Üç ay sonra sevgilim Ömerle evleneceğiz. Ben sade bir aileden geliyorum düğünlerimizde tören, yemek, müzik ve dans olur, hepsi bu kadar.
Ama Ömerin ailesinin kendilerine ait bir düğün geleneği var: Gelin, düğünde, damadın ailesine teşekkür ederek bir konuşma yapmalı ve onların kendisini aileye kabul ettikleri için sembolik bir hediye vermeli. Sadece gelin. Damada böyle bir şey yok.
Ömerin annesi bunu ilk defa söylediğinde, şaka yapıyor sandım. Açıklarken, Bizde nesillerdir böyledir: gelin aileye kapı açıldığı için teşekkür eder, dedi. Bana bu sanki bir sınav, kabul edilip edilmeme meselesi gibi hissettirdi.
Ben de, Bence ikimiz bir arada konuşmalı, iki aileye de teşekkür etmeliyiz, dedim. O ise hafif bir gülümsemeyle bunun modern bir fikir olduğunu söyledi.
Başlangıçta Ömer çok önemsemedi. Fakat sonraki aile akşamında babası, Bizde geleneklere saygı gösterilir, dedi. Annesi ise, Her şeyi değiştiren bir gelin istemiyoruz, diye ekledi. İstemiyoruz kelimesi içimi garip bir şekilde burktu; sanki bir iş görüşmesi gibiydi.
Eve döndüğümüzde, Ömerle konuştum. Ben teşekkür etmekten çekinmem ama neden sadece ben baş eğmeliyim, sen ise hayır? dedim. Ömer bunun sadece bir jest olduğunu söyledi. Peki, neden bu jest karşılıklı değil? diye sordum. O cevap veremedi, sadece ailesiyle tartışma çıkmasını istemediğini söyledi.
Ben de ortak çözüm teklif ettim: Biz ikimiz birden tüm ailelere teşekkür konuşması yapalım, iki tarafa da hediyemizi sunalım. Bana daha güzel bir fikir gibi geldi.
Bunu önerdiğimizde, Ömerin annesi çok ciddileşti. O zaman gelenek yok olur, dedi. Babası ise, Bugünden başlarsan, yarın her şeyi sen yönetmek isteyeceksin, diye ekledi. O an bir şey fark ettim bu mesele aslında konuşma değil, alanla ilgiliydi.
Kavga büyümesin diye, hediyeyi ve konuşmayı düğün öncesi, yalnızca aile arasında yapmayı önerdim. Anneleri buna karşı çıktı; konuşmanın herkesin önünde olması gerektiğini, saygının ancak böyle gösterileceğini söyledi.
O anda içimde bir şey kıpırdadı. İnsanlara saygım var, ama aşağılayıcı hareketler yapamam. Ömer benden, sırf huzur olsun diye, alışılmış düzeni bozmayayım istedi; özellikle babasının köyünde hep böyle olduğunu belirtti.
Ben ise hiç düşünmediğim bir cümleyi söyledim: Eğer huzur demek, hep benim ödün vermemse o huzur değil, kontrol.
Şimdi Ömer bir tarafta, ailesi diğer tarafta kaldı. Annem, evliliğe kayınvalideyle kavga ederek başlamamamı öğütlüyor. En yakın arkadaşım ise, şimdi pes edersem, ileride daha büyük şeylere de boyun eğeceğimi söylüyor. Gelecek kayınpederim ve kayınvalidem ise şimdiden problemli ve saygısız olduğumdan bahsediyorlar.
Benim için durum çok net: Elbette teşekkür edebilirim, evet. Ama bana özel bir kural dayatılmasına razı değilim, sırf gelin olduğum için. Ve açıkçası Bazen kendime soruyorum: Acaba hata mı ediyorum, onların istediği şekilde geleneklerine boyun eğmeyi reddederek?



