Elif, diye seslendi kayınvalidesi. O anda telefonda konuşan Elif, irkildi. Her zamanki gibi orada oturuyorsun, dedi kayınvalidesi memnuniyetsiz bir sesle. Elif konuşmasına devam etti. Kayınvalidesini duymamaya çalışıyordu. Sürekli konuşuyorsun, hâlbuki oğluma bir yemek hazırlaman gerekirdi, diye sürdürdü kadın.
Sessiz ol biraz, diyerek Elif telefona devam etti. Şuna bak! Tamam! Kadın homurdanarak dışarı çıktı. Elif konuşmasını bitirip derin bir nefes verdi. Bu durumdan çok yorulmuştu. Geçen yıl, Elif ile kocası sonunda evlerinin borcunu bitirmişti. Tek odalı bir daireydi ama mutfağı büyükçe ve balkonu vardı. Artık çocuk düşünmeye başlayabilecekti ikisi de. Elif evden çalışıyordu fakat eşi bunun zannedildiği kadar kolay olmadığını biliyordu. Ama kayınvalide aynı fikirde değildi.
Kemalin ailesi köyde otururdu ve genç çift onları sık sık ziyaret edemezdi. Üstelik apartman komşuları evini satmaları için uzun süredir ikna etmeye çalışıyordu. Sonra, Kemallerin oturduğu apartmanda bir daire boşaldığı haberini aldılar. Şehirde yaşamak istemediğini her fırsatta söyleyen kayınvalide birden fikir değiştirip köydeki evi sattı. Kemalin babası hâlâ çalışıyordu ama annesi yeni emekli olmuştu. Köyde yalnızlıktan sıkılmıştı, burada ise Elif yanındaydı. Oysa kadın, Elifin bütün gün telefonda sadece sohbet ettiğini zannediyordu. Oysaki Elifin gün boyu çalışmalarını tamamlaması gerekiyordu.
Bu yüzden, her sabah Kemal işe gitmek için kapıdan çıkar çıkmaz, kayınvalide hemen Elifin evine gelirdi. İlk başta Elif anlatmaya çalıştı, hatta Kemal de araya girdi ama boşunaydı. Günler geçti, kayınvalide yine kapıdaydı. Bir gün gençler kapıyı açmamaya karar verdi. Elif, çalan zile aldırmadan çalışmaya devam etti. Sonunda kadın, Polisi çağırırım! diye bağırınca Elif çaresiz kapıyı açtı. Kemal ve Elif, annelerinin sürekli müdahalesinden nasıl kurtulacaklarını bilemiyorlardı ama bu böyle devam edemezdi. Bir gün kayınvalide gerçekten darıldı, ama bu küslük sadece bir gün sürdü.
Ertesi gün yine çay demleyip uzun, bitmek bilmeyen sohbetleriyle Elifin yanındaydı. Dayanamıyorum daha fazla, dedi Elif bir gün kocasına, Artık seni de dinlemiyor, beni hiç umursamıyor. Çok iyi anlıyorum seni, dedi Kemal. Ama ne yapacağımı bilmiyorum. Annemin evi satıp buraya gelmek istemesi onun kararıydı, engel olamazdım. Anneme bir uğraş mı bulsak? Nasıl bir uğraş? Her yere baktım, dedi Elif. Karı koca bir süre sessizce oturdular.
Ne kadar birikmişimiz var? diye sordu aniden Kemal. Bir bakalım. Neden sordun? dedi Elif şüpheyle. Şimdi tek odalı bir dairedeyiz, çocuk olursa daha çok alana ihtiyacımız olacak. Daha büyük bir daireye geçsek? Daha büyük mü? Başka bir semtte mi? Evet, neden bekleyelim ki? Olmaz mı! diye sevinçle kocasına sarıldı Elif. Ertesi gün, evin içinde dolaşırken bir an olsun kayınvalidesinin gelişine üzülmedi. İki hafta sonra genç çift, taşınacaklarını ailelerine açıkladıklarında büyük şaşkınlık yaşandı.
Nasıl yani? dedi kayınvalide sandalyeye otururken. Aferin evlatlarım, peki torunlarımız nerede yatacak? diye ekledi Kemalin babası. Anneciğim, biz sadece başka bir mahalleye taşınıyoruz, başka bir şehre değil. Sakın üzülme. Burada yaşıtların komşular çok, hem sık sık gelirim, diye hemen toparladı Kemal.
Gariptir ki, kayınvalide apartmanda kısa sürede birçok arkadaş edindi. Gençler ise hayatlarına bembeyaz bir sayfa açarak devam etti.




