Yıllar önce, annemin evlenmeden hamile olduğunu öğrendiğinde, büyükannem çok sinirlenmişti. Anneme hayatı zindan etti; annem ise sabırla ve sessizce tüm sözlü ve davranışsal ezaya katlandı.
Doğum günüm geldiğinde, büyükannem annemi eve kilitledi ve anahtarı alıp çıktı. Şansımıza, o sırada yanımızda olan halam eski bir sağlıkçı anahtarı buldu ve hemen anneme yardımına koştu. Böylece dünyaya geldim; olumsuz şartlara rağmen annem beni hiç tereddütsüz, derin bir sevgiyle büyüttü. Büyükannem, yaşına rağmen bana bahçecilik ve çiftçilik konusunda birçok şey öğretti. Bazı işlerde iyiydim; ama hata yaptığımda ise, çocuk aklımın tam anlam veremediği ağır sözlerle bana çıkışırdı. O sözlerin çoğunu tam olarak anlamazdım, ama içimde bir öfke ve kırgınlık yığını bırakırlardı. O zamanlar, neden böyle davrandığını, neden yeterince sevgi göstermediğini anlayamazdım. Halbuki kendi hayatında, eşini kaybettikten sonra evladını tek başına büyütmenin zorluklarını bizzat yaşamıştı. O yüzden daha anlayışlı olması gerekirdi.
Ben babasız, dedesiz, abisiz yani erkeksi sevgi ve korumadan mahrum, büyüdüm.
Yıllar sonra, annem evlendi ve iki kardeşim daha oldu. Ne yazık ki, annemin eşi fazla yaşayamadı. Büyükannem, bu yeni çocuklara bana göstermediği şefkati fazlasıyla gösterdi, onları ilgiyle sarıp sarmaladı. O zaman bu duruma ister istemez içten bir kıskançlık duyuyordum.
Büyükannem çoktan aramızdan ayrıldı ve ben artık çocuk değilim ama zaman zaman aklıma çocukluğum gelir, kendimi herkesten farklı hissettiğim o günleri hatırlarım. Onun acı sözleri hâlâ hafızamda yankılanır; eski duygular içten içe canlanır.
Bir gün, annemle pazarda alışveriş yaparken, bir kadın, poşet dolusu meyve ve tatlı aldı. Kadın sevinçle, kızının anne olacağını ve yakında düğünü olacağını anlattı. Köyde herkes, Sibelin kocası olmadığını biliyordu. Kadının samimiyeti ve kızına duyduğu sevgi, annemi derinden etkiledi; ona kendi geçirdiği zorlukları, yıllarca taşıdığı kötü sözleri hatırlattı.
Annemi çok seviyorum; bana sahip olduğu için ve tüm sıkıntılara rağmen beni büyütüp, bana daima sevgi gösterdiği için ona minnettarım. O hiçbir zaman bana kötü davranmadı; onun annelik sevgisi her zaman saf ve içtendi.
Büyükannemin yerinde ben olsaydım ne yapardım sorusunun cevabını vermek kolay değil; onun yaşadıklarını yaşayarak anlamak gerekirdi. Ama inanıyorum ki her koşulda, evladıma karşı empati, anlayış ve destek vermek lazım. Sevgi ve merhamet, ne olursa olsun, anne ile çocuk arasındaki bağı güçlendiren temel duygulardır.




