Kayınvalidemin korkunç bir şey yaptığını öğrenince ona yardım etme isteğimi tamamen kaybettim, fakat onu da yüzüstü bırakamıyorum.

2 çocuğum var. Çocuklarım iki farklı evlilikten. İlk çocuğum, kızım. Melis şimdi 16 yaşında. Melisin babası nafakasını düzenli ödüyor ve onu hiç yalnız bırakmıyor. Eski eşim yeniden evlendi ve ikinci evliliğinden iki çocuğu daha oldu, ama yine de kızımızı ihmal etmiyor.

Beş yaşındaki oğlum ise o kadar şanslı değil. İki yıl önce ikinci eşim ağır bir hastalığa yakalandı ve ne yazık ki üç gün sonra hastanede vefat etti. Hâlâ sanki üzerinden hiç zaman geçmemiş gibi geliyor. O kadar çok isterdim ki, kapı açılsa ve içeri girip her zamanki gibi gülümseyerek bana Kolay gelsin, dese. Böyle düşündükçe gün boyunca gözyaşlarımı tutamıyorum.

Bu zor günlerde bana en büyük destek ise ikinci eşimin annesi, Şükran Hanım oldu. O da en az benim kadar perişandı, çünkü kaybettiğimiz insan onun tek oğluydu. Kenetlendik, birlikte yas tuttuk, teselli olduk. Sık sık birbirimizi aradık, ziyaret ettik, kaybettiğimiz adamı konuşup anılarımızı paylaştık.

Bir ara hep birlikte yaşama fikrimiz bile oldu ama sonradan Şükran Hanım vazgeçti. Aslında birlikte tam 7 yıl geçirmiştik. Şükran Hanımla ilişkimiz hep çok güzeldi, adeta dost gibiydik.

Hamile olduğum dönemi hatırlıyorum da, kayınvalidem bir gün soybağı testi mevzusunu açmıştı. Meğerse televizyonda bir program izlemiş, orada bir adam yıllarca başkasının çocuğunu büyütmüş, sonra gerçek ortaya çıkmış. Hemen tepkimi koydum, Bir adam çocuğundan şüphe ediyorsa, bırak gitsin. O da hafta sonu babası olur çıkar! dedim.

O da bana, İnan bana, ben sana güveniyorum, torunumdan da eminim, dedi. Bebek doğunca test isteyecektir diye içimden geçirdim ama hiçbir zaman bu konuyu tekrar açmadı.

Geçen yaz Şükran Hanım birden ağırlaştı, sağlığı ciddi anlamda bozuldu. Sonra birlikte karar verdik, bana daha yakın bir yerde otursun istedik. Bir emlakçıyla anlaşıp ona ev bakmaya başladık.

Tekrar hastaneye yatırıldığı bir gün, emlakçıya gereken ölüm belgesi lazım oldu. Şükran Hanım alamayınca, evine gidip belgeleri aramaya başladım.

Dosyaların arasında gezinirken başka bir belgeye rastladım; meğerse tam oğlum iki aylıkken gizlice bir soybağı testi yaptırmış! Hem de sonuçta gerçekten de onun torunu olduğu yazıyor. Bunu görünce öfkeden deliye döndüm. Demek yıllarca bana güvenmemiş! Dayanamadım, her şeyi yüzüne söyledim. Şimdi benden defalarca özür diliyor, kendini affettirmek istiyor. Ama ben hâlâ aklımı toparlayamadım. O kadar yıl sessizce bunu saklaması, bana büyük bir ihanetmiş gibi geliyor.

Bundan sonra ona yardım edesim yok açıkçası; çünkü bana sırtını dönmüş gibi hissediyorum. Ama bir yandan da, bu hayatta onun başka hiçbir kimsesi yok.

Oğlumun babaannesiz kalmasını istemiyorum ve yine de ona elimden geldiğince yardımcı olacağım. Ama eski sıcaklık ve güven, ne yazık ki geri gelmeyecek. Artık öğrendim ki, insan hayatta en çok güvendiği kişilerden bile hiç ummadığı darbeleri alabiliyor. Hayatta hiçbir şey, göründüğü kadar basit değilmiş.

Rate article
Lifequest
Kayınvalidemin korkunç bir şey yaptığını öğrenince ona yardım etme isteğimi tamamen kaybettim, fakat onu da yüzüstü bırakamıyorum.