– Bir süre senin yanında kalacağız, çünkü bir apartman kiralamaya paramız yetmiyor! – Arkadaşım bana söyledi.

Ah arkadaşım, ben gerçekten çok hareketli bir kadınım. 65 yaşında olmama rağmen hâlâ farklı yerlere gidip ilginç insanlarla tanışmayı başarıyorum. Gençliğimi hem sevinç hem de biraz hüzünle hatırlıyorum. O zamanlar tatil yapmak çok kolaydı! İstediğin zaman Egeye gidebiliyordun, sahilde güneşlenebiliyordun. Çadır kurup arkadaşlarınla veya iş yerinden dostlarınla kampa gidebiliyordun. Hatta İstanbulda boğaz turuna bile çıkar, bütün bunları oldukça az bir parayla halledebilirdin.

Ama bunlar artık geçmişte kaldı tabii…

İnsanlarla tanışmak her zaman çok hoşuma gitmiştir. Plajda, tiyatroda, sokakta yeni insanlarla karşılaşırdım. Birçok tanıdığım yıllarca hayatımda kaldı, onlarla hep irtibatta oldum.

Bir gün, hiç beklemediğim bir anda bir telgraf geldi. Şaşırdık, çünkü ben ve eşim, bu mesajı gönderenin kim olduğunu anlayamadık. Zaten o dönem hiçbir yere gitmemiştik. Sabahın dörtünde kapımız çaldı. Kapıyı açtım ve şaşkınlıktan donup kaldım. Kapıda; Zeynep, iki genç kız, bir yaşlı teyze ve bir adam duruyordu. Yanlarında koca bir yığın eşya vardı. Öylece kapıda kalakaldık. Sonra, ne yapacağımızı bilemeyip içeriyi buyur ettik. Zeynep bana hemen sordu:

Neden bizim için gitmediniz? Telgraf gönderdim ya! Hem taksi de pahalı, TLyi kolay kazanmak zor! Kusura bakma, kim gönderdiğini bilmiyorduk! Adresinizi biliyordum, işte geldim. Ben zaten sadece birbirimize mektup yazmayı düşünmüştüm

Sonra Zeynep açıkladı; kızlardan biri bu yıl liseyi bitirmiş ve üniversiteye gitmeye karar vermiş. Diğerleri de onu desteklemek için gelmişler.

Sizinle kalacağız! Kiraya verecek paramız yok! Hem eviniz merkeze yakın!

Şok geçirdim resmen. Birbirimizi akraba filan sanmıyoruz, neden kalsınlar ki? Onlara günde üç öğün yemek vermem gerekecekti. Biraz yiyecek getirmişler ama onları da ben pişirmek zorunda kaldım. Herkese hizmet ettim, elim olup.

Üç gün dayanabildim. Sonra Zeynepe ve diğerlerine açıkça taşınmalarını söyledim, nereye giderlerse gitsinler dedim. O kadar büyük bir tartışma çıktı ki, Zeynep çanağı çömleği kırmaya başladı, ortalığı velvele etti.

Böylesine bir davranışa gerçekten aklım şaştı. Sonunda hepsi çıkıp gittiler. Ama giderken bornozumu, birkaç havlumu ve bir şekilde, büyük lahana tenceremi bile götürmeyi başardılar! Nasıl taşıdılar hala bilemiyorum ama tencereden eser yok, adeta buhar olup uçtu!

Rate article
Lifequest
– Bir süre senin yanında kalacağız, çünkü bir apartman kiralamaya paramız yetmiyor! – Arkadaşım bana söyledi.