Michael, en iyi eşe sahip olduğuna inanıyordu; bu yüzden eşinin doğum gününde Sarah’ya çok güzel altın küpeler hediye etti. Ancak, dört çocuk annesi eşi bazı nedenlerden dolayı mutlu olmadı…

Sabah, Mehmetin aklında bir serinlik vardı; sanki dün gece bir rüyada kaybolmuş gibiydi. Karısı Semanın doğum günü yarındı ve bu düşünce, yağmurdan buğulu camlarda şekil değiştiren hayali bir hediye gibi zihninde gezindi. Çünkü Mehmet içtenlikle inanıyordu: Sema sadece en iyi eş değil, aynı zamanda çocuklarının en iyi annesiydi. Ev, sürekli baharın kokusuyla tertemiz; yemekler, mis gibi ve bol; çocuklar ise her daim bakımlıydı. Sema, eşini hiç ihmal etmezdi. Onun isteklerini sanki bir kahin gibi sezer, eve huzur serpmiş gibi yaşardı.

Sema ve Mehmetin dört çocukları vardı; yaşları altı ile on yedi arasında değişiyordu, aralarında bir yaşlı bir genç, bir uykucu bir gülücük. Sema harika bir anneydi; çocuklarıyla güven dolu bir bağı, ailece hep birlikte gidilen yaz köyleri, anaokuluna el yapımı süsler, okul aile birliklerinde uzun sohbetler, ödevlere yardım eden elleri, çocukların arkadaşlarını ağırlayıp, her birine kalbinden bir parça sunan dili Temizliği ise üç misli, altı misli fazla görünürdü. Herkes için yemekte bir tabak, sofrada bir tat, güler yüz olurdu.

Sema hep mutlu, hep huzurlu görünürdü ve kendisi de böyle derdi sık sık. Sıkıntıdan söz etmeyi hiç bilmezdi. Çocuklar henüz ufakken, bir gün Mehmet ona ne isterdi doğum gününde diye sormuştu. Sema, Bilmiyorum demişti, belki biliyorum: bir gün tatil Sadece bana ait bir gün! Yalnız kalmak istiyorum sabahdan akşama Uyuyup, dinlenip, banyoda uzanmak Ama gerçekten böyle bir şey hayal gibiydi; çocuklar küçüktü, onları kim bırakacaktı? Gün boyu, dört çocukla, bir hokkabaz mısın? Sema belki düşünmeden söylemişti ve aile gülüp geçip unutmuştu.

Mehmet, ona bir çaydanlık seti hediye etmişti; o rüya uzaklara süzülüp gitmişti. Zamanla çocukları büyümüş, evin ortasında çocuk sesleri azalmış, ama Sema biraz daha sık, Hepsini büyütmek, hayata güvenle göndermek, kendi yollarını görüp mutlu olmak istiyorum, der olmuştu. Şimdilik, hala herkesle ilgileniyordu; ama yüreğinde bir gül gibi açmaya hazırlanıyordu.

Bu doğum gününde Mehmet, Semaya altın küpeler aldı; Sema sevinçle hemen kulaklarına taktı, aynada kendine bir rüya gibi baktı. Güzel bir sofra kurdu, aileyi ve dostları topladı, evde bayram havası esti. Gece saat birde Mehmet uykudan uyandı, Sema hala uyumamıştı. Çocukları tek tek uyutmuş, sonra mutfağa gidip tabakları yıkamıştı. Yüzünde yorgun bir rüya duruyordu, gözleri uzaktaki bir yağmurdu.

Sabah Sema uyandığında, ev bomboştu. O sessizlik, alışılmadık bir huzur gibi yüreğine oturdu. Mutfağa gitti, masada bir not buldu: Annemizi ziyaret etmeye köye gittik. Seni uyandırmak istemedik. Yarın döneceğiz. Dinlenmeyi unutma. O an, birden kapı çaldı ve kurye hayal gibi büyük bir çiçek buketi verdi Semaya; zaman bir an durdu, rüya gerçeğe dokundu.

Rate article
Lifequest
Michael, en iyi eşe sahip olduğuna inanıyordu; bu yüzden eşinin doğum gününde Sarah’ya çok güzel altın küpeler hediye etti. Ancak, dört çocuk annesi eşi bazı nedenlerden dolayı mutlu olmadı…