Adam, köpeğini ormanın derinliklerine götürdü ve bir ağaca bağladı, onu orada bırakarak kurtulmayı umdu. Fakat kimse, bir kurdun köpeğe ne yapacağını tahmin edemezdi.
Köpek, sahibi için her şeydi. Bir zamanlar sahibinin gözdesiydi; yavruyken onu ilk seçen, ilk eğitimleri veren, tarlada sevinçle ona koşan, kuyruğunu sallayan can dostuydu. Birlikte ava giderler, birlikte evlerine döner, köpek daima kapısında yatardı. Sahibi ona gururum derdi.
Ama zamanla her şey değişti. Sahibi, köpeklerin yavrularından para kazanabileceğini fark etti. Başlarda masum görünüyordu. Sonra doğumlar çok sık tekrarlanmaya başladı. Köpek zayıfladı, halsiz düştü, hep bir köşede yatıp zor nefes alır oldu. Veteriner açıkça uyardı: Devam ederseniz, bu hayvan dayanamaz.
Adam duymak istemedi. Duracağına öfkelendi. Köpeği artık bir yük, bir problem oldu gözüne. O ise alışmıştı problemleri hızla çözmeye.
O gün köpeğini aldı, İstanbuldan uzakta, derin bir ormanda yürüdü. Hiç konuşmadı, arkasına bile bakmadı. Köpek ise gezdiği için mutlu, sahibinin neden sessiz olduğuna anlam veremeden ilerliyordu. Adam bir ağacın altında durup zinciri ağaca bağladığında, köpek bunu bir oyun sandı.
Köpek bekledi. Sonra zinciri çekmeye başladı. Sonra inlemeye koyuldu.
Akşam olunca artık uluyordu. Sahibine seslendi, sesi kısıldı, zinciri öyle şiddetle çekti ki, tasması boynunu kesmeye başladı. Yapraklar hışırdadı, hava soğudu, karanlık bastı. Ama kimse gelmedi.
Güneş batmak üzereyken, ormanın içinden gri bir kurt çıktı. Sessizce, yavaş yavaş geldi. Onun birkaç metre önünde durdu ve köpeğe baktı. Ne hırlama, ne diş gösterme; sadece bakış.
Köpek donup kaldı. Bir saldırı bekliyordu ama korkmuyordu; çünkü başına gelebilecek en kötü şey zaten olmuştu.
Fakat kurt beklenmedik bir şey yaptı
Köpek saldırı bekledi. Acı bekledi. Ama kurt ne diş gösterdi ne yaklaştı. Çevresinde dolandı, havayı kokladı, zinciri, ağacı, toprağı dikkatlice inceledi. Ardından çok yakına gelmeden hemen yakında uzandı, gözlerini köpekten ayırmadı.
Gece çabuk çöktü. Orman yeniden canlandı. Uzaklardan kurt ulumaları duyuldu, sonra bir tane daha. Ağaca bağlı köpeğin zayıf kokusu ormanın küçük yırtıcılarını çekti.
Her seferinde biri yaklaştığında, kurt ayağa kalktı, araya girdi ve kısık bir sesle hırladı. O kadar yeterliydi; gelenler geri çekildi.
Kurt köpeğe hiç dokunmadı. Fazla yaklaşmadı. Sadece yanında bekledi.
Köpek artık ulumadı. Zor nefes alarak yattı, arada kafasını kaldırıp kurdun hâlâ orada olup olmadığına baktı. Kurt oradaydı. Bütün gece.
Şafakta ormana insanlar girdi. Bir hayvanın izini arıyorlardı, kısık bir inilti duydular. Yaklaştıklarında tuhaf bir sahneyle karşılaştılar: Bir ağaca bağlı köpek ve onun önünde sanki bekçi gibi duran gri bir kurt.
İnsanlar donup kaldı. Kurt onlara, sanki her şeyi anlamış gibi, sakince ve korkusuzca baktı. Sonra ağır adımlarla geri çekildi, ağaçların arasında kayboldu.
Köpeği çözdüler. O hayattaydı, çünkü biri gece boyunca avcı olmayı seçmemişti.
Bazı zamanlar en yabaniler, insanım diyenlerden çok daha insanca davranır.
Kaynak.




