Zeynep bilgisayarını kapattı, eşyalarını topladı, çıkmaya hazırlanıyordu.
Zeynep Hanım, size genç bir kadın geldi. Kişisel bir mesele dedi.
Bırak gelsin, buyursun içeri.
Odaya kısa boylu, kıvırcık saçlı, mini etekli bir kız girdi.
Merhaba, adım Melis. Size bir teklifim var.
Merhaba Melis. Hangi teklifmiş bu? Sizi tanımıyorum sanırım
Sizi değil belki ama eşiniz Emrahı gayet iyi tanıyorum. Bakın.
Masaya bir kağıt fırlattı. Zeynep alıp okumaya başladı.
Melis Yıldız, gebelik 5-6 hafta
Bu ne? Ne demek oluyor, neden bana böyle bir şey getirdin?
Çok açık. Ben eşinizden hamileyim.
Zeynep şaşkın ve öfkeli, Melise baktı. Bu da nereden çıktı şimdi?
Peki benden ne istiyorsun? Tebrik mi bekliyorsun?
Hayır. Para istiyorum. Tabi eşinizi kaybetmek istemiyorsanız
Para? Neyin karşılığında?
Ben kürtaj olurum, Emrahın hayatından kaybolurum. O daha hamile olduğumu bilmiyor, size ilk geldim. Kabul etmezseniz ona giderim, o da elbet beni seçer. Sonuçta çocuk doğuramayacağınızı biliyorum. Her şeyinizi araştırdım. Ne diyorsunuz?
Zeynepin aklı karmakarışık oldu, düşünceleri birbirine dolaştı.
Ne kadar istiyorsun?
Sadece üç milyon lira. Sizin için çerez parası. Karşılığında yuvanızı koruyorsunuz, ömrünüzü birlikte tamamlıyorsunuz
Ne kadar asil bir teklif(!) Bırak telefonunu, düşüneyim ararım.
Fazla düşünmeyin, zaman daralıyor. Kürtaj için gerekli
Melis masaya küçük bir kağıt bıraktı, sonra çıkıp gitti.
Zeynep Hanım, çıkıyor musunuz? Temizlikçi bekliyor
Zeynep notu ikiye katlayıp çantasına koydu.
Evet, çıkıyorum. Yarın görüşürüz, Asuman.
Zeynep ofisten çıkıp arabasına bindi. Ne olmuştu böyle? Melis de kimdi? Göz göre göre Emrah gerçekten birine çocuk mu yaptı?
Eve gidince kağıdı tekrar dikkatle okudu. Düşünmesi lazımdı, kocası az sonra kapıdan girecek
Hayatım, geldim! Mis gibi kokular geliyor, ne yaptın bakalım?
Gel de gör
Emrah mutfağa girerken ellerini ovuşturdu. Zeynep koltuğa oturmuş hiç gözünü ayırmadan bakıyordu.
Ne oldu? Böyle bakınca korktum vallahi
Emrah, Melis Yıldız kim?
Firmada çalışanlardan biri. Ne oldu ki?
Oldu. Senden hamileymiş Bak, oku.
Emrah şok içinde kağıdı aldı, okudu.
Mümkün değil Benim onunla hiçbir şeyim olmadı. Bu nasıl olabilir ki?
Orasını en iyi sen bilirsin. Benden üç milyon lira istiyor, yoksa kürtaj olmayıp seni alacakmış. Bunu söylüyor.
Hiçbir şey anlamıyorum Bunu niye söylüyor? Zeynep, canım, hiçbir şeyim olmadı. İnan bana Saçma sapan bir şey bu.
Ben de öyle düşündüm. Sana kutsal diyemem belki ama insanları da az çok anlarım, bu kız kesin dolandırıcı. Kolay yoldan para koparmaya çalışıyor.
Her türlü teste hazırım, korkacak hiçbir şeyim yok. Saçma sapan hayaller işte! Senden başkasına asla ihtiyacım yok
Tamam, anladım. Haydi yemeğimizi yiyelim.
Ertesi gün Zeynep Melisin bıraktığı numaraya telefon etti ve tekrar ofisine davet etti. Melis yarım saat sonra mücadeleyle çıktı geldi.
Şimdi bak Melis, Emrah o çocuğun babası olamaz. Ben ona inanıyorum. Para koparmak için boşuna uğraşma. İstersen kürtaj olabilirsin.
Enteresan kadınım gerçekten Neden bu kadar güveniyorsun ona? O kadar emin misin kendinden? Aynaya hiç bakıyor musun? Kırk yaşına geldin, ne kadar güzel olursan ol, senden genç ve güzeli her zaman çıkacak.
Başka bir şey diyecek misin?
Diyeceğim. Çocuğu satın almanı teklif ediyorum. İstediğin testi yaptır, çocuk kesinlikle Emrahın.
Ama onunla ilişkin yoktu diyorsun? Bu nasıl oluyor?
Doğrusunu söyleyeyim. Bir buçuk ay önce bir şirket yemeğinde Emrahla tanıştık.
