Baba Eve Erken Döndü ve Gördükleri Karşısında Şaşkına Döndü…

Babam eve normalden erken döndü ve gördüğü manzara karşısında adeta dona kaldı

Her anne-baba bilir; çocuğunun acı çektiğini görmek kadar zor bir şey yoktur. Benim için, yani yoğun işleriyle boğuşan bir işadamı olan Ali için, son birkaç ay tam anlamıyla bir kabusa dönüştü. Trafik kazasından sonra küçük oğlum Emre artık tekerlekli sandalyeye mahkûmdu. Doktorlar umut olduğunu söylüyordu ama oğlum içine kapanmış, rehabilitasyona tamamen ilgisiz kalmıştı. Evin içinde fırtınadan sonra esen sessizlik gibi, kasvet ve donukluk hâkimdi.

Ama bir gün, her şey değişti.

Beklenmeyen Dönüş

Ali, o akşam yine yorgun argın eve döndü. Üzerindeki takım elbise sanki vücuduna ağırlık yapıyordu. O gün bir toplantısı son anda iptal edilince, eve erken gelip rahatça kafa dinlemek istemişti.

Sessizce kapıyı açtı ve olduğu yerde durdu. Her zamanki o moral bozucu sessizliğin yerinde, bütün eve yayılan tempolu bir pop müziği vardı. Müzik, salonun kapısından taşıyordu.

Hayda, bu da neyin nesi? diye homurdandı içinden.

Kaşları çatılmıştı. Aklında yeni gelen bakıcıyla sert bir konuşma yapmak vardı. Kızgın adımlarla salona doğru yürüdü; büyük bir tartışmaya hazırdı.

Her Şeyi Değiştiren Kare

Ali bir anda salon kapısında göründü. Söyleyecekleri boğazında düğümlendi.

Odanın ortasında bakıcı duruyordu. Kafasında, çok komik ve absürt gözüken sarı bir mutfak bezi vardı, âdeta peruğu andırıyordu. Kız, müziğin ritmine saçma sapan hareketlerle, öyle komik danslar yapıyordu ki

Ama Aliyi etkileyen asıl şey bu olmadı. Karşısında, tekerlekli sandalyesinde Emre vardı. Çocuk kahkahalarla gülüyordu. O kadar içten ve yüksek sesle gülüyordu ki, Ali aylar sonra ilk kez oğlunda gerçekten bir yaşam belirtisi görmüştü. Gözleri parlıyordu.

O döner hareketi bir daha yap lütfen! dedi Emre, gülmekten nefesi kesilmiş bir halde.

Alinin öfkesi bir anda yok oldu, yerini tarifsiz bir şaşkınlığa bıraktı.

Emre, bakıcıyı taklit etmek istercesine kollarıyla destek aldı ve sandalyelerden güç bulup, uzun zamandır hareketsiz duran ayaklarını oynatmaya başladı. Tüm çabasıyla dikilmeye uğraşıyordu.

O hareket ediyor diye fısıldadı Ali, neye uğradığını şaşırarak.

Elindeki deri çantasının sapı açıldı. Çanta yere düşerken bir an havada asılı kaldı.

Ve Sonu Nasıl Geldi?

*Çantanın yere çıkardığı tok ses, herkesi kendine getirdi.*

Bakıcı, başındaki sarı bezi korkuyla çıkarırken, müzik devam ediyordu ama o an zaman adeta durdu.

Emre, sandalyeden birkaç santim kalkmıştı; ama çantanın çıkardığı sesten irkildi, güçsüz bacakları istemsiz olarak büküldü ve öne doğru düşmeye başladı.

Ali, hayatında hiç olmadığı kadar hızlı fırladı. Tam zamanında yetişip oğlunu yere düşmeden havada yakaladı; ikisi de yumuşak halının üstüne oturarak yere süzüldüler. Ali’nin kalbi o kadar hızlı çarpıyordu ki, sanki göğsünden fırlayacak gibiydi. Sıkıca sarıldı oğluna, gözlerinde acı ya da hayal kırıklığı göreceğini sandı.

Ama Emre başını kaldırıp pırıl pırıl bir ifadeyle baktı ona.

Baba! Gördün mü? dedi heyecanla, sesi mutluluktan titriyordu. Az daha ayağa kalkıyordum! Dans etmek istedim!

Ali konuşamadı. Yıllardır ilk kez gözlerinden yaşlar süzüldü. Yalnızca başıyla onayladı, oğlunun saçlarına sarılarak gözyaşlarını gizledi.

Gördüm oğlum, her şeyini gördüm. Sen tam bir kahramansın, diyebildi ancak, sesi titreyerek.

Ali, bakıcıya döndü. Kız kenarda durmuş, ellerinde bezi sıkıyor, yüzü utançtan yerdeydi; kovulmayı bekler gibiydi. Ali ise büyük bir sakinlikle oğlunu tekrar sandalyeye yerleştirdi ve bakıcıya, onun tahmin etmediği bir şekilde, teşekkür ederek elini sıktı.

Teşekkür ederim, dedi kısık bir sesle. En iyi doktorlar bile ona denemeyi bile yaptıramamıştı. Ama siz, siz ona hayatı geri verdiniz.

Hayat Dersi ve Son

O akşam Ali bir şeyin farkına vardı. En iyi özel klinikler, pahalı fizik tedaviler için kazandığı paraların tümünü oğlunun tedavisine yatırmıştı, ama Emrenin asıl ihtiyacı olan şeyin gerçek, saf duygular olduğunu unutmuştu. Tıbbın iyileştirdiği sadece beden; ama ruhu ve mücadele gücünü sağlayan şey mutluluk ve neşeydi.

Bakıcı tabii ki işine devam etti ve maaşı da hatırı sayılır şekilde artırıldı. Ali ise hayatının önceliklerini bambaşka şekilde dizdi. O günden sonra, onların evinden her akşam müzik sesi duyulmaya başladı ve o ciddi, katı işadamı, oğluyla birlikte salonun ortasında komik danslara katıldı. Altı ay sonra, Emre ilk bağımsız adımlarını atmayı başardı.

Bu hikâyeden üç önemli ders çıkar:

* **Kahkaha, en güçlü ilaçtır.** Bazen gerçek mutluluk ve pozitif duygular, tıbbın yapmayı başaramadığını başarır ve iyileşme yolunu açar.
* **Varlık, hediyeden üstündür.** Dünyanın en iyi doktoruna servet döksen de, çocuğun ilk önce ilgi, samimiyet ve yakınlık ister.
* **İlk izlenim aldatıcıdır.** Bazen kaos gibi görülen, kurallara aykırı gibi duran durumlar (mesela kafada bezle dans etmek), aslında derin bir merhamet ve sevginin göstergesidir. Sevdiklerine umut ve neşe taşıyan insanları fark et, onları değerli bil.

Rate article
Lifequest
Baba Eve Erken Döndü ve Gördükleri Karşısında Şaşkına Döndü…