oldu, anlatmadan geçemeyeceğim. Yaren (oğlumun kız arkadaşı) iş çıkışı eve gelirken yeni bir bluz almış. Fiyatı çok uygundu, çünkü düğmelerinden biri düşmüş. Hemen giydi, denedi. Gerçekten çok yakıştı. Ertesi günü, yani cuma günü, birlikte komşuya gitmeye hazırlanırken yeni bluzunu giymek ister misin diye sordum. Fakat Yaren bluzu giyemedi, çünkü düğmeyi dikememiş.
O an gerçekten şaşırdım. 22 yaşındaki bir kızın evinde iğne-iplik seti yok, düğme dikmeyi bilmiyor.
Ve içimden bir ses sordu: Yarın ne olacak? Nasıl bir yuva kuracak, evin küçük sorunlarını nasıl çözecek, hayata dair önemli kararları nasıl alacak, bu kadar mı kopuk büyüdü?
Şimdi ne yapacağım bilemiyorum. Hiç düşünmeden düğmesini dikip geçmeli miyim? Adım adım göstersem mi? Yoksa kendi başına bırakıp, isterse giysin, istemezse giymeden dursun mu?
Bir tek şeyden çok eminim Asla kötü bir kayınvalide olmak istemiyorum. Yaşadım ve gördüm; hiçbir faydası yok.
Belki de en doğrusu, arada ipleri sıkmadan, gerektiğinde destek olup işin ucundan tutmak, ama her şeyi üzerime almadan, hatalarını da deneyimlemesine izin vermek. Ama insanın aklı bazen insanı sorgusuz bırakmıyor Sonsuza kadar annelik yapabilir miyim ki?
Bir düğme dikmek Neler çağrıştırıyor bana.