Ortak bir arkadaş, Emrahın varlıklı ve çocuk sahibi olamayacak bir kadınla evli olduğunu anlattı. Kendi çocukları yok, taşıyıcı anneyle de olmuyormuş. Bunu öğrenince Emrah bana iyi bir fırsat gibi geldi, çünkü biraz para ihtiyacım vardı.
Emrahı baştan çıkarmaya çalıştım, hiç yüz vermedi. Alışık değilim, genelde erkekler peşimde olur, beni görmezden geldikçe hırslandım.
Küçük, güzel, her anlamda dikkat çekiciyimdir. Sonra daha farklı bir yol denedim. Ablam eczacı, bana özel bir toz verdi. İnsan hafızasını kısa süreli kaybediyor, iradesi zayıflıyor.
Başka erkeklerle ilgilendiğini söylerken Emraha içecek ikram ettim, tozu içine karıştırıp. Sonra onu evime götürdüm, söyleneni yapan bir çocuk gibiydi, hiçbir şey anlamadı.
Allahtan tam o dönemde yumurtlama dönemimdi, şimdi de hamileyim. Emrah o geceyi hiç hatırlamıyor. Emin olabilirsin. Hatta video bile var.
Melis telefonunu uzatıp videoyu oynattı. Emrah çıplak, anlamsız bakışlarla yatakta, hiçbir tepki vermiyordu.
Benim için kürtaj, su içmek kadar kolay. Sağlığım yerinde. Ama kolay para kazanmayı severim. Size de bu durumun duyulmasını istemezsiniz, malum, makamınız yüksek. O yüzden şikâyet etmezsiniz.
Kabul etmediniz, o zaman çocuğu doğururum ve size veririm. Doktora giderim, sağlıklı beslenirim her şeyi düzgün yaparım. Üç milyon lira ve çocuk sizde.
Zeynep duyduklarına inanamadı. Bu nasıl bir oyun!
Melis, ne desem az! Senin yerin hapiste, tam anlamıyla dolandırıcısın!
Napayım! Kırk dereden su getirmek zorundayım, borcum çok. Zengin bir destekçi bulmuştum, o da aniden öldü.
Bakın, Zeynep Hanım, hemen sinirlenmeyin, düşünün. Ben üç gün sonra sizi arayacağım.
Melis çıkıp gitti. Zeynep telaşla bir bardak su içti, başı ağrımaya başladı. Ne hikaye ama
Akşam eve gelince kocasına her şeyi anlattı. Emrah da paramparça oldu.
Beni oyuna getirdiler Suç duyurusu yapacağım
Emrah, olmayacak bir iş değil ki. Gel olaylara farklı bakalım. Okudum, yedinci haftadan sonra anneden alınan kanla DNA yapılabiliyormuş.
Önce bir bakalım, senin çocuğun mu? Sonra İkimiz de hep kendi çocuğumuzun olmasını isterdik. Olmadı diye vazgeçtik
Koruyucu ailelik ya da evlatlık işini de hiç düşünmedik. Ama buradaki çocuk gerçekten senden olursa, bizim şansımız olur. Evet, kirli bir hikâye ama belki Allah bize bir kurtuluş, bebeğe ise hayat fırsatı verdi. Bunu hiç düşündün mü?
Aman canım, şimdi kızı da alkışla! Bunlar saçmalık. Kürtaj olsun, defolsun gitsin! Bir de bu işe para mı verelim!
Emrah öfkeyle odayı terk etti.
Zeynepin aklı eskiye, on yıl öncesine gitti
Emrahla aynı fakültedeydiler. Gerçekten aşk ilk görüşteydi, herkes parmakla gösterirdi çiftlerini.
Evlendiler, kirada yaşadılar başlarda. Mezun olunca Zeynep hızla iş dünyasında yükseldi. Öz amcasıyla birlikte şirket kurdu, sermayeyle destek verdi.
İşler iyi gidince fazlasıyla amcasına borcunu ödedi. Emrah küçük bir dükkan açtı, Zeynep de kendi firmasını büyüttü. Hayat güzeldi. En büyük dertleri çocuklarının olmamasıydı.
Bir gün restorandan eve yürürlerken, sarhoş gençlerin saldırısına uğradılar. Birisi bıçakla Emraha saldırınca, Zeynep araya girdi, bıçak karnına saplandı.
Günlerce doktorlar onun hayatını kurtarmak için uğraştı. Hayata dönen Zeynep, artık anne olamayacaktı; rahmi ve yumurtalıkları alınmıştı. Bu acı ona çok ağır geldi. Asla anne olmayacağım diye içi yandı
Emrah hep yanında oldu, teselli etti. Sanki suçluluk duygusu vardı, suç bende gibi hissediyordu.
Zeynep ara ara camiiye uğrar, dua eder, ihtiyacı olanlara yardım ederdi.
Yine bir gün camii önünde yaşlı bir kadına yardım etti.
Sağ ol evladım, bakıyorum seni bir hüzün kemirmiş, üzülme, dedi kadın.
