Ekonomik sorunu olmayan kadın arıyorum: 45 yaşında annesiyle yaşayan adamla çıktığım garip randevu Ve bu benim hayatımı sonsuza dek değiştirdi.
Hiçbiriniz şöyle rüyasında, tuhaf bir mantıkla, garip bir sitenin profillerine göz gezdirirken insan hakkında ne çok şey anlaşıldığını düşündünüz mü? Fotoğraflar yabancı bir arabanın önünde değil, talepler bir kanun maddesi gibi değil Sadece kısa bir cümle rüyanın sisinin içinde yankılanıyor.
Ekonomik derdi olmayan kadın arıyorum.
İşte bu cümleye gözüm takıldı, rüyamda sayfaları ağır ağır kaydırırken. Fotoğraftaki adam sıradandı: fazladan kilosu yok, yumuşak bakışlı, ütüsü bozulmamış gömleğinde. Adı Tuncay olsun, yaşı kırk beş.
Normalde bu tarz cümlelere hiç bakmam, geçer giderim. Kadın dilinde bu sıklıkla Ben para harcamam, her şeyi sen ödersin anlamına gelir. Ama rüyamda bir gözlemciye dönüştüm. Merak ettim: Bu adamın ekonomik bağımsızlık arayışının ardında ne var? Üstelik kendi de son derece sıradan görünüyor.
Rüyalarda merak iyiye işaret değildir ama bu defa bana anlatacak malzeme verdi, buluşmaya sözleştik.
İlk izlenim: Temizlik ve altında kaygı
Tuncay buluşmak için Emirgan Korusunu önerdi. Klasik: İlk randevuda kahveye fazla para vermekten korkanlar için birebir. Benim için sorun yoktu yürümeyi severim, rüyamın İstanbulu bulutlu ama ılık.
Tam zamanında geldi. Bir dakika bile şaşmadı. O an bunu olumluluk saydım ama sonra anladım: Bu kendine güvenin dakikliği değil, neredeyse lise öğrencisinin disipliniydi. Parkın girişinde öyle dikilmişti ki, siyah pantolonu bıçak gibi ütülü, sanki bir trenin üzerinde yürüyormuş gibi.
Merhaba, dedi, montuma ve çantama şöyle bir baktı. Markalı bir şey var mı, ekonomik derdim olur mu, diye ölçüyor gibiydi.
Yan yana yürüdük, ilk on dakika hava, yollar, İstanbulun kalabalığı üzerine geçti. Tuncay düzgün, neredeyse kitap cümleleriyle konuşuyordu. Fakat sesinde bir tuhaflık vardı sanki hep onay bekliyor ya da şimdiden kendini savunuyordu.
Mülakat gibi randevu
Resmi giriş bölümünden hemen sonra konuya döndü Tuncay. Çekinmeden, neredeyse CV inceliyormuş gibi.
Nerede çalışıyorsunuz?
Bir lojistik şirketinde baş muhasebeciyim.
Güzel, güvenilir Eviniz kendinizin mi, yoksa krediyle mi aldınız?
Az kalsın kaldırıma takılıyordum. Genellikle bu tip soruları, üçüncü şarap kadehinden sonra sorarlar, rüya da olsa on beşinci dakikada değil…
Kendimin, diye yalan söyledim, bakalım nereye varacak göreyim istedim.
Harika, dedi gevşeyerek. Şimdi herkes ayrı bir derdde Birçok kadın, kredi, borç diye adam arıyor. Oysa ben eşit bir ilişki isterim.
Kulağa mantıklı gelir. Kim karşı çıkar ki ortaklığa? Ama her şeyin şeytanı ayrıntıdadır.
Siz? Siz yalnız mı yaşıyorsunuz?
Ve Tuncay, başkasının rüyasında yalnız bırakmak gerekir bir cümle kurdu. Ama ben bu psikolojik dramın sonunu görmeden uyanmak istemedim.
Hayır, annemle yaşıyorum. Çok mantıklı ve pratik. Koca üç odalı ev varken, niye kira vereyim? Hem annem yaşlandı, tansiyonu var, yalnız kalamıyor.
Kırk beş yaşında: annesiyle…
Evi nasıl paylaşıyorsunuz? dikkatlice sordum.
Aman, annem eski kafalıdır, bana değil de hayalinde annesine öyle içten gülümsedi ki, rüyada özel bir ışık sızdı o yüze. Mutfak onun alanı; harika yemek yapar. Ben el atarım: çöpleri çıkarırım, listeyle bakkala giderim. Bizde düzen böyledir.