Ah nine, halim vaktim yerinde de, hiç çocuğum olmayacak Kabullenmek zor
Bilirim yavrum, ben de çocuksuzum Ama bak, senin çocuğun olacak. Hem de beklemediğin bir yolla
Zeynep iç çekip yürüdü. O kadının dediği olamaz diye düşündü, ama işte insanın başına neler geliyordu
Gerçekle yüzleşip teste gitmeleri şarttı. Emrah da Melis de dokuzuncu haftada test verdi. Sonuç geldi: Babalık onaylanmıştı.
Gördünüz mü, söylediğimin yalan olmadığını? Şimdi çocuğu almak için parayı getirecek misiniz? dedi Melis, sırıtarak.
Bak sana ne diyeceğim. Parayla taşıyıcı anne bulmak İstanbulda bir telefona bakar, üstelik bu kadarına gerek yok.
Öyle bir yol düşünmedik. Ama böyle oldu artık, biz bu çocuğu alacağız, sana da bir buçuk milyon lira veririz.
Sen paranı alırsın, biz de çocuğumuzu. Her şeyi resmi şekilde imzalatırız.
Üç milyon istedim, ne biçim pazarlık yapıyorsunuz?
Bundan sonra biz karar veriyoruz. İstemezsen hiç para da yok, istersen mahkemeye veririz. Şükret ki bildirmedik. Biz iyi insanlarız
***
Emrah, anlaşmayı yaptım. Bir bebeğimiz olacak.
Zeynep, bütün bu saçmalık Hâlâ ona para veriyoruz.
Belki de kader bize böyle bir hediye sunuyor, kabul etmeliyiz
Melis tüm gebelik boyunca kontrollerini yaptı, sağlıklı beslendi. Vaktinde, güçlü sağlıklı bir erkek çocuk dünyaya geldi.
Melis resmen evrakları hazırladı, çocuğundan feragat etti, Emrah da öz babası olarak oğlunu kucağına aldı. Her şey tamamlanınca Melis parayı alıp ortadan kayboldu. Herkese taşıyıcı annenin doğurduğunu söylediler.
Eşimden çocuk doğurduğun için teşekkür ederim, diye fısıldadı Zeynep, Melise.
Ve küçük Ömer, Zeynep ve Emrahın evine yerleşti.
Emrah, baksana, sana ne kadar çok benziyor
Gerçekten mi? Bence bebeklerden hiç anlamam ama Sanırım aynen babası gibi yakışıklı
Hani sana camii önündeki yaşlı kadını anlatmıştım, hatırlıyor musun? O bana bunu söylemişti Bize ilginç bir biçimde geldi bu çocuk
Emrah ve Zeynep oğullarıyla büyük bir mutlulukla bakıştılar. Ne yaşayacaklarını bilemeseler de, şu an çok mutluydular
Kimi zaman kader, dualara ilginç yollarla cevap verir
***
Birkaç ay sonra, haberlerde bir güncellemeyle Zeynep bir apartmanda ölü bulunan Melisin ölümünü duydu. Oyun sona ermiştiBir an Zeynepin içi ürperdi. Melisin fotoğrafına ekranda bakarken, zaman sanki yavaşladı. Hayatta görmek istemeyeceği kadar soğuk ve yalnız bir yüzdü bu; hiç gülmeyen, içinde sonsuz bir boşluk taşıyan bir kız O an, Zeynepin kalbinde garip bir merhamet hissetti. Onca öfkeye, yaşattığı sancılara rağmen, Melisin acı dolu hayatı da bir sona varmıştı. Bir zamanlar kendi çaresizliğini, yalnızlığını düşündü çocuk hasretiyle göğsü yanarken, tutunacak bir şey aradığı geceleri Herkesin imtihanı başka türlü yazılıyordu bu hayatta.
O sırada minik Ömer odasından ağlayarak seslendi. Zeynep hızlıca yanına koştu, onu şefkatle kucağına aldı. Oğlunun yumuşak saçlarını koklayarak, kendisine şöyle fısıldadı: Senin için, her şey için şükrediyorum. Ömer kollarında huzurla uykuya dalarken, pencereden yayılan akşam ışığında Zeynep sevdiği adamı izledi. Emrah ona gülümsedi; hayatlarında yeni bir başlangıç vardı, geçmişin gölgesinde, ama umutla.
O gün, Zeynep, her şeyin bir bedeli olduğuna, ama hayatın bazen en çarpık yollar aracılığıyla bile yeni bir umut sunduğuna kesinlikle inandı. Kader onları seçmişti belki, ama asıl mucize, vicdanlarının sesini dinleyip, sevgiyi büyütebilmekti. Yanaklarını Ömerin başına değdirip gözlerini kapadı.
Kulağında, camii önündeki yaşlı kadının sesi yankılandı yine: Senin çocuğun olacak. Hem de beklemediğin bir yolla
Ve Zeynep anladı ki; insanın kalbini ışıklandıran mucizeler, karanlıkların en derininden de doğabilirdi. Sevgiyle büyüyen bir aileye, dünya yeniden umut vaat ediyordu.
Dışarıda rüzgar yavaşça esiyordu; içeride ise bir anne, bir baba ve minik bir çocuk, huzurla birbirine sarılmıştı.