Listeyle, diye geçirdim aklımdan.
Anneci ekonomik modeli
Bir kahve büfesine vardık. Ben durdum, Tuncay duraksadı.
Kahve ister misiniz? dedi, sanki ona borç teklif etmiş gibiydim.
Tamam deyip küçük bir kapuçino istedim.
Burada fiyatlar uçuk diye fiyatlara göz attı. Evde harika kahve makinem var, genelde termos taşırım ama bugün unuttum. Hadi bakalım, alalım. Size küçük mü?
Bana küçük kahve aldı. Kendisine hiçbir şey almadı.
Ben evde içtim, diye fısıldadı.
Kahve yudumlarken Tuncay ekonomik problemi olmayan kadın felsefesini anlatmaya başladı. Yani, sadece işi olan değil, tamamen bağımsız ama uçsuz bucaksız hayatına eklemlenecek biri arıyormuş.
Kadınlar niye hep paraya odaklanıyor anlamıyorum, dedi. Eski sevgilim mesela: Taşınalım, tatile gidelim, arabayı değiştirelim diye tuttururdu. Niye ki? Araba gidiyor işte, ev de var. Annemle sade yaşıyoruz, ama her zaman birikimimiz var.
Peki anneniz sizin evlenmenize karşı mı? diye sordum doğrudan.
Olur mu! Çok sevinir. Tuncaycığım, bana iyi bir hanım getir, yerleri silmekten yoruldum der hep.
Bulmacanın son parçası da yerine oturdu.
O bir eş aramıyor, değişim arıyor. O ve annesi için yeni bir yardımcı. Anne yaşlanıyor, kırk beşlik oğlanın işlerini çevirmek zorlaşıyor. Börekler, gömlekler, üç oda temizliği artık ağır. Bir devralan lazım. Mümkünse ekonomik sorunu olmayan biri ki, birlikteki bütçeye karışmasın.
Yönetim merkezinden gelen çağrı
Elektrik faturasından bahsederken Tuncayın telefonu çaldı. Adam irkildi.
Efendim anneciğim? Birden sesi yumuşadı, çocuk gibi. Evet, dolaşıyorum, evet, o hanımla. Hayır, üşümedim. Atkı boynumda. Köfte Tamam, bir saate geleceğim. Yağ? Sütaş, anladım.
Kapatıp mahcup bir gülümseme takındı.
Annem, akşama kalmamı istedi.
Saat beş olmuştu bile.
Tuncay, dedim; Hiç düşündünüz mü, ekonomik sorunu olmayan kadın belki kendi hayatını yaşamak ister? Annenizden ayrı, seyahat ederek, restoranlara giderek…
Gerçekten şaşırdı.
Neden ayrı yaşasın ki, ev var ortada? Akıl işi olur mu! Restoranlara gitmek Evdeki yemekten iyisi yok. Kadın eve sahip çıkmalı.
Kim kimin patronu?
Nazikçe vedalaşıp kendi yoluma döndüm, kafamda bu rüyanın bulut gibi tortusuyla.
Böylesi adamlar dışarıdan yalnızca tutumlu ya da fazla ana kuzusu gibi görünür. Gerçekte ise Tuncay hayatının sahibi değil. Annesinin kuralları onun hayatı olmuş; sanki kendi seçimiymiş gibi kabullenmiş.
Tuncayın rüya cümlesi şu demek: Annemle uyumlu, dertsiz kadın arıyorum.
Kredisi olan kadın destek ister. Çocuklu kadın ilgi ister. Hırslı kadın bataklıktan kurtarır. Ama o istemez.
Neden bu bir tuzak?
Garip olan, böylesi adamlara güçlü ve bağımsız kadınlar gönül verir. Evinden başka derdi yok, kumar yok, içki yok, deriz hep.
Ama tüm aileye burada anneye yazılmıştır. Hiçbir zaman ilk sırada siz olmazsınız. Sizi oğlunun yanına alırlar, kurallara dokunmadığınız, bütçeden pay istemediğiniz sürece.
Siz kazanırsınız, siz harcarsınız, ama akşam gömlekteki ütü yanlışsa azar dinlersiniz.
Tuncayın profili rüyamda silinip gitti. Belki de onu hiç görmemişimdir
Siz de böyle Tuncaylara rastladınız mı? Sizce, böyle adamların mutlu aileye şansı var mı, yoksa bu rüya çoktan bitmiş mi? Düşlerinizi paylaşın.



